alışık ile cümle

alışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beldi siz x'i diğer tarafta görmeye alışıksınız ancak, fark etmez, sadece çarpıyoruz.You might be used to seeing the x on the other side, but either way, we're just multiplying it.
Yalnızca -- ben, bilirsiniz, topluluk önünde konuşmaya alışık değilim.And I just -- you know I'm not used to doing the public speaking.
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?And everyone here is unfortunately carrying that habitual perception, a little bit, right?
Yani burda gördüğümüz çok alışık bir şekilde kullandığımız sistemdir.So what we see here is a system that lives in very much the way we're used to how life goes.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.We're not used to it, and we see insects as these organisms that are very different from us.
Forumlarda alışık olduğumuz bu şeyler 4chan için geçerli değiller.These things that we're used to with forums don't exist on 4chan.
Alışık olduğumuz şekilde yazalım şunu.Well, let's put this in the form that we're used to.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.It wasn't organized in the way we often think of it.
Kana alışık değilim!There's so much blood!
Ah Fei tehlikeye alışıktır, Ama Ay...Fei may be seasoned to danger, but Moon...
'Ama ben buna alışık değilim!' Kötü Alice acıklı bir ses tonuyla yalvardı.'But I'm not used to it!' pleaded poor Alice in a piteous tone.
Yani bugün alışık olduğumuz gerçek zamanlı çevrimiçi oyunlardan değildi.So that was not that type of real time online gaming that we're used to seeing today.
Yetim olduğundan alışık olduğunu söylemiştin.You said you were used to it because you're an orphan.
Sana kimsenin göz kulak olmamasına ve yalnız olmaya alışık olduğunu söylemiştin.You said you were used to it, being alone in this world.
Ve buna hiç alışık degillerdi.And they weren't used to that.
Ya da insanlarin soylemeye alisik oldugu temel sey.I ran out of time but let me tell you a few lessons I learned.
Buz kütlelerinden alışık olduğumuz bir durumdu, ancak bu sefer 20 milyon yıl geriye gidiyoruz.We used to do it just with ice cores, but in this case, we're going back 20 million years.
İpek hakkındaki alışık... ...olduğumuz düşüncelerden farklıdır.So it's kind of different from what we're used to thinking about silk.
Çünkü çoğunuz Big Mac'in bu fiyatını alışık olduğunuz fiyatla karşılaştırdınız. KendinizeBecause most of you compared the price of this Big Mac to the price you're used to paying.
Yeni ve alışık olmadığınız bir durumda oluyor tüm bunlar.And it happens when you're in a new or unfamiliar situation.
O daha buralara alışık değil.She's not very familar with the place yet.
Ne de olsa alışıksın!You're already familiar with it.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.We've been used to this all our lives.
Gece 8'de kameraların burada olmasına... ...pek de alışık değiller.They're not really used to having cameras here at 8 o'clock at night.
Alışık olduğunuz KDE mime- tipi düzenleyici için bu düğmeye tıklayın.Click this button to display the familiar KDE mime type editor.
Arnavutlar enerji arzındaki düzensizliklere ve bazen de hepten kesintilere alışıklar.Albanians are used to irregular supplies and sometimes outright shortages of energy.
Alisiklik bileşik, hem alifatik hem de siklik olan organik bir bileşiktir.An alicyclic compound is an organic compound that is both aliphatic and cyclic.
Çift bağların birçok alisiklik bileşiğe yerleştirilmeleri Bredt'in kuralıyla tahmin edilebilir.The placement of double bonds in many alicyclic compounds can be predicted with Bredt's rule.
Sikloheksen , çift bağ içeren alisiklik bir bileşiktir.Cyclohexene is an alicyclic compound with a double bond.
Perflorosikloalken (PFCA) Alisiklik bileşik Olefin Sikloalkin SikloalkanPerfluorocycloalkene (PFCA) Alicyclic compound Olefin Cycloalkyne Cycloalkane
Siklononan, dokuz karbon atomlu bir halkadan oluşan bir alisiklik hidrokarbondur.Cyclononane is an alicyclic hydrocarbon consisting of a ring of nine carbon atoms.
Annem zor işe alışık değildir.Meine Mutter ist schwere Arbeit nicht gewohnt.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.Searle macht dies anhand des folgenden Beispiels deutlich: Sam raucht gewohnheitsmäßig.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Raucht Sam gewohnheitsmäßig?
Bu beden kavramı çağdaş kabullerimizde alışık olmadığımız bir kavramdır.Diese gehörte Lokalisation ist keine Ortung in der üblichen Begrifflichkeit.
Şehir Budapeşte’den Macaristan’ın ana ulaşım merkezinden bir dereceye kadar kendi başına kalmasına alışık.Dort wird sie als ungarische Hauptstraße bis Budapest weitergeführt.
Saf şeytan yerine, Ren daha alışık olduğumuz bir şey: O bir insandır.Falls uns ein Grund für das Gegenteil gegeben wird, werden wir eher Teufel als Menschen sein – gez.
Filmin başrol oyuncusu Sadri Alışık'tır.Doch die Hauptdarstellerin bleibt gewohnt schlicht.
Gezmeye alışıktır.Il a l'habitude de voyager.
Alisiklik bileşik, hem alifatik hem de siklik olan organik bir bileşiktir.Un composé alicyclique est un composé organique qui est à la fois aliphatique et cyclique.
Sairin bu iki vezne de çok alisik olduğu hakimiyetinden anlasiliyor.Le pauvre paraît bien embarrassé par ces deux armes plutôt encombrantes.
Evet hiç alışık olmadığım bir durum.Je ne fais rien maintenant que je n'aie toujours eu l'habitude de faire .
O,tüm gece boyunca ayakta kalmaya alışık.Ella acostumbra quedarse despierta toda la noche.
Askerler tehlikeye alışıktı.Los soldados están acostumbrados al peligro.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?¿Juan fuma habitualmente?
Erişim tarihi: 31 Ekim 2012. ^ "12.Sadri Alışık Ödülleri".Consultado el 31 de octubre de 2012. «12.Sadri Alışık Ödülleri».
Alisiklik bileşik, hem alifatik hem de siklik olan organik bir bileşiktir.Un compuesto alicíclico es un compuesto orgánico que es tanto alifático como cíclico.
Sadri Alışık....Estilo costumbrista.
Tembel bünyesi buna hiç de alışık değildir.Los posteriores tampoco se distancian mucho de esta costumbre.
Evet hiç alışık olmadığım bir durum.No hago cosas en las que no soy bueno a menudo.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Sam fuma abitualmente?
Bunlara alışık olduğumuz için pek aldırış etmiyorduk.E questo non era il modo in cui eravamo abituati a fare le cose...
Alifatik ve alisiklik bileşikler de doymuş ve doymamış olarak sınıfandırılır.Le classi ausiliari e le interfacce restano standard e non sono colorate.
Bu alışık olduğum bir şeydir.Это то, к чему я привык.
Havadaki gazların basınçları, insanların normalde alışık olduklarından daha farklıdır.Парциальное давление газов там отличается от такового в привычном для нас воздухе.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
At kullanmaya alışık olan askerler, hızlıca hareket edebilmek için otomobillerden yararlanırlar.فإن الجنود العساكر الذين اعتادوا على استخدام الخيول استفادوا كثيراً من السيارات للقدرة على التحرك سريعاً.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.De acordo com Searle, as frases: Sam fuma regularmente.

İlgili Sayfalar