alışık ile cümle
alışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saha görevine alışık olmayanlara bu yüzden katlanamıyorum!Nie znoszę kolesi, którzy nigdy nie pracowali w terenie.
Saha görevine alışık olmayanlara bu yüzden katlanamıyorum!¡Por esto no soporto a tipos con tan poca experiencia como tú!
Saha görevine alışık olmayanlara bu yüzden katlanamıyorum!Tämän takia en siedä kenttätyöhön tottumattomia.
Saha görevine alışık olmayanlara bu yüzden katlanamıyorum!Γι' αυτό δεν αντέχω τους τύπους που δεν δούλεψαν στο πεδίο!
Saha görevine alışık olmayanlara bu yüzden katlanamıyorum!Поэтому я не люблю тех, кто не привык работать на месте!
Sana kimsenin göz kulak olmamasına ve yalnız olmaya alışık olduğunu söylemiştin.Tu as dit que tu avais l'habitude d'être seule au monde.
Sana kimsenin göz kulak olmamasına ve yalnız olmaya alışık olduğunu söylemiştin.Vissza a családodhoz és vissza hozzám.
Sana kimsenin göz kulak olmamasına ve yalnız olmaya alışık olduğunu söylemiştin.Είπες ότι ήσουν συνηθισμένη να μην έχεις κανένα να σε προσέχει και να είσαι ολομόναχη.
Sana kimsenin göz kulak olmamasına ve yalnız olmaya alışık olduğunu söylemiştin.لقد قلت انك تعودت ان تكوني وحيدة, ولا احد يحميك
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.les entrepreneurs, qui n'avaient pas l'habitude de traiter avec des organisations non gouvernementales.
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.NGO와 거래를 하는데 익숙하지 않았던 기업가들의
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.כדי להפיג את החשש מליבות היזמים, שלא היו רגילים למגעים
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.ليزيل الخوف من قلوب المبادرين , الذين لم يعتادوا على التعامل
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.企業の 懸念を払拭しました 最初の討議で企業側は
Temsil olarak alışık olduğumuz, sevdiğimiz kuş modeli değil.Není to ani tak pták, jako spíše zastoupení toho, co se nám na ptácích líbí.
Temsil olarak alışık olduğumuz, sevdiğimiz kuş modeli değil.Nu este o pasăre, ci mai degrabă o reprezentare a unui lucru pe care păsările îl fac şi pe care noi îl iubim.
Temsil olarak alışık olduğumuz, sevdiğimiz kuş modeli değil.Не е толкова птица, колкото изображение на това, което ние обичаме в поведението на птиците.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.Chúng ta quen với điều này suốt cả cuộc đời mình
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.Cu asta ne-am obișnuit pe parcursul istoriei.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.Durante nuestras vidas estamos acostumbrados a eso.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.Nous y avons été habitués toutes notre vie.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.Przywykliśmy do nich.
Tüm hayatımız boyunca buna alışık olduk.התרלגנו לזה משך כל חיינו.
Ve buna hiç alışık degillerdi.A nie byli do tego przyzwyczajeni.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Dat waren ze niet gewend.
Ve buna hiç alışık degillerdi.E loro non erano abituati a questo.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Et il n'etaient pas habitués à ça.
Ve buna hiç alışık degillerdi.하지만 그 아이들은 그것에 익숙 하지 않았지요.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Nem voltak ehhez szokva.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Og det var de ikke vant til.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Şi nu erau obişnuiţi cu asta.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Und das waren sie nicht gewöhnt.
Ve buna hiç alışık degillerdi.И это было необычным для них.
Ve buna hiç alışık degillerdi.Те не бяха свикнали с това.
Ve buna hiç alışık degillerdi.והם לא היו רגילים לזה.
Ve buna hiç alışık degillerdi.و لم يعتادوا ذلك قبلا
Ve buna hiç alışık degillerdi.それでもある日 子供達を外に連れ出して
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Et l'une des choses que l'on réalise c'est que c'est un environnement inhabituel.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Je beseft al snel dat het een ongewone omgeving is.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.A jedna z věcí, kterou si uvědomíte, je neobvyklost té půdy.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Człowiek uświadamia sobie, że to bardzo nietypowe środowisko.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.여러분이 또 느끼실 수 있는 것 중 하나는 그 환경이 매우 드문 것이라는 것입니다.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Man merkt nach einiger Zeit, dass es eine ganz ungewöhnliche Umgebung ist.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Uma das coisas que percebemos é o seu ambiente invulgar.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Una delle cose che si notano è che si tratta di un ambiente insolito.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Unul din lucrurile de care îți dai seama e că e un mediu neobișnuit.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Và bạn nhận ra đó là một môi trường không bình thường.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Y uno se da cuenta de que es un entorno inusual.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Και ένα από τα πράγματα που συνειδητοποιείς είναι ότι αποτελεί ένα ασυνήθιστο περιβάλλον.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.І одна з речей, яку усвідомлюєш, що це незвичне середовище.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.Можно легко заметить, что это очень необычный контекст.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.ואחד הדברים שאתה מגלה הוא שזוהי סביבה די לא רגילה.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.وأحد الأشياء التي تدركها هو إنها بيئة غير اعتيادية.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.これは特殊な環境なんです 今 ここでは皆さんは私の話を聞いて
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.Chcę żebyście to usłyszeli. Na szczęście mam to tutaj... to będzie utwór który grywał jako bis.
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.Et heureusement, c'est juste ici - Il s'agit d'un rappel dont il était coutumier.
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.Fortunatamente è qui dentro -- questo è un bis che faceva.
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.Gelukkig zit het daar in. Dit is een bisnummer dat hij vaak speelde.
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.운좋게도 지금 여기서요. -- 이건 데이텀이 연주한 것의 앵콜입니다.
Ve şanslıyız ki o tam da burada-- bu da alışık olduğu bislerden biriydi.Și din fericire e chiar aici -- ăsta e un bis pe care el obișnuia să-l facă.