Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.그러므로 하나님의 능하신 손 아래서 겸손하라 때가 되면 너희를 높이시리라
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Nöyrtykää siis Jumalan väkevän käden alle, että hän ajallansa teidät korottaisi,
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Ödmjuken eder alltså under Guds mäktiga hand, för att han må upphöja eder i sinom tid.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Pokorte sa tedy pod mocnú ruku Božiu, aby vás povýšil svojím časom.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Pokořtež se tedy pod mocnou ruku Boží, aby vás povýšil časem svým,
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Ponižajte se torej pod mogočno roko Božjo, da vas poviša ob času svojem;
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Smeriţi-vă dar supt mîna tare a lui Dumnezeu, pentru ca, la vremea Lui, El să vă înalţe.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.So demütiget euch nun unter die gewaltige Hand Gottes, daß er euch erhöhe zu seiner Zeit.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Umiliatevi dunque sotto la potente mano di Dio, perché vi esalti al tempo opportuno
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Uniżajcież się tedy pod mocną ręką Bożą, aby was wywyższył czasu swego;
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Vậy, hãy hạ mình xuống dưới tay quyền phép của Ðức Chúa Trời, hầu cho đến ký thuận hiệp Ngài nhắc anh em lên;
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Ydmyk eder derfor under Guds veldige hånd, forat han kan ophøie eder i sin tid,
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Ταπεινωθητε λοιπον υπο την κραταιαν χειρα του Θεου, δια να σας υψωση εν καιρω,
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Благодат и мир да ви се умножи чрез познаването на Бога и на Исуса, нашия Господ.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Итак смиритесь под крепкую руку Божию, да вознесет вас в свое время.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Смиріть ся ж під сильну руку Божу, щоб піднїс вас угору свого часу;
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.השפילו נפשכם תחת יד אלהים החזקה למען ירומם אתכם בעתו׃
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.فتواضعوا تحت يد الله القوية لكي يرفعكم في حينه
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.所 以 你 們 要 自 卑 、 服 在 神 大 能 的 手 下 、 到 了 時 候 他 必 叫 你 們 升 高
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.所以 你 們要 自卑 、 服 在 神 大能 的 手下 、 到 了 時候 他 必 叫 你 們升高
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.(74:8) но Бог есть судия: одного унижает, а другого возносит;
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.(75:8) Mais Dieu est celui qui juge: Il abaisse l`un, et il élève l`autre.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Bèn là Ðức Chúa Trời đoán xét: Ngài hạ kẻ nầy xuống, nhắc kẻ kia lên.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Bèn là Ðức_Chúa_Trời đoán xét : Ngài hạ kẻ nầy xuống , nhắc kẻ kia lên .
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Bo nie od wschodu, ani od zachodu, ani od puszczy przychodzi wywyższenie.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Ci Dumnezeu este Cel ce judecă: El scoboară pe unul, şi înalţă pe altul.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Denn Gott ist Richter, der diesen erniedrigt und jenen erhöht.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Ei tule apua idästä, ei lännestä, ei vuorisesta erämaasta,
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.For ikke fra øst eller fra vest, ei heller fra fjellenes ørken* - / {* nemlig: kommer vår frelse.}
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.오직 재판장이신 하나님이 이를 낮추시고 저를 높이시느니라
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Lebo nie od východu ani od západu ani nie od púšte prichádza povýšenie.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Marveč Bog je sodnik: tega poniža, onega poviša.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Mas Deus é o que julga; a um abate, e a outro exalta.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Nebo ne od východu, ani západu, ani od pouště přichází zvýšení;
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Nej, den, som dømmer, er Gud, han nedbøjer en, ophøjer en anden.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Non dall'oriente, non dall'occidente, non dal deserto, non dalle montagn
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Pues Dios es el Juez: A éste abate y a aquél exalta
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.rt nem napkelettõl, sem napnyugattól, s nem is a puszta felõl [támad] a felmagasztalás;
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Tetapi Allah sendirilah yang menghakimi, Ia merendahkan yang satu dan meninggikan yang lain
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Ty icke från öster eller väster, ej heller från bergsöknen kommer hjälpen;
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Αλλ' ο Θεος ειναι ο Κριτης τουτον ταπεινονει και εκεινον υψονει.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.Но Бог е съдията; Едного Той унижава, а другиго издига.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.כי אלהים שפט זה ישפיל וזה ירים׃
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.ولكن الله هو القاضي. هذا يضعه وهذا يرفعه.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.惟 有 神 斷 定 . 他 使 這 人 降 卑 、 使 那 人 升 高
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.惟有 神斷定 . 他 使這人 降卑 、 使 那 人 升高
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.Ale obyvatele vysokých míst snižuje, města vyvýšeného ponižuje, ponižuje ho až k zemi, sráží je až do prachu.
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.높은 데 거하는 자를 낮추시며 솟은 성을 헐어 땅에 엎으시되 진토에 미치게 하셨도다
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.Ngài đã dằn những người ở nơi cao; đã phá đổ thành cao ngất, hạ xuống tới đất, sa vào bụi bặm,
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.Ngài đã dằn những người_ở nơi cao ; đã phá đổ thành cao_ngất , hạ xuống tới đất , sa vào bụi_bặm ,
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.Thi han ydmyger dem, der bor i det høje, den knejsende By, styrter den til Jorden, lægger den i Støvet.
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.TUHAN merendahkan orang yang congkak; Ia menghancurkan kota berkubu mereka, dan meratakannya dengan tanah
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.Он ниспроверг живших на высоте, высоко стоявший город; поверг его, поверг на землю, бросил его в прах.
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.כי השח ישבי מרום קריה נשגבה ישפילנה ישפילה עד ארץ יגיענה עד עפר׃
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.لانه يخفض سكان العلاء يضع القرية المرتفعة. يضعها الى الارض. يلصقها بالتراب.
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.他 使 住 高 處 的 、 與 高 城 一 併 敗 落 、 將 城 拆 毀 、 拆 平 直 到 塵 埃
Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.他 使住 高 處 的 、 與高城 一 併 敗落 、 將城 拆毀 、 拆 平直 到 塵埃