Ana içeriğe geç
Sözlük

alçaltı ile cümle

alçaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Lütfen sesinizi alçaltın.Please keep your voices down.
Bu alçaltıcı.It's demeaning.
Lütfen sesinizi alçaltınız.Please lower your voice.
Lütfen sesini alçaltır mısın?Would you please lower your voice?
Onlar için alçaltıcı bir azap vardır."This punishment is most severe."
Sesinizi alçaltın ve dinleyin.Keep your voice low and listen.
O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.Yahweh makes poor, and makes rich. He brings low, he also lifts up.
İnsanlar seni alçaltınca, güvenini yitirme, Çünkü Tanrı alçakgönüllüleri kurtarır.When they cast down, you shall say, 'be lifted up.' He will save the humble person.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.But God is the judge. He puts down one, and lifts up another.
Bu yüzden herkes alçaltılıp dize getirilecek. Onları bağışlama, ya RAB!Man is brought low, and mankind is humbled; therefore don't forgive them.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.So man is brought low, mankind is humbled, and the eyes of the arrogant ones are humbled;
Kendini yücelten alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.Whoever exalts himself will be humbled, and whoever humbles himself will be exalted.
Kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.››For everyone who exalts himself will be humbled, and whoever humbles himself will be exalted."
Rabbin önünde kendinizi alçaltın, sizi yüceltecektir.Humble yourselves in the sight of the Lord, and he will exalt you.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Humble yourselves therefore under the mighty hand of God, that he may exalt you in due time;
İnkar edenler için alçaltıcı bir azab vardır.The punishment for disbelievers is ignominious.
Biz onlara süre veriyoruz ki günahı artırsınlar. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
(Biz de) o nankörlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.We have prepared for unbelievers a shameful punishment.
Allah, kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamıştır.God has reserved for infidels a despicable punishment
Biz de kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır!And We have reserved for unbelievers an ignominious punishment.
O alçaltıcı, yükselticidir (yerleri alt üst eder),Degrading (some) and exalting (others);
Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.The punishment for disbelievers is ignominious.
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık."Begone," said (God), "contemptible and rejected!
Böylelikle ona bir tuzak hazırlamak istediler. Oysa Biz, onları alçaltılmışlar kıldık.So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Andolsun, Biz İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan kurtardık.So We saved the children of Israel from degrading suffering
Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.There is shameful punishment for them.
Kafirlere alçaltıcı bir azab vardır.The punishment for disbelievers is ignominious.
Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır.Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.For such as these the nemesis will be shameful.
And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.So We saved the children of Israel from degrading suffering
Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.For unbelievers there is a shameful punishment.
Dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın.All goodness is Yours (entirely).
Halkı alçaltır, yüceltir.Degrading (some) and exalting (others);
Dilediğini yüceltip aziz edersin, dilediğini alçaltıp zelil kılarsın.All goodness is Yours (entirely).
Onlar için, alçaltıcı bir azap da hazırlanmıştır.There is a shameful punishment ready for them.
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.Degrading (some) and exalting (others);
Ayrıca kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.The punishment for disbelievers is ignominious.
Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın.All goodness is Yours (entirely).
Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
Biz, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.We have prepared for unbelievers a shameful punishment.
Şüphesiz Allah, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.God has reserved for infidels a despicable punishment
Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.And We have reserved for unbelievers an ignominious punishment.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.But those who did not believe and called Our revelations lies, will be given disgraceful punishment.
Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
Andolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtardık.So We saved the children of Israel from degrading suffering
O, alçaltıcı, yükselticidir.Degrading (some) and exalting (others);
Allah'a ve Resulüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır.Those who oppose God will be disgraced, as those before them were.
Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.We have prepared for unbelievers a shameful punishment.
Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.And We have reserved for unbelievers an ignominious punishment.
Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
O, alçaltıcıdır, yükselticidir.Degrading (some) and exalting (others);
Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.He positioned the earth for all the creatures:
O kimini alçaltır, kimini yüceltir.Degrading (some) and exalting (others);
Kafirlere alçaltıcı bir azap var.The punishment for disbelievers is ignominious.
Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap varWe do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
ALLAH kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlıyor.God has reserved for infidels a despicable punishment
Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu ileride bileceksiniz.You will come to know who suffers the punishment that would put him to shame, and who is the liar.
"Alçaltıcı azap kime geliyormuş ve sürekli azabı kim hakediyormuş!"Who suffers the shameful punishment, and on whom falls the everlasting torment.
İsrailoğullarını alçaltıcı zulümden kurtarmıştık;So We saved the children of Israel from degrading suffering
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alçaltı ile cümle - alçaltı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App