alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,"לא חשוב, כמובן, התכוונתי," אמר המלך בחיפזון, והמשיך את עצמו נימה,
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,'غير مهم ، وبطبيعة الحال ، قصدته ،" الملك وقال على عجل ، وذهب إلى نفسه في مسحة ،
'Önemsiz, tabii ki, ben anlamına geliyordu,' Kral aceleyle dedi ve kendini gitti alçak,小声、 "重要 - 重要 - 重要 - 重要 - "彼はどのをしようとしていたかのように
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.(100:3) Не положу пред очами моими вещи непотребной; дело преступное я ненавижу: не прилепится оно ко мне.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.En kiinnitä silmääni siihen, mikä turmiollista on, eksyttäväistä menoa minä vihaan: ei saa se minuun tarttua.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Ich nehme mir keine böse Sache vor; ich hasse den Übeltäter und lasse ihn nicht bei mir bleiben.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Ik denk niet aan onzuivere dingen. Ik haat de levenswandel van de zondaars. Daar houd ik mij verre van.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Jeg vil ikke sette mig fore noget nidingsverk; å gjøre overtredelser hater jeg, det skal ikke henge ved mig.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.kejahatan tak akan kubiarkan. Kubenci perbuatan orang murtad, dan tak mau berurusan dengan mereka
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.나는 비루한 것을 내 눈 앞에서 두지 아니할 것이요 배도자들의 행위를 미워하니 이것이 내게 붙접지 아니하리이다
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nem vetem a szemem hiábavaló dologra; a pártoskodók cselekedetét gyûlölöm: nincs köze hozzám.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nepostavím si pred svoje oči veci beliála. Nenávidím skutku tých, ktorí sa uchyľujú od Boha; neprichytí sa ma.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nepředstavímť sobě před oči věci nešlechetné; skutek uchylujících se v nenávisti mám, nepřichytíť se mne.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nie położę przed oczy moje złej rzeczy; każdą sprawę występników mam w nienawiści, a nie chwyci się mnie.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Non sopporterò davanti ai miei occhi azioni malvagie; detesto chi fa il male, non mi sarà vicino
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.No pondré delante de mis ojos cosa indigna; aborrezco la obra de los que se desvían. Esta no se me pegará
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nu voi pune nimic rău înaintea ochilor mei; urăsc purtarea păcătoşilor; ea nu se va lipi de mine.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.på Niddingsdåd lader jeg aldrig mit Øje hvile. Jeg hader den, der gør ondt, han er ej i mit Følge;
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Stavil si ne bom pred oči stvari pregrešne, čine razuzdanosti sovražim, ne primejo se me.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Tôi sẽ chẳng để điều gì đê mạt trước mặt tôi; Tôi ghét công việc kẻ bất-trung: Việc ấy sẽ không dính vào tôi.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Няма да положа пред очите си нещо подло; Мразя работата на изневерниците; Тя няма да се прилепи до мене.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.לא אשית לנגד עיני דבר בליעל עשה סטים שנאתי לא ידבק בי׃
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.لا اضع قدام عينيّ امرا رديئا عمل الزيغان ابغضت. لا يلصق بي.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.邪 僻 的 事 、 我 都 不 擺 在 我 眼 前 . 悖 逆 人 所 作 的 事 、 我 甚 恨 惡 、 不 容 沾 在 我 身 上
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.邪僻 的 事 、 我 都 不 擺在 我 眼前 . 悖逆 人 所 作 的 事 、 我 甚 恨惡 、 不 容 沾 在 我 身上
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHänen tapana puhuvan itsekseen hiljaisella äänellä kasvoi tasaisesti häneen, mutta vaikka
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHans vana att tala för sig själv med låg röst växte stadigt på honom, men även
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHis navado govoriti samega sebe v nizkem glasu vztrajno rasla nad njim, pa čeprav
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJego zwyczaj mówić do siebie półgłosem rósł na niego, ale jednak
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk hovoriť sám k sebe tichým hlasom na neho stále rástla, ale napriek tomu
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk mluvit sám k sobě tichým hlasem na něj stále rostla, ale přesto
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaKebiasaannya berbicara sendiri dengan suara rendah tumbuh terus kepadanya, tetapi meskipun
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa낮은 목소리로 혼잣말을 그의 습관 그를 따라 꾸준히 증가하지만,하지만
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaLa sua abitudine di parlare da solo a bassa voce crebbe costantemente addosso, ma se
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaObiceiul său de a vorbi cu el însuşi într-o voce scăzută a crescut în mod constant asupra lui, dar, deşi
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeine Angewohnheit, sich selbst zu reden mit leiser Stimme wuchs stetig auf ihn, aber wenn
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeu hábito de falar sozinho em voz baixa cresceu continuamente sobre ele, mas embora
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSon habitude de parler à lui-même à voix basse, a augmenté régulièrement sur lui, mais bien
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSu costumbre de hablar consigo mismo en voz baja creció constantemente sobre él, pero a pesar de
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSzokása beszélni magának egy halkan folyamatosan nőtt rajta, és bár
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaThói quen của ông nói chuyện với chính mình bằng một giọng thấp đã tăng đều đặn cho mình, nhưng mặc dù
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaZijn gewoonte om te praten met zichzelf in een lage stem groeide gestaag op hem, maar hoewel
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaΣυνήθειά του να μιλάει για τον εαυτό του με χαμηλή φωνή αυξήθηκε σταθερά πάνω του, αλλά αν
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЕго привычка разговаривает сам с собой вполголоса неуклонно росло на нем, но хотя
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЙого звичка розмовляє сам із собою стиха неухильно росло на ньому, але хоча
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaНавика му да говори за себе си с нисък глас расте непрекъснато върху него, но въпреки че
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaنما من عادته يتحدث مع نفسه بصوت منخفض باطراد الله عليه وسلم ، ولكن على الرغم من
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa夫人ホールは彼女が何のどちらも頭も尾を作ることが誠実に耳を傾けて
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Alleen de nederigen en armen zal Ik overlaten en ook ieder, die op Mij vertrouwt.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.A pozůstavím u prostřed tebe lid chudý a nuzný, i budou doufati ve jménu Hospodinovu.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.A zanechám v tvojom strede ostatok, chudobný ľud a núdzny, a budú sa nadejať na meno Hospodinovo.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.En medio de ti dejaré un pueblo humilde y pobre, el cual se refugiará en el nombre de Jehovah
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.És marasztok közötted nyomorult és szegény népet, a kik bíznak az Úr nevében.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Farò restare in mezzo a te un popolo umile e povero; confiderà nel nome del Signor
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Ich will in dir lassen übrigbleiben ein armes, geringes Volk; die werden auf des HERRN Namen trauen.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.In ostavim sredi tebe ponižno in ubogo ljudstvo, ti bodo upali v ime GOSPODOVO.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.I zostawię w pośrodku ciebie lud ubogi a nędzny, i ufać będą w imieniu Pańskiem.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Jeg levner i din Midte et Folk, som er ydmygt og ringe, og Israels Rest skal lide på HERRENs Navn.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Je laisserai au milieu de toi un peuple humble et petit, Qui trouvera son refuge dans le nom de l`Éternel.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.내가 곤고하고 가난한 백성을 너의 중에 남겨 두리니 그들이 여호와의 이름을 의탁하여 보호를 받을지라