alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.com toda a humildade e mansidão, com longanimidade, suportando-vos uns aos outros em amor,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.con ogni umiltà, mansuetudine e pazienza, sopportandovi a vicenda con amore
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.con toda humildad y mansedumbre, con paciencia, soportándoos los unos a los otros en amor
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.cu toată smerenia şi blîndeţa, cu îndelungă răbdare; îngăduiţi-vă unii pe alţii în dragoste,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.en toute humilité et douceur, avec patience, vous supportant les uns les autres avec charité,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.kaikessa nöyryydessä ja hiljaisuudessa ja pitkämielisyydessä kärsien toinen toistanne rakkaudessa
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.모든 겸손과 온유로 하고 오래 참음으로 사랑 가운데서 서로 용납하고
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med all ödmjukhet och allt saktmod, med tålamod, så att I haven fördrag med varandra i kärlek
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med all ydmykhet og saktmodighet, med langmodighet, så I tåler hverandre i kjærlighet,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med al Ydmyghed og Sagtmodighed, med Langmodighed, så I bære over med hverandre i Kærlighed
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.mit aller Demut und Sanftmut, mit Geduld, und vertraget einer den andern in der Liebe
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.phải khiêm nhường đến điều, mềm mại đến điều, phải nhịn nhục, lấy lòng thương yêu mà chìu nhau,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.phải khiêm_nhường đến_điều , mềm_mại đến_điều , phải nhịn_nhục , lấy_lòng thương_yêu mà chìu nhau ,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.s celou pokorou a krotkosťou, so zhovievavosťou znášajúci sa navzájom v láske,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Se vší pokorou, tichostí, i s snášelivostí, snášejíce se vespolek v lásce,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Teljes alázatossággal és szelídséggel, hosszútûréssel, elszenvedvén egymást szeretetben,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Wees nederig en vriendelijk; heb geduld met elkaar en verdraag elkaar vol liefde.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Ze wszelaką pokorą i cichością, i z nieskwapliwością, znosząc jedni drugich w miłości,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.z vso ponižnostjo in krotkostjo, s potrpežljivostjo, prenašajoč se med seboj v ljubezni,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.μετα πασης ταπεινοφροσυνης και πραοτητος, μετα μακροθυμιας, υποφεροντες αλληλους εν αγαπη,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.з усякою смирнотою й тихостю, з довготерпіливостю, терплячи один одного в любови,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.со всяким смиренномудрием и кротостью и долготерпением, снисходя друг ко другу любовью,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Тоя, Който е слязъл е същият, Който и възлезе по-горе от всичките небеса, за да изпълни всичко).
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.בכל נמיכות וענוה ובארך רוח לשאת איש את רעהו באהבה׃
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.بكل تواضع ووداعة وبطول اناة محتملين بعضكم بعضا في المحبة.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡 事 謙 虛 、 溫 柔 、 忍 耐 、 用 愛 心 互 相 寬 容
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡事 謙虛 、 溫柔 、 忍耐 、 用愛 心 互相 寬容
- Içinde bir ,sey yok mu? - Seni alçak!-Det är tomt... -Ditt svin!
- Içinde bir ,sey yok mu? - Seni alçak!-Είναι κενό μέσα; -Κάθαρμα!
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDeux commença d'une voix basse, "Pourquoi le fait est, vous le voyez, Mademoiselle, ce ici auraient dû être
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDois começou em voz baixa:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDue hanno cominciato a bassa voce:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDva začal tichým hlasem:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDva začal tichým hlasom:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıDwa rozpoczęła się w niskim głosem: "Dlaczego faktem jest, widzi pan, pani, to tutaj należało
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıHai bắt đầu bằng một giọng thấp, "Tại sao thực tế là, bạn sẽ thấy, cô này ở đây nên đã được
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıKaksi alkoi matalalla äänellä, "Miksi se on, näette, neiti, täällä olisi pitänyt
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladı두 사람은 사실은 왜, 당신이보다시피, 아가씨, 여기이되었습니다해야하는 '낮은 목소리로 시작
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıTvå började med låg röst:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıZwei begann mit leiser Stimme:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıДва начал тихим голосом: "Почему Дело в том, видите ли, мисс, это здесь должны были быть
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıДва почав тихим голосом: "Чому Справа в тому, бачте, міс, це тут повинні були бути
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıДве започна с тих глас:
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıשני החל בקול נמוך, "מדוע העובדה היא, שאתה רואה, גברת, כאן זה צריך להיות
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladıبدأ اثنان في صوت منخفض : لماذا الحقيقة هي ، كما ترى ، يا آنسة ، هذا هنا كان ينبغي أن
İki Aslında neden, gördüğünüz, Bayan, burada olması gereken ', alçak bir sesle başladı女王がそれを見つけることでした場合に、赤いバラの木は、私たちが誤ってに白いものを置く
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.(11:9) Повсюду ходят нечестивые, когда ничтожные из сынов человеческихвозвысились.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.(12:9) Les méchants se promènent de toutes parts, Quand la bassesse règne parmi les fils de l`homme.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Brezbožni šopirno hodijo vseokrog, ko se povzdiguje malopridnost med človeškimi otroki.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.De gudløse færdes frit overalt, når Skarn ophøjes blandt Menneskens Børn.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Denn es wird allenthalben voll Gottloser, wo solche nichtswürdige Leute unter den Menschen herrschen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Du, HERRE, skall bevara dem, du skall beskydda dem för detta släkte evinnerligen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Du, Herre, vil bevare dem, du vil vokte dem for denne slekt evindelig.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Ik weet, HERE, dat U Uw woord altijd nakomt en dat U ons zult beschermen tegen deze onbetrouwbare mensen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Khi sự hèn mạt được đem cao lên giữa loài người, Thì kẻ ác đi dạo quanh tứ phía.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Khi sự hèn_mạt được đem cao lên giữa loài_người , Thì kẻ ác đi dạo quanh tứ_phía .
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.비루함이 인생 중에 높아지는 때에 악인이 처처에 횡행하는도다
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Los impíos andan alrededor, pero tú desprecias a los hijos del hombre
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Os ímpios andam por toda parte, quando a vileza se exalta entre os filhos dos homens.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Pretutindeni mişună cei răi, cînd domneşte ticăloşia printre fiii oamenilor.