alçı ile cümle
alçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Noel günü, Tom'un sağ bacağı hâlâ alçılıydı.On Christmas Day, Tom's right leg was still in a cast.
Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.He saw a small plaster on her left knee.
Tom'un bacağı birkaç haftadır alçıda.Tom has had his leg in a cast for a few weeks now.
Doktor Tom'a üç hafta boyunca ortopedik alçı giyinmek zorunda olduğunu söyledi.The doctor told Tom that he had to wear a cast for three weeks.
Duvarlar alçıpandan yapılır.The walls are made from drywall.
Alçıpan alçıtaşından yapılır.Drywall is made from gypsum.
Tom tamamen alçılandı.Tom got completely plastered.
Alçımdan dolayı sol elimi kullanamıyorum.I can't use my left hand because of my cast.
Tom kırılan kolunu alçıya aldırıyordu.Tom is wearing a cast on his arm.
Tom'un kolu alçıda.Tom has his arm in a cast.
Tom'un kou alçılı.Tom has his arm in a cast.
Doğum gününde sağ bacağı hala alçıdaydı.On his birthday, his right leg was still in a cast.
Mihrap yenilenmiş olup alçılıdır.”This is a reenactment and reinauguration.”
Anıtta yer alan heykellerin tamamı İtalyan sanatçı Enrique Alciati tarafından yapıldı.All the sculptures were made by Italian artist Enrique Alciati.
Alcibiades Atina'da doğdu.Alcibiades was born in Athens.
Ruggeiero büyücü "Alcina" tarafından yakalanıp büyücünün büyülü adasında tutsak edilir.Ruggiero is taken captive by the sorceress Alcina and has to be freed from her magic island.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.The other two skins are of doubtful origin.
Alçı suyla karıştırılırsa suyu kendisine bağlayarak sertleşir.Sheshnag hissed thereby giving rise to a flow of boiling water.
Sağlığında bu eser sadece alçı kalıp olarak var oldu.During his life, the work only existed as a plaster cast.
Moore genellikle son alçı modeli düzeltmiş ve dökümden önce yüzeye izler yapmıştır.Moore often refined the final full plaster shape and added surface marks before casting.
Alçı taşı iki şekilde işlenerek birbirinden farklı iki cins alçı elde edilir.By cutting the pile ends in between the two layers one obtains two separate pile fabrics.
Beth çantalarını hazırlarken, kolundaki alçının içerisine bir adet makas saklar.As Beth packs up, she hides a pair of scissors in her cast.
Alçının inşaatta kullanım yeri çok çeşitlidir.The purpose of land drains in building construction is somewhat different.
Toprak yapısı alçı taşıdır.The building material is stone.
Büyücü Alcina şövalye Ruggerio'ya aşık olmuştur.Alcina is attracted to the knight Ruggiero.
Koray kösele, bronz, alçı ve ahşap gibi malzemeler ile çeşitli eserler üretti.Builders worked with a variety of materials, such as brick, stone and wood.
Reaksiyondan sonra ürün olarak alçıtaşı elde edilir. ^ "Global coal power map"."Plans to Generate Power From Coal in Full Gear".
-Kolundaki alçıyla olmaz.We're moving as fast as we can.
Bir nevi alçıya almak gibi.We put it in the equivalent of splints.
Yapma bacak veya alçı protez yapılmıştı ve gerçek fizik rehabilitasyona başlıyordu.The stump or cast prosthesis was made, and he was starting the real physical rehabilitation.
Bir kolum alçıdaydı, diğer koluma serum bağlanmıştı.I had one arm in plaster, one arm tied down by drips.
Bu kendimden alçıladığım bütün bir figür.It's a full-figure cast from myself.
İlk defa hiç alçıtaşı kullanılmadan yapılan yepyeni bir alçı levha üretim hattı görüyorsunuz.You're seeing for the first time, a brand new drywall production line, not made using gypsum at all.
2.5 milyon araba değerinde alçı CO2 üretmiş. Değil mi?Two and a half million cars worth of gypsum, you know, CO2 generated.
Alçıya bile almışlar!You even have a cast!? Aigoo! What to do...
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Even after one has taken off the cast, stuff like this needs to be eaten like crazy!
Mihrabı alçı malzemesidir.Its altar is plaster material.
Şarap yapımı için üzüm teşitirmiş olan ve Maenad ve Alcimacheia'nın babası Limni'li Harpalion.[3]Harpalion of Lemnos, a wine-grower, father of Maenad and Alcimacheia.[3]
Sağ orta kesicinin arkasında meziodens ve aksesuar diş gösteren bir alçı modelDental stone model showing mesiodens and accessory tooth behind right central incisor
Şikago Üniversitesi Doğu Enstitüsü. Alçı (?)University of Chicago Oriental Institute. Gypsum (?)
alçı esaslı püskürtme sıva yangına dayanıklıdır.Spray gypsum-based plaster fireproofing being installed.
Sergide bronz heykeller ve alçı figürlerinin, çizimlerinin ve eskizlerinin çoğu var. [2][2]On display are bronze sculptures and many of his gypsum figures, drawings and sketches.[6][7]
Yere atılır, alçı gibi dövülür.He is thrown to the ground, beaten like plaster.
1950'lerde, Zavallya'da alçı madenciliği için bir taş ocağı kuruldu.In 1950s, in Zavallya was set a quarry for gypsum mining.
Sparta donanma kumandanı Lysander, Alcibiades ile savaşmak için Efes'ten çekilmeyi reddetti.The Spartan navarch Lysander refused to be lured out of Ephesus to do battle with Alcibiades.
Alcibiades ve Otuz Tyrant ile ilişkisiAssociation with Alcibiades and the Thirty Tyrants
Fransız […]paleontolog Alcide d'Orbigny, bu konseptin icadıyla tanınır .French palaeontologist Alcide d'Orbigny is credited for the invention of this concept.
Nintu tapınağından bir kadının alçı heykelciğiGypsum statuette of a female worshipper from the temple of Nintu, dating to circa 2600-2500 BC
Cepheler, farklı tuğlalardan alçı ve ahşap çerçevelere kadar birçok malzemeleri karıştırır.Facades mix various material, from different bricks, to plaster and timber framing.
Alçıpanı Esnek Kanala vidalamak için ince dişli vidalar kullanılır.Fine thread screws are used to screw the drywall into the Resilient Channel.
Alcibie ve Derimacheia adlı iki savaşçısı Diomedes tarafından öldürüldü.Two of her warriors, named Alcibie and Derimacheia, were slain by Diomedes.
Bu model 1:250 ölçeğinde [1] ve alçıdan yapılmıştır.This model is at a 1:250 scale[3] and is made of plaster.
Tyro, Salmoneus ve Alcidice'nin kızıdır ve Cretheus ile evli olmasına rağmen, Enipeus'a aşıktır.Tyro was the daughter of Salmoneus and Alcidice, and she married Cretheus but loved Enipeus.
Aeson ile birlikte Alcimede, tahtı gasp eden Pelias tarafından intihar etmeye zorlandılar.Along with Aeson, Alcimede was forced by the usurping Pelias to commit suicide.
Hikayenin Alcidamas'ın versiyonu, en azından bu son açıdan Sofokles'ten farklıdır.Alcidamas' version of the story must have diverged from Sophocles in at least this last respect.
Atina'daki Alciphron'da, Hermafroditos tapınağı olduğunu bulundu.We find in Alciphron that there was at Athens a temple of Hermaphroditus.
Andrea Alciato'nun Amblemler Kitabı'ndan Proteus çizimi (1531)Illustration of Proteus by Andrea Alciato from The Book of Emblems (1531)
Erken Neolitik dönemde insanlar taş, alçı ve yanmış kireçten yapılmış kaplar kullandılar.In the early Neolithic period, people used vessels made of stone, gyps and burnt lime.
Ayrıca tuğlaları asfaltla su geçirmez hale getirmeye ve harç olarak alçı kullanmaya başladılar.They also began to waterproof the bricks with bitumen and to use gypsum as mortar.
Alçı - mineral; kalsiyum sülfat.Gypsum – a mineral; calcium sulfate.