Evliliğinin feshedilmesi Effie'yi bazı sosyal aktivitelerden mahrum bıraktı.Развод препятствовал Эффи во многих общественных функциях.
Çalışma aktivitesine 1991 yılında “Bakü Buzdolapları” tesisinde başladı.Трудовую деятельность начал в 1991 году на заводе "Бакинские холодильники".
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Как правило, она наступает постепенно и усиливается при физической активности.
En önemli aktiviteleri ticarettir.Главное занятие — торговля.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.Самым популярным видом, без сомнений, является футбол.
Yıldızın yakın bir mesafede olması, parlama aktivitesinin detaylı gözlemine izin vermektedir.Относительная близость звезды позволяет проводить тщательные наблюдения её вспышечной активности.
Her sene 17 Mayıs'ta çeşitli aktivitelerle kutlanır.Праздник ежегодно празднуется 17 мая.
Sosyal ve politik aktivitelerini öğrenciyken de sürdürür.Он продолжает заниматься общественно-политической деятельностью и в студенческие годы .
Medyaya yönelik eğitim alanındaki aktivitelerin önem derecesi yükselmektedir.Теперь меньше внимания уделяется воздействию масс-медиа на аудиторию.
Dini aktivitelerin yasaklandığı bu dönemde Yahudi nüfusu 200-300 arasıydı.Еврейское население Албании насчитывало 200-300 человек.
Çocuklukta en çok bilimsel aktiviteler ilgisini çekerdi.В юности он больше всего интересовался наукой.
Kendisine ait solo aktiviteleri bulunmuyor.Сами они активностью не обладают.
Bu, bu tip düşük aktiviteli yıldız türleri için yapılan ilk gözlemdi.Это первый случай наблюдения подобного масштабного явления.
Gizlilik uzantıları kullanıcıyı aktivitesinin izlenmesinden korumaz.В ней нет серверов, отслеживающих активность клиентов.
Ergin aktivitesi yıl boyunca devam eder.Период гнездования длится весь год.
İnsan aktivitesine iyi uyum sağlamasıyla bilinir.Она заключается в прекрасной работе над исправлением человека.
Mukozal mast hücrelerinin aktiviteleri T hücrelerine bağımlıdır.Активность последних зависит от Т-клеток.
Birçoğunda katılımcılar için çeşitli planlanmış aktiviteler olur.Для каждого пришедшего уготовано множество сюрпризов.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Эти белки проявляют энзиматическую активность АТФазы, необходимую для сокращения актомиозина.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.المرأة لم تشارك في هذه الأنشطة.
4shared kullanıcı aktiviteleri 4shared Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası tarafından düzenlenir.ويتم تنظيم أنشطة مستخدم4shared وفقًا لشروط الاستخدام وسياسة الخصوصية الخاصة بـموقع 4shared.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.لم تتابع أي من تلك الأنشطة بشغف ابدا على الرغم من أنها احبت الرقص.
Ayrıca, ilk defa aurorasal aktivitenin gerçeklestiği yer ve elektrik arasındaki ilişki net olarak fark edildi.ومن الملاحظ أيضا لحقيقة أن هذه هي المرة الأولى التي ظواهر النشاط الشفقي والكهرباء كانت مرتبطة بشكل لا لبس فيه.
Bu, bu tip düşük aktiviteli yıldız türleri için yapılan ilk gözlemdi.وكانت هذه أول هذه الملاحظة لنجم النشاط منخفضة من هذا النوع.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.عادة ما يأتي تدريجيا وتزداد شدته بفعل النشاط الجسدي.
Her türlü insan aktivitesi, doğal sistemler ve bütün organizmalar atık ısı kaynağıdır.وتتضمن مصادر الطاقة المهدرة جميع أنواع الأنشطة البشرية والأنظمة الطبيعية وكافة الكائنات الحية.
Ayrıca turuncu renk her üyenin solo aktivite ürünlerinde de kullanılmaktadır.وتستخدم هذه الأدوات الهتاف اللون البرتقالي في أنشطة الترويج الفردية لكل عضو أيضا.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.وتحققت كثير من الاختراعات الرياضية الهامة.
En önemli aktiviteleri ticarettir.يعتقد أن أهم شيء هو الحركة.
İçerde ki ve yurtdışındaki Yemenli gençlere ilgi çekmek ve aktivite getirmek.تسليط الضوء ولفت الانتباه إلى أنشطة الشباب داخل وخارج اليمن.
Maksimum doz sıklığı günde bir kez olmak üzere cinsel aktiviteden 1-2 saat önce alınmalıdır.وينبغي أن يؤخذ من ساعة إلى ساعتين قبل النشاط الجنسي، مع جرعة قصوى مرة واحدة في اليوم الواحد.
Epigenetikler herhangi belirli bir genin aktivitesi düzeyine değinmektedir.ويشير علم التخلق إلى مستوى نشاط أي جين معين.
Hücrede enzim aktivitesinin kontrolünün 5 ana yolu vardır.هناك خمسة طرق رئيسية للتحكم بنشاط الإنزيم في الخلية.
Kırmızı lekeli bölgeler ise, mevcut starburst aktivitesini göstermektedir.بذلك تكثر نشأة النجوم بطريقة نشطة Starburst.
Üst plaka üzerindeki volkanik yay yavaş yavaş aktivitesini kaybeder.ثم يتم إخماد القوس البركاني الظاهر على الصفيحة العلوية ببطء.
Üretim, ihracat ve yüksek kalite yün şehrin en önemli endüstri aktiviteleridir.الغذائية، والبناء، والصناعات الإلكترونية هي حاليا من بين أهم فروع الصناعة في إستونيا.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.هذه المثبطات توجد لتعديل بقايا الأحماض الأمينية الرئيسية اللازمة للنشاط الأنزيمي.
Katal olarak verilen enzim aktivitesi genelde enzimin doğal hedefi varsayılarak ifade edilir.تشير الفعالية الأنزيمية المعطاة بواحدات الكاتال عادة إلى الركازة الطبيعية المستهدفة من قبل الإنزيم.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.As mulheres não participaram dessas atividades.
4shared kullanıcı aktiviteleri 4shared Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası tarafından düzenlenir.As atividades dos usuários 4shared são regidas pelos Termos de Uso e Política de Privacidade do 4shared.
Uzay aktivitelerinin planlanması ve geliştirilmesinden sorumludur.Ela é a responsável pelo planejamento e desenvolvimento das atividades espaciais do país.
El-Bağdadi halen örgütün Irak ve Suriye'deki tüm aktivitelerini yönetmekle sorumludur.Como líder do ISIS, al-Baghdad se encarregou de executar todas as atividades do grupo no Iraque e na Síria.
Cole Freeman (Kadeem Hardison) Paranormal aktiviteleri araştıran bir ABD hükümeti yetkilisi.Cole Freeman (Kadeem Hardison): agente governamental dos EUA, que investiga actividades paranormais.
Bu Olaydan dolayı JYP Entertainment bir süre Çin aktivitelerini durdurdu.Por causa disso, a JYP Entertainment, que a agencia, suspendeu todas as atividades chinesas da cantora.
Çocukların kullanıldığı pek çok farklı cinsel aktiviteyi kapsar.Abusou sexualmente de vários rapazes menores.
Bu mineral zenginliği Otto'ya kendi hükümdarlığı içindeki aktivitelerinde güç sağladı.A riqueza mineral ajudou a fundar as atividades de Otão durante seu reinado.
Park alanı, günü birlik rekreasyon ve spor aktiviteleri için uygundur.O parque é uma reserva recreativa para desportos organizados e informais.
Ağrı oluştuğunda aktiviteyi durdurmak, yapmak için zorlamamak.É preciso produzir, não parar.
Yazın, doğa yürüyüşü gibi aktiviteler de yapılmaktadır.Durante os verões, igualmente, trabalhou como um guia turística.
Konser ve sosyal aktiviteler için de kullanılır.É servido em festas e eventos sociais.
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Seus prédios famosos e eventos frequentes fazem-na um dos lugares mais importantes e conhecidos da cidade.
Bu aktivitelerin türün yaşamlarını etkileyip etkilemediği konusunda yeterli bilgi yoktur.No entanto, não existem dados sobre o possível impacto destas na sobrevivência da espécie.
Bununla birlikte, bu yıldız aktivitesi bir obje de olabilir.Entretanto, as manchas podem ocorrer em ambas as estrelas.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Há também atividades esportivas.
Gizlilik uzantıları kullanıcıyı aktivitesinin izlenmesinden korumaz.Mantém as mãos do usuário longe do ponto de impacto.
Kitaptaki tüm karakterler bu aktivitedir.Todos os personagens principais da série são citados no livro.
Fiziksel aktiviteler erkekler arasında popülerdi.Ele é atraente para as mulheres e popular entre os homens.
Diğer aktiviteler Aziz Anton'da yapabilecekleri başka etkinlikler de bulunmaktadır.Entre suas obras cabe destacar A tentação de Santo Antônio.
Ekim 1977'de tüm muhaliflerin politik aktivitelerini yasakladı.In 1974 verbood Banzer alle politieke activiteiten.
Proje aktivitelerini yönetmek için pek çok farklı yaklaşım vardır.Er zijn verschillende methoden voor projectmanagement in gebruik voor de beheersing van projecten.