Evliliğinin feshedilmesi Effie'yi bazı sosyal aktivitelerden mahrum bıraktı.L'annulation de son mariage avec Ruskin fit déchoir Effie Gray de son rang social.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Plusieurs activités sportives sont proposées.
Ters agonistler reseptörün yapısal aktivitesini inhibe ederek onun aktivitesini azaltırlar.Ils suppriment l’activité basale intrinsèque du récepteur.
Daha önceden ise kültür ve eğlence aktiviteleri için kullanıldı.Elle était utilisée également pour des activités culturelles et festives.
11 milyon yıl önce başlayan volkanik aktivite 2,5 milyon yıl önceye kadar sürmüştür.L'activité volcanique de la région a débuté il y a 11 millions d'années.
18. yüzyıldan bu yana, soyut matematik matematiksel aktivitenin bir kategorisi olarak kabul edilmiştir.Tout au long du XVIIIe siècle, la définition de fonction était un sujet de débat parmi les mathématiciens.
OPC ismi ayrıca VLN gibi bazı motor sporları aktivitelerinde de kullanılır.Il est également utilisé pour d'autres événements de sport motorisés comme le MotoGP.
Tüm aktivitelerin temiz şehir sınırları içerisinde yapılabilecek özelliklere sahip olması gereklidir.Chaque capacité est nécessaire pour traverser des zones spécifiques.
Bu aktiviteler genellikle ücretsiz olup, gönüllülüğe dayanmaktadır.Ces formations sont le plus souvent gratuites et financées par l’État.
Son aktivite eşzamanlılık, kredi ve yatırım ürünleridir.Son activité se concentre sur les comptes courants, le découvert, le crédit et les produits d'investissement.
İşte tam bu zamanda, müzikal aktivitesini bir mesleğe dönüştürmüştür.C'est à cette période qu'elle décide de faire de la musique son métier.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.La mayoría de las actividades del festival se realizan en el centro de la ciudad.
Bir gıda ürünündeki düşük su aktivitesi öldürücü bir önlem gibi görülmemelidir.La reducción de la actividad de agua de un producto alimenticio no debe considerarse como un paso mortal .
Her sene 17 Mayıs'ta çeşitli aktivitelerle kutlanır.Se celebra el 17 de mayo de cada año.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.No tiene ninguna motivación real en la vida, aunque le gusta bailar.
1863'te yılın en gürültü koparan aktivitesine ise bizzat Fransız devleti sponsor oldu.El evento clamoroso de 1863 fue de hecho patrocinado por el gobierno francés.
İnsan aktivitesine iyi uyum sağlamasıyla bilinir.Se sabe que se adapta bien a las zonas de actividad humana.
Park alanı, günü birlik rekreasyon ve spor aktiviteleri için uygundur.El parque combina las funciones didácticas y recreativas.
Çocuk, doğası gereği belli aktiviteleri diğerlerine göre daha çok tercih edebilir.El temperamento de un niño lo predispone a preferir ciertas actividades a las demás.
Onlar ayrıca tarım aktivite merkezleriydi.También participó en actividades agrícolas.
Aynı zamanda yaz için planladığı aktiviteleri de yazmıştı.Acordaron también que la expedición prevista para el siguiente verano la realizarían conjuntamente.
Promosyonların ardından grup üyeleri solo aktivitelerde bulunmaya başladı.Tour, los miembros del grupo comenzaron a desarrollar actividades en solitario.
Çocukken, kilisede ve okulda pek çok aktivite de görev almıştır.He estado despierto durante muchos pequeños en el colegio y en casa.
Bu alanda meydana gelen depremler tektonik aktivitesinin halen devam ettiğinin göstergesidir.De la misma manera los sismos demuestran la actividad tectónica del territorio.
Bilim kurgu kulüpleri, yıl boyunca bilim kurgu fanları için çeşitli aktiviteler düzenlerler.Especialistas de todo el mundo desarrollan semanalmente seminarios de investigación.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Además de numerosas actividades deportivas.
Ama kış mevsiminde yapılan aktiviteler hava şartları nedeniyle yeterli olmamaktadır.En invierno el ascensor quedaba inutilizado debido a las condiciones climáticas.
Enzim ölçümleri enzim aktivitesini ölçmek için laboratuvar yöntemleridir.Los ensayos enzimáticos son métodos de ensayo químico para medir actividades enzimáticas.
Dionysus ile bağdaştırılan Dışadönüklük, aktivitelere katılmaya meraklıdır.Su distanciada hija, Eunice, se ve obligada a unirse a ellos en su aventura.
Sportif aktivite aracı.El deporte del motor .
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Se trata de una de las instalaciones funerarias más conocidas en esa ciudad y nación.
Reseptörlerin yapısal aktivitesi bir ters agonistin bağlanması ile bloke olabilir.La protección activa puede intentar confundir al operador atacante.
Erkekler ise EST’i kokladıklarında hipotalamus bölgeleri aktivite olmuştur.Al llegar los españoles a la región, los chichimecas habitaban el territorio.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Le donne non potevano partecipare a queste attività.
İnsan aktiviteleri nedeniyle bu sayı 2007 yılında 47 yunusa düşmüştür.A causa delle attività antropogeniche questo numero si è ridotto a 47 delfini nel 2007.
Polonyalı Birlikçiler aktivitelerini 1948 yılına kadar devam ettirmiştir.Il Bund polacco continuò la sua attività fino al 1948.
Küçük Buz Devri boyunca dünya yüksek volkanik aktivite yaşamıştır.Durante la piccola era glaciale il mondo sperimentò un aumento dell'attività vulcanica.
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.L'attività decresce in maniera dipendente dal tempo, di solito seguendo il decadimento esponenziale.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Numerose sono le realtà sportive esistenti.
Uygulamada dört ana kategori bulunur: Aktivite, Uyku, Farkındalık ve Beslenme.L'applicazione, appena aperta, mostra 4 sezioni: Attività, Mindfulness, Alimentazione e Sonno.
Bu bağlanma enzimin aktivitesini artırabilir veya azaltabilir, bu da geri beslemeli bir düzenleme yoludur.Tale legame può incrementare o ridurre l'attività dell'enzima, attraverso una regolazione a feedback negativo.
Bu adam ise her türlü ekonomik aktivitede mutlak dezavantaja sahiptir.Nessun dubbio che egli abbia diritto a tale riconoscimento economico.
Bu aktiviteleri deneyimleme hem erkek hem kız ergenler arasında yaygındır.Esperimenti di questo tipo sono molto comuni tra adolescenti, sia maschi che femmine.
Her sene 17 Mayıs'ta çeşitli aktivitelerle kutlanır.L'evento miracoloso viene ricordato ogni anno il 17 dicembre.
Folat - Yaşlı ve orta yaşlı deneklerde bilişsel aktivite artışı bulunmamıştır.Scarsissime, per non dire assenti, notizie nell'Alto Medioevo.
Bir saat kadar sonra hasta kendine gelmesiyle normal aktivitelerine dönmesi beklenir.I pazienti spesso ritornano alla loro normale attività entro una settimana.
Diplomatik aktivitelerin hepsi doğrudan Devlet Sekretaryası'nın devlet ilişkileri birimi tarafından yönetilir.Le relazioni diplomatiche sono gestite direttamente dal Foreign Office.
Konser ve sosyal aktiviteler için de kullanılır.L'impianto viene anche utilizzato per l'organizzazione di concerti ed altre manifestazioni pubbliche.
Onlar ayrıca tarım aktivite merkezleriydi.La regione è stata anche sede di esperimenti agricoli.
Metil paraben antimikrobiyal aktivitesini pH 4-8 aralığında gösterir.È stabile e svolge la sua attività antimicrobica in un campo ampio di pH: 4-7,5.
Milli park yapısı gereği pek çok aktiviteye ev sahipliği yapar.Non solo, per acquistare la casa Alvin farà diversi lavori.
Trace: Reşit olmayan büyücülerin yaptığı sihirsel aktiviteleri algılar.Bianca: rigenera il potere magico perso.
Hücrede enzim aktivitesinin kontrolünün 5 ana yolu vardır.La cellula è in grado di controllare l'attività degli enzimi in almeno cinque modalità principali.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Il momento più importante di questa cerimonia finale si svolge in piazza di Città.
Bu adam her türlü aktivitede mutlak üstünlüğe sahiptir.È estremamente efficiente in tutti gli aspetti del suo lavoro.
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Но она не испытывала страсти к этому виду деятельности, зато любила танцевать.
Ticari aktivitelerini engelleyen yasal veya sosyal engeller bulunmuyordu.Не было никаких законов или социальных барьеров, препятствующих ведению ими коммерческой деятельности.
Buna karşın bilimsel ABD rehberliğine göre bu alanda hiç volkanik aktivite rastlanmamıştır.Однако, по мнению ведущих учёных США, в этом районе никогда не было вулканической активности.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Женщины в них не участвовали.
Bir PPG ve 9-eksenli akselerometre sağlık ve aktivite izlenmesini sağlar.Фотоплетизмограмма и 9-осевой акселерометр позволяют осуществлять мониторинг здоровья и физической активности.