Belçika millî takımında aktif futbol oynamaktadır.Han spiller derudover også for det belgiske fodboldlandshold.
Yani aktif olup çok dönemli oluşum özelliği taşımaktadır.Ydermere skal det være nemt at installere og have lang holdbarhed.
Burada aktif olarak yer aldı.Her akkompagnerede han bl.a.
Bayağı gelincikler hem gece hem gündüz aktif olabilirler.De kan være aktive både nat og dag.
Şirket, günümüzde aktif değildir.For tiden, er anlægget ikke i drift.
Oyuncu aktif kariyerini Nisan 2017'de sonlandırdı.Hun afslutter sin aktive karriere i sommeren 2017.
Bunlardan biri pasif iken 4'ü aktif yeteneklerdir.En er omtrent intakt mens fire er sunkne vrag, der er blevet bjærget.
Geceleri daha aktif olurlar ve hemen hemen her şeyi yiyebilen balıklardır.Helleflynderen lever af krabber og fisk, og æder stort set alt den kan fange.
Aktif oyuncuların yaklaşık %5'i Tayvan'dadır.Der er officielt 5 % tadsjikere i Usbekistan.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.Den opdages bedst omkring daggry.
2014 Yılı itibarıyla 50'nin üzerinde aktif geliştiricisi bulunmaktadır.I juli 2012 er der mere end 75 aktive projekter.
412,000'i aktif, 5,040,000'i aktif yedek olmak üzere toplam 5,452,000 personelden oluşmaktadır.30.456.500.000) til driften af de to begivenheder.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.At fastlægge de gener, som befinder sig på hvert kromosom, er et aktivt område for genforskningen.
Sıçankangurusugiller'den farklı olarak daima gündüz aktif olur.Prærieuglen er til forskel fra de fleste andre ugler aktiv om dagen.
Bazı skeçlerde konuklar da aktif olarak rol alabilmektedir.På nogle billeder er pigerne også seksuelt aktive.
Çete, 1980'lerin sonundan 1990'ların ortalarına kadar aktifti.Banden var aktiv fra slutningen af 1980'erne frem til midten af 1990'erne.
Kendi tayyaresini tasarlayıp üretti, aktif bir pilot idi.Han tegnet og bygde sitt eget fly og var aktiv pilot.
Chagall, 1917'deki Rus Devrimi'nde aktif rol aldı.Chagall var aktiv under den russiske revolusjonen i 1917.
Öğrenciyken politik olarak aktif oldu.Han ble politisk aktiv i studietiden.
GPDA ilk olarak 1961 yılında kuruldu ve 1960'lar-1970'ler boyunca aktif kaldı.GPDA ble grunnlagt i 1961 og var aktive på 1960- og 1970-tallet.
1907’de, kocasının ölümünden sonra daha aktif hale geldi.Etter ektemannens død i 1907, ble hun mer aktiv.
2011'de aktif hizmetine devam etmektedir.Han trådte tilbake fra aktiv tjeneste i 2011.
1987'de Guillaume Faye aktif siyasi kariyerini bitirdi.I 1987 trakk Guillaume Faye seg tilbake fra politikken.
Orada Komintern çalışmalarında aktif görevler aldı.Selv trengtes han imidlertid til Komintern-oppgaver.
Bazıları gece diğerleri gündüz aktifdir.Noen flyr om natten, andre om dagen.
Talk Talk, 1981 ile 1991 yılları arasında aktif olan Britanyalı müzik grubudur.Talk Talk var et britisk band som var aktive fra 1981 til 1991.
1971 yılında aktif siyasetten çekilmiştir.Han trakk seg ut av politikken i 1971.
Kara Panterler'in aktif bir üyesiydi.Afeni var et aktivt medlem av organisasjonen Black Panthers.
En son 8.000 yıl önce bu kadar aktifti.Den oppsto trolig for mer enn 8 000 år siden.
Grup 1987 yılına kadar aktif kaldı.Selskapet var virksomt frem til 1987.
Tekrar aktif bir şekilde onlara karşı çalışmaya başladı.Han begynte omgående å agitere igjen.
Aktif Ruapehu, Ngauruhoe ve Tongariro volkanik dağları parkın merkezinde yer almaktadır.De aktive vulkanene Ruapehu, Ngauruhoe og Tongariro ligger i innerst i parken.
Burada tartışma ve tenis takımlarında aktif oldu.Kan de vinne både i kjærligheten og på tennisbanen?
Aktifleştiricilere göre daha zayıftır.Fremdriftsmaskineriet er i tillegg svakere.
Kızları Sylvia ve Christabel de kadın hareketlerinde aktif bir şekilde çalışmışlardır.Døtrene Christabel og Sylvia sluttet seg også til bevegelsen.
Aktif kömür verilir.Deretter tilsettes kullsyre.
2013 yılında aktif futbolculuktan emekli olmuştur.Madsen ga seg med aktiv fotball i 2013.
Nordea şu anda 11 milyon özel ve 700.000 aktif kurumsal müşteriye hizmet vermektedir.Sparebanken Vest har 260 000 privatkunder og 10 000 næringslivskunder.
Çoğu gece aktif ve yalnız yaşar.De er alle aktive om natten, og lever mest alene.
Gençliğinde Komsomol'un aktif bir üyesiydi.I ungdomstiden var Khodorkovskij aktiv i Komsomol.
1998'e kadar klinikte aktif olarak çalıştı.Sykehuset hadde kirurgisk beredskap inntil 1998.
Fakat bu dili aktif olarak kullanan sayısı daha azdır.Tendensen er at stadig færre praktiserer språket.
1989 yılında aktif görevi sona erdi ve emekli oldu.Lokomotivet var imidlertid mye ute av drift og ble pensjonert i 1989.
Aktif santrallerin çoğu fotovoltaik (PV) sistemi kullanmaktadır.Basalcellekreft kan blant annet behandles fotodynamisk (PDT).
Aktif tabakanın kalınlığı yük taşıyıcı hareketliliğiyle(Mobilite) ters orantılıdır.Mobilt steinknuseanlegg er et beltegående mobilt (bevegelig) knuserverk.
Bir buçuk sezon burada oynadıktan sonra aktif kariyerin noktalamıştır.Allerede etter 4,5 måneders bygging sto nåværende bygg på plass!
İo, 400 aktif yanardağı ve jeolojik yapısı ile Güneş Sistemin en aktif nesnesidir.Med over 400 aktive vulkaner er Io det mest geologisk aktive objektet i solsystemet.
Topluluğun aktif müzik yaşantısı 1963'ten 1980'e kadar sürmüştür.Selskapets virksomhet strakk seg fra 1936 til 1980.
Yunanistan'daki Albaylar Cuntası(1967–1974) yönetimine karşı aktif bir rol üstlendi.Han hadde en aktiv rolle i kampen mot militærjuntaens styre, i tiden den hadde makten i Hellas (1967–1974).
1999'dan beri aktif olarak siyaset yapmaktadır.Han har vært politisk aktiv siden 1993.
2011 itibarıyla Fila Hava Birliği (FAA) üç aktif filodan oluşmaktadır.I 2010 har FIS registrert bare tre aktive ungarske skihoppere.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Unngå at personen beveger seg unødvendig.
Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.Han har også vært aktiv i internasjonale fredsorganisasjoner.
1920'den ölümüne kadar aktif bir müzisyendi.Han har vært aktiv musiker siden 1969.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Dette skjedde primært om natten, men aktiviteten kan etterhvert også observeres om dagen.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Monteringsskyting foregikk i mai 1964.
Günümüzde hala aktif bir durumdadır.Det er for tiden under aktiv utvikling.
Bu süre içerisinde daha aktif olan, güreşi galip bitirir.I tidsbestemte løp er det den løperen som løper lengst innen for en gitt tidsramme som går av med seieren.
Bu nedenle sabahın erken veya akşam saatlerinde aktif olurlar.Disse ble forventet å ankomme sent om kvelden eller tidlig neste dag.
Hristiyan Araplar, Arap partilerinde aktif rol almaktadır.Kristne arabiske tekster blomstret etter hvert.