Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.Het terugfokken van het oerrund was evenwel vanaf het begin een wetenschappelijk omstreden zaak.
Daha sonra Luftstreitkräfte'ye aktarıldı ve bir hava gözlemci olarak eğitildi.Wkrótce został przeniesiony do Luftstreitkräfte i został przeszkolony na pilota obserwacyjnego.
Aynı zamanda TGRT Haber spikeri olarak gelişen olayları aktarmıştır.Trevor zamieszczał tam też informacje o tym, jak zespół się rozwija.
Virüsler, diğer türlere gen aktarabilirler.Wirusy są w stanie wymieniać geny pomiędzy gatunkami.
5 Mart - Sovyet Rusya'nın başkenti Petrograd'dan Moskova'ya aktarıldı.9 marca – stolica Rosji została przeniesiona z Piotrogrodu do Moskwy.
PSTN yani Public Switched Telephone Network (Türkçe:Genel aktarmalı telefon şebekesi)'dir.Inne oznaczenia PSTN (ang. Public Switched Telephone Network) – sieci stacjonarne.
Soyadının Suzuki olduğu aktarılmaktadır.Na jego cześć nazwano reakcję Suzuki.
Bir bilgisayara aktarılan videolar maksimum 4GB boyutu ile sınırlıdır.Konstrukcja formatu ogranicza maksymalną długość pliku do 4 GB.
Mektupta Senusret'in Amenemhat'ın ölümünde suçsuz olduğunun bilindiği aktarılmaktadır.Umierający Solimar zaświadcza o niewinności Amenaidy.
Kubbeye bağlı olan avize de zamanının hususiyetlerini aktaran bir şaheserdir.Sabi stało się terminem artystycznym, oznaczającym piękno pokryte patyną czasu.
Atıf Yılmaz tarafından sinemaya aktarıldı (1964).Pokazuje tam zrealizowany z okazji Kongresu film Znaki (1964).
Ben sana sözlerimi aktardım.Förlåt för mina lögner.
Ajansın bugün 242 bürosu vardır ve haberlerini 121 farklı ülkedeki abonelerine aktarmaktadır.AP har 242 kontor i 121 länder.
Buna göre gerçek çeviri, aktarılan cümlenin anlamını elden geldiğince eksiksiz biçimde vermekle olasıdır.Det är viktigt att översättningen blir så korrekt som möjligt.
Tabi bu günümüze aktarıla bilen kayıtlar.Ja, enligt alla då befintliga register.
Kiliselerin mal varlıkları (banka hesapları da dahil) hazineye aktarıldı.För att täcka bankens kostnader tillkommer administrativa avgifter).
Birkaç yerde metin yanlış aktarılmıştır.Översättningen är på många ställen bristfällig.
Logan’a gücünü kendisine aktarmasını teklif eder.Loki beordrar henne att släppa vapnet.
İlk kat aktarma katı olarak adlandırılıyor.Förstadiet kallas för dynt.
"Hikâyem Paramparça" başlıklı kitabında aforizmalar ve hayata dair düşüncelerini okurlarına aktardı.Будучи «до болі сором'язливою», знаходила порятунок у читанні та письмі.
Kirazlı istasyonunda M1B işletmesine aktarma yapılabilir.На станції Кіразли має пересадку на лінію M1B.
Hemen ardından da yaşadığı tüm olayları polislere aktarır.Але раптово у нього виникають проблеми з поліцією.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Cassius Dio tvrdí, že ji Antonie uvěznila v jejím pokoji, dokud nevyhladověla.
Radyasyon veya ışınım, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji yayımı ya da aktarımıdır.Záření neboli radiace je emise energie ve formě vlnění nebo částic skrze prostor nebo hmotu.
Sonunda bir ACK alınmadıysa,yeniden aktarma zamanlayıcısı DATA paketini yeniden gönderir.Jestliže odesilateli nepřijde potvrzení v přiměřeném čase, pošle data znovu.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport zaplatí 60 % z investice, což představuje částku 403 milionů eur po dobu 35 let.
(Kaynak: köy yaşlılarının aktarımları.)(Noviny pro zaneprázdněné muže.)
Ardından uydu, çalışan bir yörüngeye aktarıldı.Then the satellite was transferred to a working orbit.
Hiç şüphesiz iskelet Poe'dan aktarılmıştır.No doubt the skeleton is conveyed from Poe.
OpenServer 5.0.7V, önceden kurulmuş bir Sanal Uygulama/Makineyi VMware hipervizörüne aktarır.OpenServer 5.0.7V import a pre-installed Virtual Appliance/Machine onto the VMware hypervisor.
Bu kullanıcıdan hiçbir makale oluşturulmadı veya bu kullanıcının sanal alanından içe aktarılmadıNo articles created from this user or imported from sandbox of this user
Gelirin 3/4'ü bir vakfa aktarılıyordu.[1]3/4 of the revenue went to a waqf.[9]
Dahili bir ekranı vardır ve video aktarımı için O3 ve O3+ kullanır.It has an internal display and uses O3 and O3+ for video transmission.
Dahili bir ekranı var ve video aktarımı için OcuSync 2.0, O3 ve O3+ kullanır.It has an internal display and uses OcuSync 2.0, O3 and O3+ for video transmission.
Yapının stili ise Dalmaçya kıyılarından (özellikle Dubrovnik ve Kotor) Sırbistan'a aktarılmıştır.Der Baustil ist über die dalmatinischen Küstenorte (insbesondere Dubrovnik und Kotor) nach Serbien vermittelt.
Bu sayede kuşaktan kuşağa aktarılabilmektedir.Diese können im getauchten Zustand abgefeuert werden.
SEM'in erken tarihi McMullan tarafından aktarılmıştır.Ein Bericht über die frühe Geschichte der SEM wurde von McMullan verfasst.
Bu LEDi kapatıp açarak (modüle ederek) bilgi kodlanır ve karşı tarafa aktarılır.Der Verstand grenzt etwas ab und bestimmt (definiert) es damit.
Bu yolla büyük dosyaların aktarılma yeteneği artmış olur.Auf diese Weise können große Dateien sicher übertragen werden.
Bu etkiler bizden sonraki kuşaklara da aktarılır mı?Und sind sie übertragbar auf andere Personengruppen?
Felluce’deki iliştirilmiş gazeteciler çarpışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden korkunç haberler aktarır.Reporter aus der Stadt berichten von schrecklichen Zuständen in den umkämpften Vierteln.
Ardından gerçek aktarılır.Daraufhin wird der Fall tatsächlich aufgenommen.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Dazu nutzen sie seit 2008 ein Internetportal.
Dahası, Tanrı yaratma gücünü insana aktarmış da değildir.Nicht alles nämlich hat die Gottheit für den Menschen geschaffen.
Depoladıkları veriyi genelde başka sistemlere aktarırlar.Er leitet aber in der Regel durch Zugumstellungen in andere Systeme über.
Bu eserde hayatına ilişkin çeşitli dokümanlar ayrıntılı şekilde aktarılmıştır.Dort werden intime Details der Beziehung besprochen.
Sadece aynı fikirleri paylaştıkları senatörlere düşüncelerini aktardı.Die Senatoren seien geteilter Meinung gewesen.
Madan bu düşünceyi, Professor Herbert Hall Turner'e aktardı.Cette nova fut découverte par Herbert Hall Turner.
En iyi çekirdekler dibe batar ve kabuklarını soyan makineye aktarılırlar.Les meilleurs baies s'enfoncent et passent à travers une machine qui retire leur peau.
Türkiye Türkçesi aktarması: Atamız sen göktesin.Le Notre Père en turc : Atamız ki göktesin.
İngilizce alfabe, İngilizceyi yazıya aktarırken kullanılan alfabedir.L'alphabet anglais est l’alphabet utilisé pour écrire l’anglais.
Metro'ya aktarma yapan yolcudan, 1,00 TL düşük ücret alınmaktadır.Un usager doit payer 1,10 euros pour emprunter cette autoroute.
Aurelian sekreterlerinden birisi (Zosimus, Eros olduğunu aktarır) basit bir şey için yalan söyler.Il s'avère que l'un des membres du Zodiaque, Saiyû (le singe) leur cache quelque chose.
Öte yandan gelenek halindeki memler, genler gibi nesilden nesile ya da kültürden kültüre aktarılabilir.Ces derniers peuvent être empruntés à la culture aussi bien qu'à la nature.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Contra ellos está dirigida la reparación económica buscada».
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.Le mostró en primer lugar dónde había pecado, y entonces le ofreció su explicación.
Ben sana sözlerimi aktardım.Le cumplí mi palabra.
Günümüzde, Mısır Çarşısı'nda çok az aktar kalmıştır.Actualmente quedan escasos ejemplares de sicómoros en Egipto.
Bu çizgi dizi 1989 ve 2003 yıllarında sinemaya aktarılmıştır.La serie se transmitió de 1989 a 2001.
Bu nedenle işaret dilleri sesli dile kelime kelime aktarılamaz.Lágrimas de emoción silencian lo que no pueden decir las palabras.