Jewish Encyclopedia ayrıca, Yosef'in Kralı "kontrol ettiğini" ve "etrafını casuslarla çevirdiğini" aktarır.La Jewish Encyclopedia riporta anche che Joseph "controllava" l'operato del re e si "circondava di spie".
Antisthenes'in Aspasia ‘sından yalnızca iki ya da üç aktarma kalmıştır.Dell'Aspasia di Antistene esistono solo due o tre citazioni.
Tutuklanmasının ardından Fransa'da, Soir'e aktarıldı.In seguito ad un arresto in Francia fu deportato in Italia.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Dal 1998 Avvenire si può leggere anche su internet.
Havalimanı, polar rota üzerinde bir aktarma havalimanı olarak hizmet vermektedir.È utilizzato come aeroporto di emergenza per gli aerei che attraversano le rotte sul circolo polare.
Genlerine Teresa'nın genleri aktarılır.Percependo in lei la presenza di Teresa.
Urbšys bu sözlü ültimatomu Litvanya hükümetine aktardı.Urbšys trasmise l'ultimatum verbale al governo lituano.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Negli umani, la magia o la mancanza di essa è un attributo innato.
Daha sonraki olayları ise kendi duyduğu ve gördüğü şekilde aktardığı anlaşılmaktadır.Invece di conquistare viene conquistato da ciò che vede e ciò che sente.
VCard 2.1 ve CSV formatlarında dışa aktarabilir.Возможно экспортирование в визитную карточку 2.1 и формат CSV.
Japon senaryosunda Sovyetler tarafından öldürüldüğü aktarılır.В японской версии он был убит.
Buna inanmayan o topluluktan değildir." sözleriyle aktarır.Если же впадающий в запретное не узнал о запрещении этого, то он в действительности неверующий».
Ben de kendi görüşümü aktarmak istedim.Определился и я, объяснив свою позицию.
PDF, QuickTime, JPEG, TIFF, PNG, HTML (JPEG görüntüleri ile) ve PowerPoint'e aktarma.Экспорт в форматы PDF, QuickTime, JPEG, TIFF, PNG, HTML (с изображениями JPEG) и PowerPoint.
Mahalledeki kaynaklar neden bu adın verildiği konusunda bir bilgi aktaramamışlardır.Нет информации о том, почему остров получил такое название.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.Не пуглива и подпускает к себе человека на достаточно близкое расстояние.
Kalıtsal olarak otozomal resesif aktarılır.Формально завещание Сторна может быть опротестовано.
Mütevatir haber büyük bir kalabalığın başka bir kalabalığa aktardığı haberdir (dedikodu).Учение о бытии, однако, развивается путём опосредования одних категорий другими.
Cevap bir erkek veya kadın kahin tarafından mırıltılar halinde aktarılır.Самка или самец забирает икру в рот.
Wi-Fi Direkt üzerinden 1080p video ve 5+1 Surround ses aktarımını mümkün kılar.Позволяет воспроизводить 1080p HD-видео и 5.1 объёмный звук на совместимых мониторах.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.لكنها أظهرت له أولًا أين أخطأ ومن ثم أوضحت تفسيرها للأمر.
Ben sana sözlerimi aktardım.فلهذا حفظتُ كلامك.
Seyahatini kaleme alarak gelecek nesillere aktardı.من خلال التحفيظ، انتقلت إلى أجيال عديدة.
Buna rağmen döneminin tarihçileri tarafından gündeme getirilmeyen çok sayıda olayla ilgili bilgi aktarır.هذا حتى لا يأخذ في الاعتبار مقدار النساء اللواتي ما زلن لا يبلغن عن قصصهن.
Çöl Gezegeni Dune, David Lynch tarafından 1984 yılında sinemaya da aktarılmıştır.O filme, Duna, foi dirigido por David Lynch em 1984.
Daha sonra Luftstreitkräfte'ye aktarıldı ve bir hava gözlemci olarak eğitildi.Mais tarde, ele entrou na Força Aérea e foi treinado como um técnico em radares.
Çoğu protein hücre sinyallemesi ve sinyal aktarımı süreçlerinde yer alırlar.Muitas das proteínas estão envolvidas nos processos de sinalização celular e transdução de sinal.
Ekipman arızaları nedeniyle, kuplaj ve aktarım yapılamadı.Devido a falhas no equipamento, o engate e a transferência não puderam ser feitas.
Madan bu düşünceyi, Professor Herbert Hall Turner'e aktardı.Madan passou o nome ao professor Herbert Hall Turner, que telegrafou para seus colegas nos Estados Unidos.
Bu da daha gerçeğe yakın görüntülerin filme aktarılması demekti.Isso foi feito para dar ao filme um olhar mais real.
Elde edilen gelir, Amy Winehouse Vakfı'na aktarıldı.Imagino que ela existe desde a época da Amy Winehouse.
Ağır hasar gören Kazakistan, 5 bin kişilik yolcusundan 2.300'ünü başka bir gemiye aktardı.Koburger também destacada que outras fontes fiáveis citam um total de 3.300 pessoas a bordo.
Polipropilen karbonları ayrıca laboratuvarlarda arıtılmış suyu aktarmak için kullanılır.Amostras de tecidos também serão enviadas para laboratórios no exterior.
1950 yılında ilk senaryosu So Young So Bad filme aktarılmış aktör Paul Henreid ile başrolde oynamıştır.In 1950 schreef ze haar eerste filmscenario voor So Young So Bad met Paul Henreid in de hoofdrol.
Onun buluşlarıyla ilgili birincil kayıtlar sonraki yazarların bize aktardıklarıdır.We zijn daarom aangewezen op hetgeen latere schrijvers over hem berichten.
Savaşa dair anılarını daha sonra Katalonya'ya Selam adlı eserinde aktaracaktır.Zijn ervaringen gedurende die strijd stelde hij te boek in Saluut aan Catalonië.
PDF, QuickTime, JPEG, TIFF, PNG, HTML (JPEG görüntüleri ile) ve PowerPoint'e aktarma.Exporteren naar PDF, QuickTime, Flash, JPEG, TIFF, PNG, HTML (met JPEG-afbeeldingen) en PowerPoint.
Kirazlı istasyonunda M1B işletmesine aktarma yapılabilir.Bij Kirazlı is er een overstap mogelijk op M1B.
Bir LiCl eriyik ile temas ettirilerek) aktarılır.40), wordt direct geïntroduceerd.
Japon senaryosunda Sovyetler tarafından öldürüldüğü aktarılır.In Japanse kranten werd destijds echter gesuggereerd dat hij was vermoord door Japanse spionnen.
Patricia Highsmith'in romanından uyarlanarak sinemaya aktarılmıştır.Inspiratie vond hij in een roman van Patricia Highsmith.
Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.Het terugfokken van het oerrund was evenwel vanaf het begin een wetenschappelijk omstreden zaak.
1312'de Clemens'in onayıyla tarikatı dağıtıp mallarını Hospitallier tarikatına aktardı.Toen paus Clemens V deze orde in 1312 afschafte, gingen haar bezittingen over aan de hospitaalridders.
Titus Livius hikâyeyi biraz daha farklı bir şekilde aktarır.Diogenes Laërtius geeft andere verhalen.
1901 yılında, 21 yaşındayken, Prusya Askeri Akademisine (Preussische Kriegsakademie) aktarıldı.W roku 1901, w wieku 21 lat, przeniósł się do Akademii Wojennej (Kriegsakademie).
Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa'ya aktarılmıştır.Wchodziła w skład Dalriady (miejsce pochówku jej królów).
Aynı zamanda TGRT Haber spikeri olarak gelişen olayları aktarmıştır.Trevor zamieszczał tam też informacje o tym, jak zespół się rozwija.
Bu mesaj ile hangi bilgiler aktarılmak istenmektedir.Dlaczego chcemy przekazać daną informację?
Benzer şekilde, eğer hava sürtünmesi varsa, cisimlerin momentumu havaya aktarılır.O ile nie jest podane inaczej termin pogoda jest rozumiany jako pogoda na Ziemi.
Yüklerini ana taşıyıcı kirişlere aktarırlar.Ich kość łonowa kieruje się dogłowowo (do przodu).
İlerleyen bölümlerde mahkûmların yaşadıkları aktarıldı.Chorych więźniów ostrzegała o nadchodzących selekcjach.
Arkadaşı M. Ali Eren olayı aktarmaktadır.Alan E. Musgrave problem ten ujmuje następująco.
Başka bir yere aktarılamaz."Droga do nikąd.
5 Mart - Sovyet Rusya'nın başkenti Petrograd'dan Moskova'ya aktarıldı.5 mars – Ryssland flyttar sin huvudstad från Petrograd till Moskva.
Almatı'dan Çin'deki Urumçi'ye aktarmalı hat trenleri bulunmaktadır.From Almaty connecting trains are provided to Urumchi in China.
Stjepan Gabriel Meštrović şunları aktardı:Stjepan Gabriel Meštrović comments that:
Construc Classic, DirectX'e bağlı olması nedeniyle yalnızca .exe dosyalarını dışa aktarabilir.Construct Classic can only export to .exe files, due to its reliance on DirectX.
Dışkılama, Triatominlerin T. cruzi aktarım döngüsünün merkezinde yer alır.Defecation is central to the T. cruzi transmission cycle of Triatomines.
Fizikte, güç birimi zamana bağlı olarak aktarılan ya da dönüştürülen enerji miktarıdır.In physics, power is the amount of energy transferred or converted per unit time.
Nowetske, Doniger'in "psikanalitik teori"yi kullandığını şu şekilde aktarır:Novetzke cites Doniger's use of "psychoanalytical theory" as