Jaime, kardeşine Arryn'in ölmeden önce birilerine bu bilgileri aktarmadığına dair güvence verir.Jaime assures his sister that if Arryn had spoken to anyone, they would already have been executed.
Nuri Dersimi, Türk hava birimlerin zehirli gaz bombasını attığını aktardı.Nuri Dersimi claimed that the Turkish air force bombed the district with poisonous gas in 1938.
Filtrelerin bazıları MPlayer ve Avisynth'ten aktarılmıştır.Some of the filters were ported from MPlayer and Avisynth.
Askeri harcamalarda yapılacak kısıtlamayla sağlanacak kaynaklar sivil ekonomiye aktarılabilincekti.He said money saved on education spending could instead be spent on the people's economy.
Çıktı İslenmis bilgiyi, insanlara veya kullanıcıya aktarmaktır.Accordingly, they are attributed to the human operator, or user.
Dahası, Tanrı yaratma gücünü insana aktarmış da değildir.God gave humans the ability to reason.
Ayrıca Trump'ın Beyaz Saray'daki günlük tavır ve davranışları aktarıldı.They will be totally reliable and responsive ot the Trump White House.
Bazı yerleşim yerlerinde yeni nesilin artık Kürtçe'yi hiç konuşmadığı aktarılmaktadır.It is said that the new generation of Kurdish people in some settlements no longer speak Kurdish.
Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri isimli kitabından aktarımlar da bu kitapta yer alır.They regarded the Old Testament as written by Satan except for a few books which they accepted.
Bu efsaneler nesilden nesle aktarılmıştır.It turns out that they are tricked by the message.
Daha sonra Luftstreitkräfte'ye aktarıldı ve bir hava gözlemci olarak eğitildi.Later, he was transferred into the air force and flew as an observation aircraft pilot.
Sosyal paylaşım sitelerine cep telefonları görüntüleri aktarma popülerlik kazanmaktadır.Transferring images from cell phones to social networking sites is gaining popularity.
Tarihi akış gerçekçi bir şekilde oyuna aktarılmıştır.Driving physics are realistically modeled in the game.
Film altı bölüm halinde konuları aktarır.The film is divided into 6 chapters.
Her ikisi de birer yıl ara ile sinemaya aktarıldılar (1967 ve 1968).The six artists showed there together twice more (1967 and 1968).
Titus Livius hikâyeyi biraz daha farklı bir şekilde aktarır.Thucydides reports a slightly different story.
Daha sonraki olayları ise kendi duyduğu ve gördüğü şekilde aktardığı anlaşılmaktadır.But some things he wrote according to what he himself heard or saw.
Yalnızca ek bir veri aktarımı olarak değerlendirilir.It is merely treated as an additional data transfer.
Bu durum bir ikizin kanının diğer ikize aktarıldığı anlamına geliyor.This condition means that blood from one twin is being diverted into the other twin.
Verici ve aktarıcı arsasında başlıca farklar şu şekilde gösterilebilir.As such its use in gifted and talented identification at this point is questionable.
Dolaylı Anlatım; Herhangi bir konuda başkasından öğrendimiz bir haberi başkasına aktarmamıza denir.So heart be still: What need our little life Our human life to know, If God hath comprehension?
Büyük ölçüde birinci tekil kişinin anıları olarak aktarılır.My testimony A first-person report of some kind.
Daha sonra ustadan çırağa aktarılmaya başlandı.He was then immediately turned over to the SCSL.
Bu bilgiyi bugüne kadar gelmiş olan taş kitabesi bize aktarmaktadır.Das Buch hat der alte Mann mir heute gegeben.
II.Meşrutiyet sonrasında esas olarak batı kaynaklarını aktarmak temelinde sürmüştür.Academy of Management, primarily by bridging the East-West divide.
Daha sonra iyonlar manyetik veya elektrik alandan kütle analizörüne aktarılır.The ions are then transported by magnetic or electric fields to the mass analyzer.
Ruh Tanrı tarafından yaratılır ve döllenmeyle yeni oluşan bedene aktarılır.What happened is that God was incarnated and took up a body like ours.
Saat sinyali devre içeirisindeki her bir flipo flopa aktarılmak zorundadrı.The clock signal must be distributed to every flip-flop in the circuit.
Kendinden önceki yazarlardan aktardığı alıntıların günümüze kalmasını sağladığı için çok değerlidir.She had been a little bit afraid to hear what her previous hosts had to say.
Sola Bakan ve Çıkrıklı Dokumacı tablosunda Van Gogh çalışan yoksullar hakkındaki hislerini aktarır.In Weaver Facing Left with Spinning Wheel, Van Gogh conveys his feelings for the working poor.
1. Baltık Cephesi'ne ise 3. Muhafız Mekanize Kolordusu aktarıldı.In exchange, 1st Baltic Front received the 3rd Guards Mechanized Corps.
Genlerdeki genetik bilginin aktarılması baz eşleşmesi ile gerçekleşir.Transmission of genetic information in genes is achieved via complementary base pairing.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Future installments are well worth waiting for."
Şifreli mesaj daha sonra hedefine aktarılır.The message is then carried to the final destination.
Sürüm 2.0'da, kullanıcı örnekleri oluşturmak için ses dosyalarını içe aktarabilir.In Version 2.0, the user can import audio files to create samples.
Virüsler, diğer türlere gen aktarabilirler.Viruses can transfer genes between species.
PDF, QuickTime, JPEG, TIFF, PNG, HTML (JPEG görüntüleri ile) ve PowerPoint'e aktarma.Exports to PDF, QuickTime, JPEG, TIFF, PNG, HTML (with JPEG images) and PowerPoint.
Mart 2008 sonuna kadar bütün kargo işlemlerinin Cebel Ali Limanı'na aktarılması kararlaştırıldı.Until the end of March the whole Ruhr area was taken.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.By brushing against each one, you can impart some of your own energy to it.
İlk kat aktarma katı olarak adlandırılıyor.The first part is known as the Certificate Level.
Aktarım modlarını(örneğin: simplex, half duplex, full duplex) tanımlar.A transmission may be simplex, half-duplex, or full-duplex.
Elde edilen gelir, Amy Winehouse Vakfı'na aktarıldı.All proceeds of single went to The Amy Winehouse Foundation.
Amacı, öncelikli olarak öğretilerin sözlü aktarımında yanlışların yaşanmamasını sağlamaktır.Finally, it allows for judges to teach when not on active duty.
Çoğu protein hücre sinyallemesi ve sinyal aktarımı süreçlerinde yer alırlar.Many proteins are involved in the process of cell signaling and signal transduction.
Aktarım sırasında değişime de uğrayabilir.This may change during unloading.
Öğretmenliği Dereköy’e aktarılır.This includes teaching with OneNote.
1832 yılına kadar başkenti Portland kenti iken, bu tarihte başkent Augusta kentine aktarılmıştır.1832 State capital moves from Portland to Augusta.
Eserde hem dönemde uygulanan teknikler hem de kadim dönemden aktarılan bilgiler yer almaktadır.There is information on the ores extracted and there technical usage.
4x100 metre koşularında sopa değiştirmeye "kör aktarım" denir."3740 metrlik zirvəyə "Cümhuriyyətin 100 illik zirvəsi" adı verildi".
Bu dönemdeki siyasi olayları kendi süzgecinden geçirerek okuyucularına aktarır.They tell the reader what they went through during those politically turbulent times.
Genellikle, karmaşık bir geçmişi teşvik eden bir sanat eserini aktarmak için kolaj kullanır.Commonly, she uses collage to convey a body of art that incites a complicated history.
70 mm film formatında çekilip dijital ortama aktarılmıştır.It was shot in 70 mm format and output to digital format.
Her ne zaman EM ışınları yayılır ve daha sonra soğurulursa sıcaklık aktarılmış olur.Whenever EM radiation is emitted and then absorbed, heat is transferred.
Anterograd Amnezi, yeni hatıraların (olayların) uzun süreli hafızaya aktarılamadığı amnezi tipidir.Amnesia pills to cause someone to forget recent memories.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Digital satellite services have existed since 1998.
Bir film ki tavşan kadar hızlı aktarılıyor ama kaplumbağa kadar yavaş bitiyor" diye yazdı.A film that took off like a hare on speed ends like a winded tortoise."
Bunun üzerine virüsler de öldürülerek doku aktarılmış ve denek yine hastalanmıştır.Han Hao reprimanded them sternly and had them all executed.
Bu üç ayrı sürgün Yeremya kitabında aktarılmıştır.These are listed in three separate schedules to the bill.
Ninova'ya karşı kehanetsi kelimeler hikâyenin içinde aktarılır.The actual prophetic word against Nineveh is given only in passing through the narrative.
El Cezire'den bir görgü tanığı,tüm yaştan erkek,kadın ve çocukların orada olduğunu aktardı.An eyewitness told Al Jazeera that people of all ages and both genders were present.