Ana içeriğe geç
Sözlük

aksine ile cümle

aksine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yani, bu muhtemelen düşünülenin aksine bir fikir, öyleyse, tekrar ediyorum, hadi bunu akıllara yerleştirelim.זה כנראה רעיון קצת מנוגד לאינטואיציה, אז אומר זאת שוב, תנו לזה להכנס לכם לראש.
Yani, bu muhtemelen düşünülenin aksine bir fikir, öyleyse, tekrar ediyorum, hadi bunu akıllara yerleştirelim.إذا، قد تكون هذه الفكرة غير منطقية بعض الشيء، لذا، سأقولها مجددا، علَّها تثبت.
Yani, bu muhtemelen düşünülenin aksine bir fikir, öyleyse, tekrar ediyorum, hadi bunu akıllara yerleştirelim.ちゃんと頭に入るよう もう一度繰り返します 私たちが飢餓や
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Also gibt es entgegen der landläufigen Meinung keinen Interessenkonflikt zwischen Empirie und Werten.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Aşadar, contrar părerii generale nu există un conflict între empirism şi valori.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Így, a közhiedelemmel ellentétben, nincs érdekütközés a tapasztalatiság és az értékek között.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.I motsats till den allmänna uppfattningen finns det ingen konflikt mellan empirism och etik.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.In tegenstelling tot wat wordt aangenomen is er geen belangenconflict tussen empirisch onderzoek en waarden.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Jadi, berlawanan dengan kepercayaan umum, tidak ada konflik kepentingan antara empirisme dan nilai.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.일반적인 생각과는 반대로 '경험론'과 '가치' 사이에는 이해상충관계가 없습니다.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Por isso, contrariamente à crença popular, não há um conflito de interesses entre o empirismo e os valores.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Quindi, contrariamente alla credenza popolare, non vi è un conflitto di interessi tra empirismo e valori.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Takže naopak k populární víře že neexistuje rozpor mezi zájmy empirismu a hodnotami.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.И така, обратно на разпространеното схващане, няма конфликт на интереси между емпиризъм и ценности.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.Получается, что вопреки сложившемуся мнению, нет никакого конфликта интересов между эмпиризмом и ценностями.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.אז, בניגוד לאמונה הרווחת, אין ניגוד אינטרסים בין אמפיריות וערכים.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.هكذا، وخلافاً للإعتقاد السائد لا يوجد هناك تضارب في المصالح ما بين الأبحاث التجريبية والقيم
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.調査結果と日常生活での実情は相反しません。 インターバル・リサーチ社はそれが真実であることを
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.Egy élő, lélegző képregénysorozat, de Pókemberrel és a Vasemberrel ellentétben ők tényleg képesek minderre.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.살아 숨 쉬는 영웅 만화 주인공들처럼, 그러나 스파이더맨이나 아이언맨과는 달리 이 친구들은 현실에서 실제로 할 수 있습니다.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.Như một bộ truyện tranh sống động, nhưng khác với người nhện và người sắt, họ thực sự có khả năng phi thường.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.O serie vie de benzi desenate, dar spre deosebire de Spiderman și Iron Man acești băieți pot chiar să o facă.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.Una serie de cómic viviente pero, a diferencia del Hombre Araña o Iron Man, estos hombres sí pueden hacerlo.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.Це жива, дихаюча книга коміксів, яка на відміну від Людини-павука чи Айронмена, зображає справжніх героїв.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.Это как живые комиксы, но в отличие от Человека-паука и Айрон-мэна наши ребята могут изменить мир.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.סיפור קומיקס חי ונושם, אך בניגוד לספיידרמן ואיירון-מן, החבר'ה האלה באמת עושים זאת.
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.سلسلة كتاب هزلي حية تتنفس ولكن على عكس الرجل العنكبوت والرجل الحديدي ، هؤلاء الرجال في الواقع يقومون به
Yaşayan bir çizgi roman serisi, ama Örümcek Adam ve Demir Adam'ın aksine bu çocuklar gerçekten yapabiliyorlar.でもスパイダーマンやアイアンマンなんかとは違います 彼らは実在するんです 今日はそのうちの何人かをご覧いただきます
Yerli gerillaların aksine, İspanyolca konuştu.Narozdíl od domorodých partyzánů mluvil španělsky.
Yunan kadınlarının aksine,A diferencia de las mujeres griegas,
Yunan kadınlarının aksine,A differenza delle donne in Grecia,
Yunan kadınlarının aksine,Contrairement aux femmes en Grèce,
Yunan kadınlarının aksine,그리스 여자들과는 달리,
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Anders als griechische Frauen gehen römische Frauen auch mal aus dem Haus und in die Stadt.
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Anders dan Griekse vrouwen, kwamen Romeinse vrouwen buiten en liepen door de stad.
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Ao contrário das mulheres na Grécia, as romanas saíam de casa e passeavam pela cidade.
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Inaczej niż w Grecji, rzymskie kobiety wychodzą z domu i poruszają się po mieście.
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Không giống như phụ nữ Hy Lạp, phụ nữ La Mã ra khỏi nhà, và đi bất kì đâu trong thành phố.
Yunan kadınlarının aksine, Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.В отличие от гречанок, римлянки могли выходить из дома и гулять по городу.
Yunan kadınlarının aksine,בניגוד לנשים ביוון,
Yunan kadınlarının aksine,ローマの女性は家から出て
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Este acolo 100 la sută, dar nu comandă, nu spune ce trebuie făcut. Mai degrabă se bucură de sunet.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Jest tam w stu procentach, ale nie rozkazuje, nie mówi, co robić. Raczej, cieszy się tym, co robi solista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Je tam na 100 procent, ale neřídí, neříká co má kdo dělat. Spíš si užívá, co právě tvoří sólista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.명령하지도 않고 할 일을 알려주지도 않아요. 그저 음악을 즐길 뿐입니다.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Он вовлечен на все сто процентов, но он не указывает, что делать. Он просто наслаждается игрой солиста.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.אבל הוא לא פוקד, הוא לא אומר להם מה לעשות. אלא הוא נהנה מהנגינה של הסולן.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.ولكن لا يقوم بالتحكم. لا يقول ما يجب فعله ولكنه يستمتع بما يقوم به العازف
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.どうしろと指示をしていません むしろソリストの演奏を楽しんでいます (演奏)
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.A diferencia de muchos otros, ha llegado a la edad adulta.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Ao contrário de muitos outros, ele tinha sobrevivido para se tornar um adulto.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Contrairement à beaucoup d'autres, il a survécu jusqu'à l'âge adulte.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Diversamente da molti altri, è sopravvissuto ed è diventato un adulto.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.In tegenstelling tot veel anderen wordt hij een volwassen man.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Không giống như nhiều đứa trẻ khác, cậu đã sống sót để trở thành một chàng thanh niên.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Spre deosebire de mulţi alţii el a supravieţuit şi a devenit adult.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Tak seperti kebanyakan orang, ia berhasil menjadi dewasa.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.W przeciwieństwie do wielu innych dożył wieku dorosłego.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Σε αντίθεση με πολλούς άλλους, επέζησε μέχρι να γίνει ενήλικας.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.В отличие от многих других он выжил и стал взрослым.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod