Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.A diferencia de un paramecio, los humanos tenemos más posibilidades de elección.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.A differenza del paramecio, l'uomo ha più possibilità di scelta.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.A l'inverse d'une paramécie, les humains ont plus de choix.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.A papucsállatkával szemben az embernek több lehetősége van.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Im Gegensatz zu einem Pantoffeltierchen, haben Menschen mehr Auswahl.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Till skillnad från toffeldjuret så har människor ett val.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.W przeciwieństwie do Pantofelka, ludzie mają większy wybór.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Σε αντίθεση με ένα paramecium, οι άνθρωποι έχουν περισσότερες επιλογές.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.В отличие от Инфузорий, люди имеют более широкий выбор.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.За разлика от чехълчето, хората имат по-голям избор.
Tıpkı Sir Thomas gibi, siz de bu makineye sahipsiniz. Sir Thomas'ın aksine, o makineyi bilmiyorsunuz.Precis som Sir Thomas, har ni den här maskinen, i motsats till Sir Thomas, verkar ni inte veta om det.
Tıpkı Sir Thomas gibi, siz de bu makineye sahipsiniz. Sir Thomas'ın aksine, o makineyi bilmiyorsunuz.Tout comme Sir Thomas, nous possédons cet engin. mais nous ne semblons pas le réaliser.
Tıpkı Sir Thomas gibi, siz de bu makineye sahipsiniz. Sir Thomas'ın aksine, o makineyi bilmiyorsunuz.Също като сър Томас и вие имате тази машина, но за разлика от него, не знаете за нея.
Tıpkı Sir Thomas gibi, siz de bu makineye sahipsiniz. Sir Thomas'ın aksine, o makineyi bilmiyorsunuz.Як і сер Томас, ви маєте цю машину. на відміну від сера Томаса, ви про це навряд чи знаєте.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Brzmiało to tak, w przeciwieństwie do Indii, i nic nowego raczej ją pociąga.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Det hele lød så i modsætning til Indien, og noget nyt i stedet tiltrak hende.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Det lät allt så till skillnad från Indien, och något nytt i stället lockade henne.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Es klang alles so ganz anders als Indien, und nichts Neues sondern lockte sie.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Het klonk allemaal zo anders dan India, en alles wat nieuw nogal trok haar.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Kaikki kuulosti niin toisin kuin Intiassa, ja mitään uutta vaan herätti hänet.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.그건 정말 인도와는 달리 소리, 그리고 어떤 새로운 오히려 그녀를 끌었다.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Minden hangzott annyira nem India, és semmi újat nem vonzotta őt.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Sembrava tutto così diverso da India, e nulla di nuovo lei piuttosto attratto.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Semuanya terdengar begitu seperti India, dan sesuatu yang baru agak tertarik padanya.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Tất cả có vẻ như vậy không giống như Ấn Độ, và bất cứ điều gì mới chứ không phải thu hút của cô.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Todo sonaba tan diferente a la India, y nada nuevo y no le atraía.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Totul părea atât, spre deosebire de India, şi nimic nou nu sa atras.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Tout semblait si différent de l'Inde, et quelque chose de nouveau plutôt l'attirait.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Tudo parecia tão diferente da Índia, e nada de novo e não a atraiu.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Všechno to zní tak, na rozdíl od Indie, a nic nového, spíše ji přitahovalo.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Vse se je bila tako za razliko od Indije, in nič novega, precej jo privlači.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Všetko to znie tak, na rozdiel od Indie, a nič nové, skôr ju priťahovalo.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Όλα ακουγόταν τόσο σε αντίθεση με την Ινδία, και οτιδήποτε νέο προσέλκυσε της μάλλον.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Все це звучало так на відміну від Індії, і нічого нового, навпаки, залучали її.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Все это звучало так в отличие от Индии, и ничего нового, наоборот, привлекали ее.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.Всичко звучеше така за разлика от Индия, и нищо ново, а я привлича.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.זה נשמע כל כך דומה בהודו, שום דבר חדש ולא נמשך אליה.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.كل شيء بدا ذلك على عكس الهند ، واجتذب أي شيء جديد بدلا عنها.
Tüm Hindistan aksine geliyordu ve yeni bir şey yerine onu çekti.しかし、彼女は彼女が興味を持っているかのように見えるするつもりはなかった。
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineAl contrario de la teoría del choque de civilizaciones,
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksine Araplar Batılı özgürlüğü hor görmediler, onu arzu ettiler.Contrar teoriei conflictului dintre civilizaţii, arabii nu dispreţuiau libertăţile vestului, ci le doreau.
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksine Araplar Batılı özgürlüğü hor görmediler, onu arzu ettiler.Вопреки теории Столкновения Цивилизаций, арабы не презирали западную либеральность, они жаждали её.
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksine Araplar Batılı özgürlüğü hor görmediler, onu arzu ettiler.Противно на теорията за сблъсъка на цивилизациите, арабите не презираха Западната свобода, те я желаеха.
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineContrairement à la théorie du choc des civilisations,
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksine아랍인들은 문명의 충돌 때문에 서방국가의
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineV rozporu s teorií střetu civilizací
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineWbrew temu, co mówi teoria zderzenia cywilizacji,
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineבניגוד לתיאוריה על התנגשות המעצמות
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineخلافا لنظرية صدام الحضارات،
Uygarlıkların çatışması teorisinin aksineアラブ人は西側の自由を軽蔑しませんでした
Varlığından bihaber olduğum yerleşik orta sınıf banliyölerinin aksine그 때는 중산층이 뭔지 몰랐는데 안락하게 생활하는 그들과 달리
Varlığından bihaber olduğum yerleşik orta sınıf banliyölerinin aksineשלא כמו הפרברים המבוססים של המעמד הבינוני, שעל קיומם לא ידעתי דבר,
Varlığından bihaber olduğum yerleşik orta sınıf banliyölerinin aksineلا تُشابه ضواحي الطبقة المتوسطة والتي كنت غافلة عن وجوده
Varlığından bihaber olduğum yerleşik orta sınıf banliyölerinin aksine中流の暮らす落ち着いた郊外とは異質で 何であれ保障されることは考られない地域でした
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.En dit contrast in ervaring zorgt voor de rilling en je kippenvel.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Et ce contraste dans l'expérience provoquerait les frissons et la chair de poule.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Ez az élmény okozza a libabőrt, és hogy kiráz a hideg.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Iar acest contrast provoacă fiorii și pielea de găină.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.전율과 닭살을 일으킵니다. 다른 이론도 있습니다.
Ve aksine, bu ürpermenize ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur.Κι αυτές οι αντιφατικές εμπειρίες προκαλούν το ρίγος και την ανατριχίλα.