Yaşlı ve aksi bir adamdır.Echt waar, hij is een lieve oude man.
Çin yıldız anasonunun aksine meyveleri oldukça zehirlidir ve yenilmez.In tegenstelling tot andere knaagdieren, is de chinchilla geen graan- of zaadeter.
Aksine savaşın yıkıcılığını konu edinmişti.Het doorstond de oorlogsverwoestingen.
Commando başrolde Arnold Schwarzenegger'in yer aldığı 1985 ABD yapımı aksiyon filmi.Commando uit 1985 is een Amerikaanse actiefilm met in de hoofdrol Arnold Schwarzenegger.
Aksiyon - komedi türündeki Mr. & Mrs. Smith, Jolie'nin 2005'te oynadığı tek filmdir.De uitspraak verwijst naar de film Mr. & Mrs. Smith (2005), waarin Jolie ook speelde.
Ama aksilikler onun peşini bir türlü bırakmaz.Zijn verleden blijft hem echter achtervolgen.
Jack Reacher: Asla Geri Dönme (orijinal hali: Jack Reacher: Never Go Back) Amerikan aksiyon gerilim filmi.Jack Reacher: Never Go Back is een Amerikaanse actie-misdaadfilm uit 2016 onder regie van Edward Zwick.
O, o zamanda inanılan aksine gezegenlerin Dünya’nın çevresinde değil Güneş’in çevresinde döndüğünü söyledi.Daarom stelde hij voor dat beide rondom de zon draaien in plaats van om de aarde.
Aksi takdirde de büyük bir isyan çıkabilirdi.Zonder deze ingreep had een grote stroomstoring kunnen ontstaan.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Eenmaal daar blijken de pinguïns hier niet te zijn.
Assassin's Creed, aynı adlı video oyunu serisinden uyarlanan 2016 Amerikan yapımı aksiyon-macera filmi.Assassin's Creed is een actie-avonturenfilm uit 2016, gebaseerd op de gelijknamige computerspelserie.
UMP grubunun karşı oylarının aksine eşcinsel evliliği serbest bırakan kanuna çekimser oy kullandı.Voordat er werd gestemd was de SPD al uitgesproken voor het homohuwelijk.
Aksi çok saçma olurdu."Het was een absurde situatie.’
Ancak kabaca paralel olan uzun aksisleri ile uzun mesafeli bir düzen oluşturmak için kendilerini ayarlarlar.Het is een eenlinggolf, die over lange afstand zijn vorm behoudt.
Şimdi bunun aksini kanıtlayalım.We zullen dat nu aantonen.
Brooklyn Nine-Nine aksiyon komedi tarzında bir Amerikalı televizyon dizisidir.Brooklyn Nine-Nine is een Amerikaanse televisieserie uit 2013.
Sudden Impact, Yönetmenliği ve yapımcılığı Clint Eastwood'un üstlendiği 1983 ABD aksiyon filmi.Sudden Impact is een Amerikaanse actiefilm uit 1983 onder regie van Clint Eastwood.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Aksi belirtilmedikçe, bilgiler markanın web sitesinden alınmıştır.Tenzij anders aangeduid, is de informatie in dit artikel hierop gebaseerd.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Zo niet, dan zouden ze voorgoed verdwijnen.
Kara kaplumbağaları, diğer kaplumbağaların aksine su kenarlarında yaşamazlar.Lederschildpadden hebben, in tegenstelling tot zeeschildpadden, geen restanten van klauwen aan hun zwempoten.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Belirli bir özelliği olmalı, aksi takdirde her şey birbirine girer.Er moet maar één persoon de leiding hebben, anders gaat het niet goed.
Aksi takdirde t değeri 0 olur.Voor het getal 0 heeft sgn de waarde 0.
Uzaklara ya da boşluğa bakan adamların aksine kadın, diğer iki figürle iletişim hâlindedir.Door onderlinge huwelijken en leningen of anderszins konden (delen van) waardelen overgaan naar anderen.
Aksi takdirde, çekirdek var olamaz.Tenzij er ruilwaar is natuurlijk.
Axmann, iki arkadaşının aksine yalnız gitmeye karar verdi.Voss ging in zijn eentje de confrontatie met zijn zes tegenstanders aan.
Sami'nin aksine saftır.Max is extreem bezitterig ten opzichte van Sam.
Hurûfi akımı bir sıra eylemle başkentteki sosyal barışa aksi etkiler yapmıştı.De Haagse Dierentuin kreeg zo onbedoeld een extra sociaal nut voor de Haagse samenleving.
Bilinenin aksine doğal gaz insan için zehirleyici bir gaz değildir.Voor de mens is de stof niet toxisch.
Aksi belirtilmediği sürece tüm şarkılar David Bowie, Reeves Gabrels ve Mark Plati tarafından bestelenmiştir.Alle muziek gecomponeerd door Bowie, Reeves Gabrels en Mark Plati, tenzij anders aangegeven.
Miyelinlidir ve yaklaşık 25 µm uzunluğuna sahiptir ve aksiyon potansiyel başlatma işlevlerini gerçekleştirir.Het Ísafjarðardjúp heeft een lengte van ongeveer 75 kilometer en begint als voortzetting van de Ísafjörður.
Aksi halde kalbe yüklenen iş daha da artacağı için durumu daha da kötüye götürür.Indien het probleem van fysieke aard is, maakt u het hierdoor alleen maar erger.
NHL diğer ülkelerdeki buz hokeyi liglerinin aksine oynanan maçlarda beraberlik ihtimali yoktur.Media afspelen De spelregels voor ijshockey zijn niet overal hetzelfde.
Facebook, YouTube ve Google'ın aksine Twitter, ilgili içeriğin kaldırılması yönündeki talebi kabul etmedi.Ze had eerst bij YouTube en Google gevraagd om verwijdering van het filmpje.
Öklid'in beş aksiyomu şunlardır: İki noktadan bir ve yalnız bir doğru geçer.Deze vijf postulaten zijn: Twee punten kunnen verbonden worden door een rechte lijn.
Kocayemişin aksine meyveleri daha tatsız, lezzetsizdir.In tegenstelling tot hennep is de bies reuk- en smaakloos.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.In een actiethriller ligt de nadruk op gevechten, achtervolgingen, explosies en stuntwerk.
Komşusu Matainaka'nın aksine tek bir girişi olan bir mağaradır.Het compacte kasteel heeft in tegenstelling tot een vierhoekig kasteel maar een kleine binnenplaatst.
Aksi halde, turşu ya yenemeyecek kadar tuzlu ya da az tuzlu olur.Daarom mogen sommige mensen geen of weinig zout gebruiken.
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.Znamieniem kłamcy jest jego hojność w przysięganiu bez wymagania przysięgi.
Onların tamamen aksine.Jest wręcz odwrotnie.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.W odróżnieniu od bibliotek publicznych, rzadko zezwalają na pożyczanie książek obywatelom kraju.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Szukam najbardziej szalonych, chorych, popieprzonych ludzi, z którymi mogę współpracować.
Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır.(Owa) Takość jest poza wszelkimi podziałami.
Dört kardeş, John Singleton tarafından yönetilen 2005 yapımı aksiyon filmi.Four Brothers) – film z 2005 roku w reżyserii Johna Singletona.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Silnie wierzy w swe przekonania.
Öncekilerin aksine, ayrı olarak satılmadı.W rezultacie nie był sprzedawany indywidualnie.
Aksi belirtilmedikçe, bölümler yaklaşık 25 dakika sürmüştür.O ile w tabelach nie podano inaczej, odcinki trwały 25 minut.
Önceki yılların aksine, bu törende sunucu bulunmamaktadır.Zostały one uszeregowane według roku (od pierwszego startu do ostatniego).
Film yönetmenin aksine müzik yaparken beynimin farklı bir tarafını kullanıyorum.Pracując nad muzyką używam zupełnie innej części mózgu, niż tworząc film.
Aksi halde çok yanlış sonuçlar çıkabilir.Może to prowadzić do zupełnie błędnych wniosków.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nie doznają oni cierpienia, lecz nieustannie towarzyszy im uczucie tęsknoty.
Ferb'ün aksine çok konuşur ve hareketlidir.W przeciwieństwie do Ferba, jest bardzo gadatliwy.
Brezilya, ABD'nin aksine CD/DVD formatını tercih ederken, ABD DVD/CD formatını tercih etmiştir.W przeciwieństwie do edycji amerykańskiej w Brazylii wydano wersję w formacie DVD/CD, zamiast CD/DVD.
Ancak o bilinenin aksine öyle değildi.Było więc odwrotnie, niż obecnie.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.Polscy biskupi na prośbę papieża nie stawili się przed nim.
Taksi 2, Gérard Krawczyk tarafından yönetilen, 2000 yapımı Fransız komedi ve aksiyon filmi.Taxi 2 – francuska komedia filmowa z 2000 roku w reżyserii Gérarda Krawczyka.
Ağabeyi Iggy'nin aksine hiçbir şeyden korkmadığını iddia eder.Mały Iggy boi się cokolwiek zrobić, tak jak i pozostali.
Aksine Aziz Benedikt'in kuralları her manastırın bağımsız olduğunu kabul eder.Każdy klasztor benedyktynek sakramentek jest autonomiczny.