Sanırım bu akşam orada olacağız.I think we're going to be there this evening.
Bil bakalım bu gece akşam yemeğine kim geliyor?Guess who's coming for dinner tonight.
Bu gece akşam yemeğine kim geliyor tahmin et?Guess who's coming for dinner tonight.
Tom akşamleyin ne yapar?What does Tom do in the evening?
Tom'un ağır bir aksanı var.Tom has a heavy accent.
Onun aksanını tam olarak belirleyemiyorum.I can't quite pinpoint his accent.
Ben o aksana yabancıyım.I'm unfamiliar with that accent.
Bu akşam özel bir şey yapmıyor musun?Aren't you doing anything special this evening?
Yarın akşam Tom'un konserine gitmeyecek misin?Aren't you going to go to Tom's concert tomorrow night?
Sen genellikle akşam evde değil misin?Aren't you usually at home in the evening?
Bu gece akşam yemeği için eve gelmiyor musun?Aren't you coming home for dinner tonight?
Akşamları her zaman evde değil misin?Aren't you always at home in the evening?
Akşamleyin her zaman evde değil misin?Aren't you always at home in the evening?
Sen genellikle akşamları evde değil misin?Aren't you usually home in the evenings?
Bu akşam bizimle yemek yemeyecek misin?Aren't you going to eat with us tonight?
Yarın akşam boş değil misin?Aren't you free tomorrow evening?
Akşam yemeği pişirmeyecek misin?Aren't you going to cook supper?
Bu akşam gelmiyor musun?Aren't you coming this evening?
Akşam yemeğine gelmiyor musun?Aren't you coming to dinner?
Senin aksanını seviyorum.I love your accent.
Aksanını seviyorum.I love your accent.
Onun aksanını severim.I love his accent.
Onun aksanını seviyorum.I love her accent.
O aksan çok sevimli.That accent is so adorable.
O aksandan nefret ediyorum.I hate that accent.
Onu bu akşam yapmak istiyorum.I want to do that this evening.
Dün gece Tom akşam yemeği hazırladı.Last night, Tom cooked dinner.
Dün gece Tom akşam yemeği pişirdi.Last night, Tom cooked dinner.
Sami ve Leyla birlikte akşam yemeği yediler.Sami and Layla had dinner together.
Sami ve Leyla birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.Sami and Layla had a nice dinner together.
Tom eve geldiğinde çocuklar akşam yemeği yemeyi bitirmişti.When Tom got home, the children had already finished eating dinner.
Tom bazı arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom has invited some friends over for dinner.
Bu akşam yaptığını asla unutmayacağım.I'll never forget what you did tonight.
Tom, onun için kimin akşam yemeği pişireceğini düşündü?Who did Tom think would cook dinner for him?
Tom, Mary'yi akşam yemeği için evine davet etti.Tom invited Mary over to his place for dinner.
Tom bütün akşam televizyon izliyor.Tom has been watching TV all evening.
Tom, akşam yemeğinden sonra Mary'ye bunu yapmasına yardım edecektir.Tom will help Mary do that after supper.
Sanırım akşam yemeği vakti geldi.I think it's time for dinner.
Bu akşam ne yiyeceksin?What will you eat tonight?
Hayır, ne yazık ki; aksine.No, unfortunately; on the contrary.
Akşam parkta Minda ile tanıştı.In the evening he met Minda in the park.
Benim akşam yemeğim nerede?Where is my dinner?
Peynir sabah altın, öğleden gümüş, akşam kurşundur.Cheese is gold in the morning, silver at noon, and lead in the evening.
O akşamın kursunda dersi üç kez tekrarladım.In the course of that evening I revised the lesson three times.
Yemek masasına doğru yol alın! Akşam yemeği sunuldu.Make your way to the dining table! Dinner is served.
Tom, ödüllü akşam yemeğinde törenlerin efendisi olacak.Tom will be master of ceremonies at the awards dinner.
Tom aksanıyla, çoğu zaman bir Hollandalı sanılıyor; O, aslında bir İngiliz.Tom is, on account of his accent, often taken for a Dutchman; he is in fact an Englishman.
O bütün akşam onunla flört etti.He flirted with her all evening.
O, akşamları genellikle banyo yapar.He usually takes a bath in the evening.
Akşam yemeği için genellikle ne yersin?What do you usually have for dinner?
Akşamları genelde ne yersin?What do you usually have for supper?
Akşam yemeğinde genellikle ne yiyorsun?What do you usually have for supper?
Tom bize lezzetli bir akşam yemeği pişirdi.Tom cooked us a delicious dinner.
Tom akşam yemeğinden sonra televizyon izleyecek.Tom is going to watch TV after dinner.
Tom, Mary'nin akşam yemeği için ne yapmayı planladığını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was planning to make for dinner.
Tom bu akşam şarkı söyleyecek mi?Is Tom going to sing tonight?
Tom akşamı kitap okuyarak geçirdi.Tom spent the evening reading a book.
Yarın akşam nerede olacaksın?Where will you be tomorrow evening?
Tom bu akşam Fransızca çalışabilir.Tom might study French this evening.
Bunu akşam yemeğinden önce yapmalısın.You should do that before dinner.