Bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürüyorum.I'm taking Mary out to dinner tonight.
Tom için akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner for Tom.
Tom'la bir akşam yemeği partisinde tanıştım.I met Tom at a dinner party.
Akşama kadar geri döneceğim.I'll be back by evening.
Akşam yemeğine geliyor musun?Are you coming to dinner?
Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.Tom had a back up plan in case something went wrong.
Dün gece akşam yemeği için ne yediğimi tahmin et. Patlamış mısır.Guess what I ate for dinner last night. Popcorn.
Akşam karanlığında, yirmi dokuz kişilik bir grup o otele geldi.At nightfall, a group of twenty-nine came into that hostelry.
Onlar lüks bir restoranda akşam yemeği için dışarı çıktılar.They went out for dinner at an upscale restaurant.
Neden aksayarak yürüyorsun?Why are you walking with a limp?
Bu akşam İzlanda'dayım. Yarın evde olacağım.I am in Iceland this evening, I'll be home tomorrow.
Neden yarın akşam yemeği için benim evime uğramıyorsun?Why don't you come over to my house for dinner tomorrow?
Aksilikler hep üst üste gelir.It never rains but it pours.
Bu gece akşam yemeği yapmana gerek yok.You don't need to make dinner tonight.
Bu akşam daha sonra buluşalım.Let's get together later this evening.
Neden Tom'la akşam yemeği yiyesin?Why would you have dinner with Tom?
Tom'la güzel bir akşam yemeği yedin mi?Did you have a nice dinner with Tom?
Birkaç erken aksamanın dışında proje iyi ilerliyor.Apart from a couple of early setbacks, the project is progressing well.
Dün gece akşam yemeği için ne yedin?What did you have for supper last night?
Dün gece akşam yemeği için ne yediniz?What did you eat for dinner last night?
Tom bir akşam yemeği partisinde.Tom is at a dinner party.
Benimle akşam yemeği yiyin.Have dinner with me.
Tom'un farklı bir Fransızca aksanı var.Tom has a distinct French accent.
Tom akşam yemeğinden sonra ders çalıştı.Tom studied after dinner.
Tom akşam yemeğinden önce bize ev ödevimizi yaptırdı.Tom made us do our homework before dinner.
Tom ev ödevini genellikle akşam yemeğinden önce yapar.Tom usually does his homework before dinner.
Tom mutfakta akşam yemeğini pişiriyor.Tom is in the kitchen cooking dinner.
Tom akşam yemeğini zaten yedi.Tom has already eaten dinner.
Tom akşam yemeği için geliyor.Tom is coming over for dinner.
Tom beni akşam yemeğine davet etti.Tom invited me over for dinner.
Tom akşam yemeği için ödeme konusunda ısrar etti.Tom insisted on paying for dinner.
Tom'un akşam yemeği için hazırlanması gerekiyor.Tom needs to get ready for dinner.
Tom akşam yemeği için tam zamanında geldi.Tom arrived just in time for dinner.
Tom akşam yemeği için hazırlanmak zorunda.Tom has got to get ready for dinner.
Tom akşam yemeği için Mary'yi evine davet etti.Tom invited Mary to his home for dinner.
Tom akşam yemeği için sık sık beni evine davet eder.Tom often invites me to his house for dinner.
Ne muhteşem bir akşam yemeği!What a great dinner!
Tom akşam yemeğini bitirmedi.Tom didn't finish his dinner.
Tom mutfakta akşam yemeğini hazırlıyor.Tom is in the kitchen making dinner.
Bunu akşam yemeğinde konuşalım.Let's talk about it over dinner.
Tom bizi akşam yemeğine çağırdı.Tom asked us to dinner.
Neden Tom'u akşam yemeğine davet etmiyoruz?Why don't we invite Tom to dinner?
Tom neredeyse her zaman akşamın erken saatlerinde boştur.Tom is almost always free in the early evening.
Tom her akşam banyo yapar.Tom takes a bath every evening.
Tom her akşam yıkanır.Tom takes a bath every evening.
Tom dün akşam gelmedi.Tom didn't come yesterday evening.
Tom pazartesi akşamı çocuklara bakıcılık yapmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit the kids Monday evening.
Tom akşamları genellikle evde.Tom is usually at home in the evening.
Bu akşam canın ne yapmak istiyor?What do you feel like doing this evening?
Tom bu akşam Boston'a geliyor olacak.Tom will be arriving in Boston this evening.
Tom yarın akşam varacak.Tom will arrive tomorrow evening.
Tom dün akşam vefat etti.Tom passed away yesterday evening.
Tom dün akşam öldürüldü.Tom was murdered yesterday evening.
Dün akşam Tom'un evinde miydin?Were you at Tom's house yesterday evening?
Tom'un Mary'nin pazartesi akşamları nereye gittiği hakkında hiçbir fikri yok.Tom has no idea where Mary goes on Monday evenings.
Hoşlandığım kişi dün akşam bana "iyi akşamlar" dedi.My crush said "good night" to me last night.
Platoniğim dün akşam bana "iyi akşamlar" dediMy crush said "good night" to me last night.
Akşam yemeğinden sonra çalışmaktan nefret ederim.I hate working after dinner.
Mary şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.Mary is busy preparing supper now.
Tom yarın Mary'yi akşam yemeğine götürüyor.Tom is taking Mary out to dinner tomorrow.