Ana içeriğe geç
Sözlük

aks ile cümle

aks kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu gece benimle akşam yemeği için zamanın var mı?Do you have time to have dinner with me tonight?
O her zaman eve akşam altıda gelir.He always gets home at six o'clock in the evening.
O her zaman akşam 6.00'da eve varır.He always gets home at 6:00 p.m.
Hawaii'de akşamlar güzeldir.Evenings in Hawaii are beautiful.
Aksini yaptı.He did the opposite.
Geçen akşam neden beni aramadın?Why didn't you call me yesterday evening?
Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.Don' t worry, you shall get the answer this afternoon.
Işıklar, kamera, aksiyon!Lights, camera, action!
Uçak akşam 5.30'da kalkar.The plane departs at 5:30 PM.
Ben onun aksanını anlayamadım.I couldn't understand her accent.
Dün akşam saat 10'da uyumaya gittim.Yesterday I went to sleep at 10 PM.
Akşamüstü güzel bir bara gideceğiz.We are going to a nice bar in the evening.
Akşam yemeği için ne yiyoruz?What are we having for dinner?
Bu akşam yemek için dışarı gitmeye ne dersiniz?How about going out to eat tonight?
Akşam yemeğini bitirdin mi?Have you finished dinner?
Tom'u akşam yemeğine davet ettin mi?Did you invite Tom to dinner?
Dün akşam gidip Tom'u gördün mü?Did you go and see Tom last night?
Bizim yeni polisiye dizimiz bu akşam saat 7.30'da başlıyor.Our new serial thriller begins at 7.30 this evening.
Tom'un sabah 9 akşam 5 ofis işi var.Tom has a 9-5 office job.
Akşam yemeği yiyecek misin?Will you eat dinner?
Şimdi yola çıkarsan yarın akşama kadar Boston'da olursun.If you leave now, you'll be in Boston by tomorrow evening.
Akşam yemeği nefis kokuyor.Dinner smells delicious.
Bu akşam, akşam yemeği için eve geliyor musun?Are you coming home for dinner tonight?
Bu akşam televizyon izlemek istemiyorum.I don't want to watch television this evening.
İyi akşamlar, bayanlar ve baylar!Good evening, ladies and gentlemen.
Portekizce konuşurken Carioca aksanım var.I have a Carioca accent when I speak Portuguese.
Sabahtan akşama kadar çalışırız.We work from dawn until dusk.
Şekerleme yapmadığı günlerde aksi olur.On the days he doesn't take a nap, he's bad tempered.
Tom akşam yemeği yiyor.Tom is having dinner.
Tom akşam yemeği pişiriyor.Tom is cooking the dinner.
Akşama kadar parayı hazır et yoksa buraya polisle gelirim.Get the money ready by evening or I'll come back with the police.
Az önce eve geldim ve akşam yemeğimi yedim.I've just gotten home and had dinner.
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Tüm beklentilerin aksine, biz iyi arkadaş olduk.Against all expectations, we became good friends.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Bu akşam hava kararmadan önce evde olmak zorundayım.I have to be home tonight before it gets dark.
Bu parfümü koklayamam. Aksırırım.I cannot smell this perfume. I would sneeze.
Akşam yemeği için arkadaşını davet et.Invite your friend for dinner.
Siz hepiniz ne zaman akşam yemeği yiyorsunuz?What time do you all eat dinner?
Akşamleyin ne zaman banyo yapıyorsun?What time do you take a bath in the evening?
Grev ulusal ekonomiyi aksatmıştır.The strike hindered the national economy.
Hiç ailenle akşam yemeği yedin mi?Have you ever had dinner with your family?
Akşam yemeği için piliç var mı?Is there chicken for dinner?
Ben akşam yemeğini ısıtıyorum.I am heating the dinner.
Şimdiye kadar ilk kez akşam yemeğini ısıttım.This is the first time I've ever heated the dinner.
Akşam yemeğini ısıtamam. Gaz yok.I cannot heat the dinner. There is no gas.
Akşam yemeği için teşekkürler, çok lezzetli.Thank you for the dinner, it's so delicious.
Ben hemen hemen her gün Taninna'yla akşam yemeği yerim.I have dinner with Taninna almost every day.
Ona akşam yemeği pişirdiğimi söyle.Tell her that I am cooking dinner.
Akşam yemeğini hazırladığımı ona söyle.Tell her that I am preparing dinner.
Meryem henüz akşam yemeğini pişirmedi.Mary hasn't cooked the dinner yet.
Tom henüz akşam yemeğini yemedi.Tom hasn't had his dinner yet.
Mary henüz akşam yemeğini yemedi.Mary hasn't had her dinner yet.
En son ne zaman karınla akşam yemeği yedin?When was the last time you had dinner with your wife?
O akşamlarını dizüstü bilgisayarının önünde geçirir.He spends his evenings in front of his laptop.
Akşam yemeğinden sonra çalıştı.He studied after dinner.
Birçok söylentinin aksine, ben her şeyi bilmiyorum.In contrast to many rumours, I don't know everything.
O bana akşam yemeği hazırladı.She cooked me dinner.
Bana akşam yemeği pişirdi.He cooked me dinner.
Ona akşam yemeği pişirdim.I cooked her dinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod