Ana içeriğe geç
Sözlük

akrabalar ile cümle

akrabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Burada akrabalarınız var mı?Do you have relatives here?
"Onun akrabaları nereli?" "Ukrayna.""What nationality is his family?" "Ukrainian."
Yakın komşular uzak akrabalardan iyidir.Close neighbors are better than far-away relatives.
Akrabalarımla irtibata geçemiyorum.I'm not able to contact my relatives.
"Biz çok uzaktayız fakat kalbimiz Fransa'daki akrabalarımız ve arkadaşlarımızla birlikte.He added, "We are far away but our hearts today with our families and friends in France.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.They secretly married, but the marriage was cancelled by her relatives.
Akrabaları ve ustaları ve "tarladaki tüm hayvanlar ve canavarları" gemiye bindirdi.His relatives and craftsmen, and "all the beasts and animals of the field" boarded the boat.
Ötüşleri güçlü bir spek şeklinde, akrabalarının zayıf ötüşlerine benzemeyen niteliktedir.The call is a strong spek, unlike the weak call of its relative.
Öte yandan Quốc, VNQDD ile ilişkileri olan akrabalara sahipti.Quốc had relatives who were involved with the VNQDD.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.His father was a wine producer.
Med hâkimiyetine akrabaları olan Ahamenişler son vermiştir.The hidden meanings pertain to the friends of God.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.The closest surviving relatives of Diprotodon are the wombats and the koala.
1885'te babasının ölümünden sonra ailesi, annesinin akrabaları ile birlikte Atina'ya yerleşti.After the death of his father in 1885, his family settled in Athens, with his mother's relatives.
Bunun üzerine babası onu anayurdu olan İzlanda'ya akrabalarının yanına göndermiştir.Shi sent his close associates to inquire of this from Yang.
En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir.His poems were better known for their sharpness and wit.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Relatives and friends are urged to visit as soon as possible.
Cheyenne Dilinin en yakın akrabaları Arapaho ve Ojibwa (Chippewa) dilleridir.The closest linguistic relatives of the Cheyenne language are Arapaho and Ojibwa.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.The Zaoutzes relatives were exiled or confined to monasteries, and the clan's power broken.
21:18 Akrabaların için yas tut Lev.21:18 Mourn for relatives — Lev.
Cenaze işlemlerinde akrabalar birbirlerini yardımcı olur.At the funeral the children talk amongst themselves.
Akrabalarından daha az sosyal olan bu kuş genellikle yalnız ya da çiftler hâlinde görülür.Less gregarious than its relatives, it is usually seen alone or in pairs.
Deutscher'in kanalı aslında sadece yakın akrabaları için açılmış özel bir kanaldı.Deutscher's channel originally was produced for the private viewing of her relatives.
Sağdıç genellikle en yakın akrabalardan seçilir (sağdıca nikah düşmez).Also, al-Qorba (الْقُرْبَی) was defined as close relatives.
En yakın akrabaları ama madagaskar etçilleridir.Their closest living relatives are Paretroplus from Madagascar.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Her close relatives include painter and documentary director Eeli Aalto and magician Simo Aalto.
Bazı akrabaları tutuklandı.Their family members were arrested.
Odoaker'in karısı, kardeşi ve diğer akrabaları da öldürüldü.Dacke's wife, brother-in-law and other relatives were executed.
Ertesi sabah akrabaları ve eski arkadaşlarıyla bir araya gelir.The day passes in meeting friends and relatives.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.My friend and I are with our kidnappers at .
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.His bird sculptures are among the finest ever created.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.They were probably just trying out their speakers.
Akrabalarını görmek için gittiği Londra’da damak zevki iyice gelişir.Her palate got better during her visits to her relatives in London.
Bu nedenle yemek yalnız başına veya yakın akrabaların yanında yenir.Eat or pass food with your right hand only.
Ailenin diğer ülkelerde yaşayan dostları ve akrabaları da teker teker Vermalara gelir.Members of his immediate family and other prophets may be treated in the same way.
Bu türlerin hepsi Aulopyge huegelii türünün en yakın yaşayan akrabaları olarak görülebilir.They all seem to be close relatives – perhaps the closest living relatives – of Aulopyge huegelii.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23:1 Relatives of the litigants must not testify — Deut.
Dini Bayramlarda gurbette yaşayanlar köyüne gelerek, büyüklerini, akrabalarını ziyaret ederler.On this holiday, people return home to visit and pay respect to the elders.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.She still has relatives living in the area.
Akrabalarından bazıları şunlardır.We are their living relatives.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.Non-sexual but close male friendship.
Seksiyon Cerris, Avrupa ve Asya'daki saçlı meşe ve akrabalarını kapsar.Cerris, the Turkey oak and its relatives of Europe and Asia.
Dikran Tahta çocukluğu boyunca, İstanbul'da kalan akrabalarını sık sık ziyaret eder.In his childhood, he would visit relatives in Istanbul every other year.
Çin'e varıldıktan sonra, Temeraire ailesiyle ve akrabalarıyla tanışır.He returned to Canada, reuniting with his wife and children.
Daha sonra bayramlaşmaya çıkılarak büyükler ve akrabalar ziyaret edilir.During subsequent days, people visit relatives and friends.
Arada sırada bütün aile toplanırız ve akrabalarımdan birisi çıkıp bana "sonunda köşeyi döndüm" der.It doesn't somehow represent the entire company. It's a fraction of the company. It's just a share.
Günümüzde, emin olduğunuz akrabalarınızla başlıyorsunuz.You start in the present, with relationships you're certain about.
O zaman, akrabalarımıza nedersin ?Then how about our relatives?
Sahiden de bu insanların ölü akrabalarıyla yaşadıklarını mı söylüyor?Is she really saying that these people live with the bodies of their dead relatives?
Değerli misafirler... ...aile üyeleri ve akrabalar.Respectable guests, family and relatives.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Because then the benefits of our ideas and knowledge would flow just to our relatives.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Say better; here comes one of my master's kinsmen.
Benim akrabalarımı burada seni bulmak.If any of my kinsmen find thee here.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.And what love can do, that dares love attempt; Therefore thy kinsmen are no let to me.
Tüm punish'd - akrabaları bir ayraç kaybetti.Have lost a brace of kinsmen:--all are punish'd.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Next I'm going to introduce you to some relatives.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Instead of turning to friends or relatives, they looked to David's workplace.
Amerikalı yazar Alice Walker, kuzeye göç etmiş olan, güneyli akrabaları hakkında şunu yazmış.The American writer Alice Walker wrote this about her Southern relatives who had moved to the North.
Hepsi arkadaşları ve akrabaları olmasına rağmen önemli değil.Even though it was all their relatives and friends, it didn't matter.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.But you shall go to my country, and to my relatives, and take a wife for my son Isaac."
Hovav, ‹‹Gelmem›› diye yanıtladı, ‹‹Ülkeme, akrabalarımın yanına döneceğim.››He said to him, "I will not go; but I will depart to my own land, and to my relatives."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod