Ana içeriğe geç
Sözlük

akrabalar ile cümle

akrabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Parce que les avantages de nos idées et de nos connaissances se transmettraient uniquement à notre famille.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Perché il frutto delle nostre idee e della nostra conoscenza sarebbe passato solo ai nostri parenti.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Porque então os benefícios das nossas ideias e conhecimentos fluiriam apenas para os nossos familiares.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Porque entonces, los beneficios de nuestras ideas y conocimiento circularían sólo entre nuestros parientes.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Těžit z našich nápadů a vědomostí by pak mohli pouze naši příbuzní.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Tým pádom by výhody našich nápadov a múdrosti prechádzali len na našich príbuzných.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Wówczas z pomysłów i wiedzy korzystaliby tylko nasi krewni.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Τότε τα οφέλη της γνώσης και των ιδεών μας θα περνούσαν μόνο στους συγγενείς μας.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Тогава предимствата на нашите идеи и знания биха се насочили само към нашите близки.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.У такому випадку, всі плоди наших ідей і знань перейдуть лише до наших родичів.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.מכיוון שאז היתרונות של הרעיונות והידע שלנו יעברו אל הקרובים שלנו.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.لأنه وقتها الفائدة من أفكارنا ومعرفتنا سيذهب فقط لاقربائنا.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.制限することができます 20万年前 この選択を
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A čo láska dokáže, že sa odváži milovať pokus, a preto tvoje príbuzné nie sú nechajte na mňa.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A co láska dokáže, že se odváží milovat pokus, a proto tvé příbuzné nejsou nechte na mě.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A co miłość może zrobić, że ośmiela miłość próbie, dlatego twój braci ma niech do mnie.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Dan apa yang cinta dapat lakukan, yang berani kasih upaya; Oleh karena itu saudara-Mu ada biarkan saya.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.E cosa può fare l'amore, l'amore che osa tentativo; Pertanto parenti tuoi non sono lasciate a me.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.En wat liefde kan doen, dat durft liefde poging; daarom uw verwanten zijn geen verhuurd aan mij.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.E o que o amor pode fazer, que se atreve a tentar o amor; Portanto parentes há deixe o teu para mim.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.És mi a szeretet tehet, hogy mer szeretni kísérlet, tehát a te rokonai nem hagyja rám.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Et quel amour peut faire, l'amour qui ose tenter, donc ceux de ta parenté sont pas laissé pour moi.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.In kaj lahko stori ljubezen, da si upa ljubezen poskus, zato tvoja brata ni pustil, da me.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Ja mitä rakkaus voi tehdä, että uskaltaa rakastaa yrittää, joten sinun omaiseni ei anna minulle.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.그러므로 너의 일족이 나한 테하게되며 그리고 사랑이 뭘 할 수 있는지, 그 감히 시도를 사랑 해요.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Och vad kärlek kan göra, som vågar älska försök, därför dina fränder inte låt för mig.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Og hvad kærlighed kan gøre, der tør elske forsøg; derfor dine frænder er ingen udlejet til mig.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Und was die Liebe tun kann, das es wagt Liebe zu versuchen; daher deinen Verwandten nicht zu mir lassen.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Và những gì tình yêu có thể làm, dám cố gắng; Vì vậy kinsmen ngươi không cho phép để tôi.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.¿Y qué puede hacer el amor, el amor que se atreve a intentar; Por lo tanto, tus parientes no me deja.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.И какво е любовта може да направи, че е посмял да обичат опит; Затова ти роднините не са нека да ме.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.И то, что любовь может делать, что смеет любить попытку, поэтому твои родственники не давайте мне.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.ומה אפשר לעשות אהבה, כי האהבה מעז לנסות, לכן אחיהם כמוך הם לא נתנו לי.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.وماذا يمكن أن يفعله الحب ، الحب الذي يجرؤ على المحاولة ، وبالتالي يتم السماح الاقرباء خاصتك لا بالنسبة لي.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.彼らはtheeに表示されている場合ジュリエットは、彼らはtheeを殺害される。
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Deres Brød Leviterne var pligtige at gøre alt Arbejdet ved Guds Hus's Bolig;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.És testvéreik, a Léviták rendeltetnek vala az Isten háza hajlékának egyéb szolgálatjára.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Fraţii lor, Leviţii, erau însărcinaţi cu toată slujba locaşului Casei lui Dumnezeu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Hun familieleden (alle andere Levieten) waren belast met allerlei andere taken in de tabernakel.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Ihre Brüder aber, die Leviten, waren gegeben zu allerlei Amt an der Wohnung des Hauses Gottes.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.In njih bratje, leviti, so bili določeni za vso službo pri prebivališču hiše Božje.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.저희의 형제 레위 사람들은 하나님의 집 장막의 모든 일을 맡았더라
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Leurs frères, les Lévites, étaient chargés de tout le service du tabernacle, de la maison de Dieu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Mas Arão e seus irmãos, os levitas, foram designados para todo o serviço do tabernáculo da casa de Deus.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Tugas-tugas lain di rumah ibadat diserahkan kepada rekan-rekan mereka orang Lewi juga
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Y sus hermanos, los levitas, fueron asignados a todo el servicio del tabernáculo de la casa de Dios
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.και οι αδελφοι αυτων οι Λευιται, διωρισμενοι εις πασας τας υπηρεσιας της σκηνης του οικου του Θεου.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Братья их левиты определены на всякие службы при доме Божием;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.и братята на левитите, които бяха определени за цялата служба в скинията на Божия дом.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.ואחיהם הלוים נתונים לכל עבודת משכן בית האלהים׃
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.واخوتهم اللاويون مقامون لكل خدمة مسكن بيت الله.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們 的 族 弟 兄 利 未 人 、 也 被 派 辦 神 殿 中 的 一 切 事
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們的族 弟兄 利未 人 、 也 被 派辦 神殿 中的 一切事
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Det krävs även ämbetsbevis (virkatodistus), som du får från magistraten eller kyrkoherdeämbetet.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Para ello se necesita una relación de parentesco completa del fallecido, desde su nacimiento hasta su muerte.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Pour cela, il faut un extrait d'état civil complet couvrant la vie du défunt de la naissance jusqu'au décès.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod