Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Ahelyett, hogy barátaihoz vagy rokonaihoz fordult volna, a munkahelyén kezdett megoldás után kutatni.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Anstatt sich an Freunde oder Verwandte zu wenden, betrachteten sie Davids Arbeitsplatz.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Anziché rivolgersi ad amici e parenti, si ispirarono all'ambiente di lavoro di David.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Bukannya beralih pada teman atau keluarga dekat, mereka mencari ke tempat kerja David.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.En lugar de recurrir a amigos o familiares, buscaron en el lugar de trabajo de David.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Zamiast szukać pomocy u przyjaciół czy krewnych, poszukali rozwiązania w pracy Davida.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Αντί να απευθυνθούν σε φίλους ή συγγενείς, έστρεψαν την προσοχή τους στο χώρο εργασίας του Ντέιβιντ.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Вместо да се обърнат към приятели или роднини, те се погледнаха към работното място на Давид.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Вместо друзей и родственников они взглянули на работу Дэвида.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine, David'in çalışma yerine odaklandılar.Замість того, щоб звернутися до друзів чи родичів, вони звернули увагу на робоче місце Девіда.
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine,친구들이나 친척들에게 도움을 요청하지 않고,
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine,במקום לפנות לחברים או לקרובים,
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine,بدلاً من الترجي إلى الأصدقاء أو الأقارب،
Arkadaşlarına ya da akrabalarına danışmak yerine,友人や親戚を頼る代わりに デイビッドの職場に目を向けたのです
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Amici, vicini, familiari.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Amigos, vecinos, familiares
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Barátok, szomszédok, családtagok.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Des amis, des voisins, des membres de ma famille.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Freunde, Nachbarn, Familienmitglieder.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.제 친구, 이웃, 가족들이죠.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Przyjaciołach, sąsiadach, członkach rodziny.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Друзья, соседи, члены семьи.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Приятели, съседи, роднини.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.חברים, שכנים, משפחה.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.أصدقاء، جيران، أقرباء.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.私は多文化家族で育ちました
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ayah mereka berkabung berhari-hari lamanya sehingga saudara-saudaranya datang menghibur dia
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Då sörjde Efraim, deras fader, i lång tid, och hans bröder kommo för att trösta honom.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Deres Fader Efraim sørgede i lang Tid over dem, og hans Brødre kom for at trøste ham.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.E Efraim, seu pai, os pranteou por muitos dias, pelo que seus irmãos vieram para o consolar.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Efraim azért, az õ atyjok sokáig siratá õket, a kihez elmennek vala az õ atyjafiai, és õt vigasztalják vala.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Efraim, tatăl lor, s'a jălit multă vreme, şi fraţii săi au venit să -l mîngîie.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Entonces su padre Efraín hizo duelo durante muchos días, y sus hermanos fueron a consolarlo
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Éphraïm, leur père, fut longtemps dans le deuil, et ses frères vinrent pour le consoler.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép - ra-im , cha chúng_nó , để_tang lâu ngày , và anh_em người đều tới an_ủi người .
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép-ra-im, cha chúng nó, để tang lâu ngày, và anh em người đều tới an ủi người.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Hun vader Efraïm rouwde lange tijd om hen en zijn broers probeerden hem te troosten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Il loro padre Efraim li pianse per molti giorni e i suoi fratelli vennero per consolarlo
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.In njih oče Efraim je žaloval veliko dni, in bratje njegovi so ga prišli tolažit.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ja heidän isänsä Efraim suri pitkät ajat, ja hänen veljensä tulivat lohduttamaan häntä.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.그 아비 에브라임이 위하여 여러 날 슬퍼하므로 그 형제가 와서 위로하였더라
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Og deres far Efra'im sørget i lang tid, og hans brødre kom for å trøste ham.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Preto žialil Efraim, ich otec, za mnoho dní, a prišli jeho bratia, aby ho potešili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Protož kvílil Efraim otec jejich za mnohé dny, a přišli bratří jeho, aby ho těšili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Przetoż płakał Efraim, ojciec ich, przez wiele dni; i przyszli bracia jego, aby go cieszyli.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Und ihr Vater Ephraim trug lange Zeit Leid, und seine Brüder kamen, ihn zu trösten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Και Εφραιμ ο πατηρ αυτων επενθησεν ημερας πολλας, και ηλθον οι αδελφοι αυτου δια να παρηγορησωσιν αυτον.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.А баща им Ефрем жали много дни; и братята му дойдоха да го утешат.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.И плакал о них Ефрем, отец их, много дней, и приходили братья его утешать его.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.ויתאבל אפרים אביהם ימים רבים ויבאו אחיו לנחמו׃
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.وناح افرايم ابوهم اياما كثيرة واتى اخوته ليعزّوه.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父 親 以 法 蓮 為 他 們 悲 哀 了 多 日 、 他 的 弟 兄 都 來 安 慰 他
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父親 以法 蓮為 他 們 悲哀 了 多日 、 他 的 弟兄 都 來 安慰 他
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Alcuni suoi parenti mi hanno voluto mostrare la stanza di Hamid e le sue cose: il suo letto,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Einige Verwandte wollten mir Hamids Zimmer und Habseligkeiten zeigen sein Bett,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.أراد بعض الأقرباء أن يُروني غرفة النوم الخاصة بحميد ومتعلقاته:
Benim akrabalarımı burada seni bulmak.Ak niektorý z mojich príbuzných nájde ťa tu.
Benim akrabalarımı burada seni bulmak.Als een van mijn verwanten vind u hier.
Benim akrabalarımı burada seni bulmak.Če je kateri od mojih sorodniki tebe našli tukaj.
Benim akrabalarımı burada seni bulmak.Dacă vreuna dintre rudele mele te găsiţi aici.