akrabaları ile cümle

akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
O sırada yakın akrabalarımdan bazılarını kaybettim...In die periode verlieten enkele familieleden de band.
En yakın akrabaları dilce birlikte üstgrup oluşturan Denağinalardır.De ribben zijn dichter bijeen nabij het midden.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.In de 23e druk komt de familie uiteraard niet voor.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Był wychowywany przez krewnych.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Jego ojciec był plantatorem winorośli.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Jej krewnymi są m.in. malarz i reżyser filmów dokumentalnych Eeli Aalto oraz magik Simo Aalto.
Akrabalarından bazıları şunlardır.Wielu jego sąsiadów min.
Eğer dünürlük olumlu olursa "Eş dost ve akrabalarımız var."Masz problem z przyjacielem albo krewnym".
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23Nie będziesz fałszywie świadczył przeciw bliźniemu twemu.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Młode podobne są do rodziców.
Bu cinse mensup iki tür, insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.Släktet bildas av två arter som är människans närmaste nulevande släktingar.
Dursley ailesi Harry Potter'ın yaşayan son akrabalarıdır.Huvudartikel: Familjen Dursley Familjen Dursley är Harry Potters sista levande släktingar.
En yakın akrabaları Akatekçe ile Hakaltekçedir.Deras nästa släkting är antagligen impalan.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hönsfåglarna är närmast släkt med ]na (Anseriformes).
Bu nedenle, soy olarak Gökben köylülerinin akrabalarıdır.Dessa är i sin tur systerklad till gökarna.
Dilce en yakın akrabaları Tivalar, en uzak olanlar ise Tovalar ile Kiyovalardır.Jämförd med artens närmaste släktingar är nosen förstorad och mera avrundad.
Yalnızca önleyen insanlar yani sihirli akrabalar, yaratıkların akrabalarını görür.Prepona magos ingår i släktet Prepona och familjen praktfjärilar.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Plantago unibracteata ingår i släktet kämpar, och familjen grobladsväxter.
Anadolu'da çeşitli illerde dolaştı, dost ve akrabalarında kaldı.Tideman tog med släkt och vänner dit.
Pastel renklerin hakim olduğu resimler yaptı ve daha çok dost ve akrabalarını resmetti.De gjorde ett par exemplar och gav till vänner och familj.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.I dessa brukade greven och hans familj sitta.
En yakın akrabaları, kardeş familyaları denilebilecek makigillerdir.Bröderna Djup kan närmast beskrivas som bondkomiker.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Холмс сказав оточуючим, що вона поїхала до родичів у Каліфорнії.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Виховувався у родичів.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.До нього стали приєднуватися його друзі і знайомі.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.Однак в усіх розкладах позначений.
Ancak bu bile onu diğer akrabalarına kıyasla devasa yapar.Також агресивний він і по відношенню до інших самців.
Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.Після смерті свого батька, брати поділили князівство між собою.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.У людей, чиї родичі хворіли на рак легень, ризик захворювання збільшується в 2,4 рази.
1885'te babasının ölümünden sonra ailesi, annesinin akrabaları ile birlikte Atina'ya yerleşti.Після смерті батька 1885 року родина оселилась в Афінах, у батьків матері.
Bunun gibi şeyler benim evimdekilerimi ve onların akrabalarını aşacaktır.Ці діти можуть проживати як в даній родині, так і за її межами.
Bazı akrabaları tutuklandı.Учасники були заарештовані.
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.Така звістка обнадіяла батьків, що їх син займеться чимсь прикладним.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.Співбесіда з учнями і їх батьками.
Eiffel soyadı ise, Alman kökenli akrabaları tarafından 18'inci yüzyılın başlarında alınmıştı.Příjmení Eiffel získal po německých předcích z počátku 18. století.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Mezitím si příbuzní Bonifáce z Montferratu z Itálie začali dělat nároky rovněž na Epirský despotát.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Byl poté vychován u příbuzných.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.Práce mé a mých žáků.
Bazı akrabaları tutuklandı.Někteří účastníci byli zadrženi.
En yakın akrabaları örümcek maymunugillerdir (Atelidae).K vzácným druhům patří také ostřice příbuzná.
En yakın akrabaları Tzeltalcadır.Posledním rodem jsou Jalisové.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Organizátoři výprav si Zenovi stěžovali, že nepochodili.
Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Je vzdálenou příbuznou svého manžela.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.Já, bratr, my všichni.
Farklı yerlerde olanlar temmuz ve ağustos aylarında köye gelerek akrabalarını ziyaret ederler.V měsíci červnu do obce přijeli četníci a určili, které rodiny se musí v červenci a srpnu vystěhovat.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Jsou stejně jako rodiče dravé.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.A fost înconjurată de prieteni și rude în momentul acela.
Askere gidecek gençler akrabaları ve komşuları ile helalleşirler.Unii încearcă să se refugieze la rude sau prieteni.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Ruda cea mai apropiată a familiei Phascolarctidae este vombatul, care formează familia Vombatidae.
Akrabaları halen Kayseri’de yaşamaktadır.Toată lumea știe că el se află la Capri.
En yakın akrabaları Seminolelerdir.Unii dintre prietenii săi cei mai apropiați erau artiști.
“ O beni sevmedi, küçüklüğümde hep akrabalarıma kaçtım” der.O să-l iubesc mereu; pur și simplu am fost prea tineri."
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.Toate rudele mele trăiesc în acest oraș.
1886'da yedi yaşındayken annesi öldü ve akrabalarının yaşadığı Stockholm'e geri döndü.1886-ban meghalt édesanyja, ezután visszatért Svédországba, ahol a rokonainál lakott Stockholmban.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.A könyv ezenfelül útmutatást ad az életben maradt rokonok és hozzátartozók számára is.
Akrabaları halen Kayseri’de yaşamaktadır.Utódaik máig Jamaicán élnek.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.A mai foltos hiéna többet vadászik, mint a kihalt rokonai.
Cücelere gelince, birazı diğer saftaydı, fakat Morialı Durin'in akrabaları Sauron'un karşısında yer aldı."A törpök közül kevés akadt mindkét oldalon, ám a Moriai Durin nemzetségéből harcoltak néhányan Sauron ellen.
Akrabaları ve kendi kasabasından kişilerle çalışmayı tercih ediyordu.A barátaiért és a családjáért bármit megtenne.

İlgili Sayfalar