akrabaları ile cümle
akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Oğlanın amca, dayı ve akrabaları ilahilerle kız evine iletilir.Amici, parenti e colleghi mandano a sorpresa un abbraccio alla ragazza.
İlk üç yan film Steve Stifler'ın akrabalarını konu alır, kardeşi Matt, kuzenleri Erik ve Dwight Stifler.Eric è il cugino di Steve, Matt Stifler, Dwight Stifler e Scott Stifler.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.Все мои родственники живут в этом городе.
Onun akrabaları ondan uzak durmaya başladı.Его родственники стали его избегать.
Onlar akrabaların mı?Они твои родственники?
Merhaba, akrabalarım!Здравствуйте, родственники!
Ailem ve akrabalarım yurt dışında çalışmama karşılar.Мои родители и родственники против того, чтобы я работал за границей.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Холмс сказал окружающим, что она уехала к родственникам в Калифорнию.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Воспитывалась у родственников.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Ближайшие ныне живущие родичи дипротодонов — вомбаты и коала.
Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu.Либо получил от Зевса дар умереть, когда он пожелает.
Elde edilen et üç eşit parçaya bölünür; üçte biri kurban kesenin akrabalarına, üçte biri fakirlere dağıtılır.Одну часть оставляют для пищи, вторую раздают в качестве милостыни, а третью — в качестве дара.
En yakın akrabaları koatilerdir.Та же участь постигла и ближайших его товарищей.
Bazı akrabaları tutuklandı.Были арестованы несколько его родственников.
En yakın akrabaları Tzotzilcedir.Самым близким родственником является ватусси.
Akrabaları halen Kayseri’de yaşamaktadır.Его потомки далее правили в Кайтаге.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.Доходные должности получили её родственники и знакомые.
Oğlanın amca, dayı ve akrabaları ilahilerle kız evine iletilir.Отец и сын, не сговариваясь, являются на свидание к одной и той же даме.
Yardımcı olmak istese de bir savaşın içinde olan Wellington, akrabalarına İrlanda’ya dönmelerini salık verir.Уэлсли отказывается помочь, приказывая им отправиться домой в Ирландию.
Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.После смерти своего отца, братья поделили княжество между собой.
En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir.Ближайшими родственниками являются удоды и зимородки.
En yakın akrabaları atlar ve eşeklerin aksine zebralar hiçbir zaman tam olarak evcilleştirilememişlerdir.В отличие от оленевых и вилорогих, у полорогих рога никогда не разветвлены.
En yakın akrabaları penguenlerdir.Их наиболее близкими родственниками являются водосвинковые.
Ailenin akrabalarından biri, böyle birisinin bilinmediğini ve böyle bir isimde birinin olmadığını açıkladı.Согласно полицейским отчётам такой человек существовал, но его имени не знал никто.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Подоспевшие родственники убитых обвиняют в их смерти Зену.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Елена воссоединятся со своей семьей.
Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Был женат на своей дальней родственнице.
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.Делается это для того, чтобы родственники могли подтвердить, что это действительно тело их родственника.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Родители занимались виноторговлей.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.«Ба! знакомые все лица.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.Затем стали съезжаться его родственники и соседи.
Annemin akrabalarından daha önceler Türkiyeye göç edənler olduğunu bilirim.أنا أعرف أن هناك من هاجر فيما قبل إلى تركيا من أقارب والدتي.
İlk akrabaları Yeni Gine ve Avustralya, 40.000 yıl önce Doğu Timor'a göçmeyi başarmıştır.الأولى مشابهة لمجموعات السكان الأصليين في غينيا الجديدة وأستراليا والذين وصلوا البلاد قبل 40000 سنة مضت.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.المجلس يقوم أيضا بالاحاطة بضحايا التعذيب وعائلاتهم.
İki adamında aileleri fotoğraftaki Viet Konglunun kendi akrabalarına çok benzediğini iddia etmiştir.وكلاهما يعرف أن العيش مع والد خالد في نفس المنزل سيؤدي للكثير من المشكلات.
Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.بعد موته، تقاسم أبناءه ميراثهم.
Bunlardan şempanze ve bonobo %99'luk gen ikizi olarak insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.يعتبر قرد البونوبو أقرب القرود من الإنسان ، حيث يشترك معه في الجينات بنسبة 99%.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.أنا وأنت وبابا في المشمش.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.فقدت كل عائلة في القرية أحد أقاربها.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.كان شتفان جورجه ابناً لأحد تجار النبيذ.
Bazı akrabaları tutuklandı.Alguns dos seus familiares foram presos.
Şehsüvar Bey'in kardeşleri ve akrabaları da tamamen çıplak olarak develer üzerine bindirilmişti.Os irmãos então se tornaram seus servos.
Babası dahil tüm akrabaları, onun da güçlü bir savaşçı olmasını istemekle kalmaz, zorunlu kılar.É também bastante duro com seu filho querendo que ele seja um guerreiro forte que nem ele.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Seus parentes próximos incluem o pintor e diretor de documentário Eeli Aalto e o mágico Simo Aalto.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.Terríveis coisas aconteceram às vítimas e suas famílias.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Eles se casaram em segredo, no entanto o casamento foi anulado pelos parentes de Felisa.
Çin'e varıldıktan sonra, Temeraire ailesiyle ve akrabalarıyla tanışır.Ele retornou ao Canadá, reunindo-se com sua esposa e filhos.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.O presidente ainda tem vários parentes vivendo naquele país.
Alex hayatı pahasına eski aşkı Müslüman kadın Hana'nın kızını kendi akrabalarından kurtarmış olur.Carinhosamente, Juan ainda se preocupa com a garota muçulmana que ele resgatou.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.As águias são versões mais sapientes que suas contrapartes terrestres.
21:18 Akrabaların için yas tut Lev.21h10 Gerry verifica os seus filhos.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Eles pertencem à ordem Diprotodontia e são parentes dos vombates e coalas.
En yakın akrabaları Tzotzilcedir.Haar meest naaste verwant is het Tzotzil.
En yakın akrabaları koatilerdir.Tot hun naaste verwanten rekenen de Dolganen de Jakoeten.
Öte yandan Bathory’nin kimi akrabalarının da sicili pek parlak değildi.En zeker de broer van Lilly is zeker niet mis...
Akrabaları tarafından büyütüldü.Hij werd verder opgevoed door verwanten.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.Hij was omringd door zijn familie en vrienden.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Vrienden en familie gaven ook geschenken aan elkaar.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Verwanten van mensen met longkanker lopen een 2,4 maal zo hoog risico als anderen.