Ve akraba seçilimini temel düşüncesi ise şu:혈연선택 이론의 기본 개념은 이렇습니다.
Ve akraba seçilimini temel düşüncesi ise şu:והרעיון מאחורי ברירת שאירים הוא
Ve akraba seçilimini temel düşüncesi ise şu:والفكرة الأساسية من اختيار ذوي القربى هي،
Ve akraba seçilimini temel düşüncesi ise şu:ある動物が近親者に 思いやりを感じた場合
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyade그리고 이런 두 종들은 지금은 인간의 가까운 종이다. 이것은 어느정도 더 가능성이 있다. 우리의 초기 시조가
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyadeומשום ששני המינים הללו הם כיום הקרובים ביותר לאדם סביר יותר שאבותינו הקדומים
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyadeواليوم يعتبر هذين الجنسين اقرب الحيوانات شبها للإنسان وبشكل أو بآخر من المحتمل ان اجدادنا السابقين
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyade初期の人類が アフリカ大陸に居たという 可能性は 他の地域よりも高いであろう」
[Vefat etti.] Niyetle ROMEO .-- beni bu yüz peruse edelim: - Mercutio akrabaya, asil İlçe Paris!ROMEO în credinţă, voi Să-mi citi cu atenţie .-- acest chip: - ruda lui Mercutio, nobil jud.
Ve melekler onu ölümsüz parçası yaşıyor. Ben, ona onun akraba tonoz düşük koydu gördüm그리고 천사들과 함께 그녀의 불멸의 부분 살고있다. 나는 그녀의 그녀의 혈연 금고에 낮은 누워 보았다
Ve melekler onu ölümsüz parçası yaşıyor. Ben, ona onun akraba tonoz düşük koydu gördümOを、これらの病気の知らせをもたらすための私を許し、:そして現在それを通知するポストを取った
Ve melekler onu ölümsüz parçası yaşıyor. Ben, ona onun akraba tonoz düşük koydu gördümИ си безсмъртен част с ангели живее. , Когато я видях, с ниско съдържание на рода си, свод,
Ve melekler onu ölümsüz parçası yaşıyor. Ben, ona onun akraba tonoz düşük koydu gördümוחלק האלמותי שלה עם מלאכים חייהם. ראיתי אותה הניח נמוך בכספת תאומה שלה,
Ve melekler onu ölümsüz parçası yaşıyor. Ben, ona onun akraba tonoz düşük koydu gördümوجانبها الخالد مع الملائكة الأرواح. رأيتها وضعت منخفضة في قبو المشابهة لها ، و
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Ale Michlot spłodził Symejasza; a ci także naprzeciwko braci swych mieszkali w Jeruzalemie z braćmi swymi.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.A Miklót splodil Šimeu. A tí tiež bývali naproti svojim bratom v Jeruzaleme so svojimi bratmi.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.A Miklot zplodil Simea. I ti také naproti bratřím svým bydlili v Jeruzalémě s bratřími svými.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.In Miklot je rodil Simea. Ti so tudi prebivali z brati svojimi v Jeruzalemu, bratom svojim nasproti.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Ja Miklotille syntyi Simea. Hekin asuivat veljinensä Jerusalemissa, rajakkain veljiensä kanssa.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.미글롯은 시므아를 낳았으며 이 무리가 그 형제로 더불어 서로 대하여 예루살렘에 거하였더라
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Men Miklot födde Simea. Också dessa bodde jämte sina bröder i Jerusalem, gent emot sina bröder.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê - a ; chúng cũng đồng ở cùng anh_em mình tại Giê-ru-sa-lem đối_mặt nhau .
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê-a; chúng cũng đồng ở cùng anh em mình tại Giê-ru-sa-lem đối mặt nhau.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclot a născut pe Şimea. Şi ei locuiau tot la Ierusalim lîngă fraţii lor, împreună cu fraţii lor. -
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclote foi pai de Siméia; também estes habitaram em Jerusalém defronte de seus irmãos.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklót, [a ki] nemzé Simámot. Ezek is testvéreiknek átellenében, Jeruzsálemben laktak testvéreikkel.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklot avlede Sjim'a. Også disse boede over for deres Brødre sammen med deres Brødre i Jerusalem.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklòt generò Simeà. Anche costoro abitavano in Gerusalemme accanto ai fratelli
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth aber zeugte Simea. Und auch sie wohnten ihren Brüdern gegenüber zu Jerusalem mit ihnen.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth engendra Schimea. Ils habitaient aussi à Jérusalem près de leurs frères, avec leurs frères. -
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Og Miklot fikk sønnen Simea. Også disse bodde midt imot sine brødre i Jerusalem, sammen med sine brødre.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.y Miclot, quien engendró a Simea. Ellos también habitaban en Jerusalén con sus hermanos, frente a ellos
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.и Макелот, който роди Сама§ и те също се заселиха с брата си в Ерусалим, срещу братята си.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.Миклоф родил Шимея. И они подле братьев своих жили в Иерусалиме, вместе с братьями своими.
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.ומקלות הוליד את שמאה ואף המה נגד אחיהם ישבו בירושלם עם אחיהם׃
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.ومقلوث ولد شماة. وهم ايضا مع اخوتهم سكنوا في اورشليم مقابل اخوتهم
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基 羅 生 示 米 暗 。 這 些 人 和 他 們 的 弟 兄 、 在 耶 路 撒 冷 對 面 居 住
ve Şimanın babası Miklot. Bunlar Yeruşalimdeki akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基羅生 示 米暗 。 這些 人 和 他 們的 弟兄 、 在 耶路撒冷 對面 居住
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Ahora bien, aunque es cierto que yo soy pariente redentor, hay otro pariente redentor más cercano que yo
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.A také jest to pravé, že jsem příbuzný tvůj, ale jestiť příbuzný bližší nežli já.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.A teraz je skutočná pravda, že som ja výkupník, ale je aj výkupník bližší odo mňa.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.A teraz prawdać to, żem ja jest pokrewny twój, wszakże jeszcze jest pokrewny bliższy nad mię.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Det er rigtigt. at jeg er din Løser, men der er en anden, som er nærmere end jeg.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Det er sant som du sier: Jeg er virkelig løser; men det er en annen løser som er nærmere enn jeg.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.És most: bizony igaz, hogy közel rokon vagyok: de van nálamnál még közelebbi rokon is.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Este adevărat că am drept de răscumpărare, dar este o altă rudă mai aproape decît mine.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Il est bien vrai que j`ai droit de rachat, mais il en existe un autre plus proche que moi.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.In res je tudi, da sem odkupitelj; toda je odkupitelj bliže soroden nego jaz.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.참으로 나는 네 기업을 무를자나 무를 자가 나보다 더 가까운 친족이 있으니
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Nu är det visserligen sant att jag är din bördeman; men en annan bördeman finnes, som är närmare än jag.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Nun, es ist wahr, daß ich der Erbe bin; aber es ist einer näher denn ich.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Ora, é bem verdade que eu sou remidor, porém há ainda outro mais chegado do que eu.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.Ora io sono tuo parente, ma ce n'è un altro che è parente più stretto di me
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.και τωρα ειναι αληθες οτι εγω ειμαι στενος συγγενης ειναι ομως αλλος συγγενης πλησιεστερος εμου
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.И сега, вярно е, че аз съм близък сродник; има обаче друг сродник по-близък от мене.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.хотя и правда, что я родственник, но есть еще родственник ближе меня;
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.ועתה כי אמנם כי אם גאל אנכי וגם יש גאל קרוב ממני׃
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.والآن صحيح اني وليّ ولكن يوجد وليّ اقرب مني.
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.我 實 在 是 你 一 個 至 近 的 親 屬 、 只 是 還 有 一 個 人 比 我 更 近
Yakın akrabanız olduğum doğrudur. Ama benden daha yakın biri var.我 實在 是 你 一 個 至 近的 親屬 、 只是 還有 一 個 人 比 我 更 近