Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Si dà anche il caso che sia anche un parente del prezzemolo.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Também acontece que é um parente da salsa.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.También resulta ser un pariente del perejil.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Tanaman ini adalah kerabat dari seledri.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Tiež je príbuznou petržlenu.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Τυχαίνει επίσης να συγγενεύει με το μαϊντανό.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Он также является родственником петрушки.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.Също по случайност е член на семейството на магданоза.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.במקרה הוא גם קרוב משפחה לפטרוזיליה.
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.كما أنه يعتبر من سلالة البقدونس
Aynı zamanda maydonozun da akrabası.この5年間
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ayah mereka berkabung berhari-hari lamanya sehingga saudara-saudaranya datang menghibur dia
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Då sörjde Efraim, deras fader, i lång tid, och hans bröder kommo för att trösta honom.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Deres Fader Efraim sørgede i lang Tid over dem, og hans Brødre kom for at trøste ham.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.E Efraim, seu pai, os pranteou por muitos dias, pelo que seus irmãos vieram para o consolar.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Efraim azért, az õ atyjok sokáig siratá õket, a kihez elmennek vala az õ atyjafiai, és õt vigasztalják vala.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Efraim, tatăl lor, s'a jălit multă vreme, şi fraţii săi au venit să -l mîngîie.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Entonces su padre Efraín hizo duelo durante muchos días, y sus hermanos fueron a consolarlo
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Éphraïm, leur père, fut longtemps dans le deuil, et ses frères vinrent pour le consoler.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép - ra-im , cha chúng_nó , để_tang lâu ngày , và anh_em người đều tới an_ủi người .
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép-ra-im, cha chúng nó, để tang lâu ngày, và anh em người đều tới an ủi người.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Hun vader Efraïm rouwde lange tijd om hen en zijn broers probeerden hem te troosten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Il loro padre Efraim li pianse per molti giorni e i suoi fratelli vennero per consolarlo
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.In njih oče Efraim je žaloval veliko dni, in bratje njegovi so ga prišli tolažit.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ja heidän isänsä Efraim suri pitkät ajat, ja hänen veljensä tulivat lohduttamaan häntä.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.그 아비 에브라임이 위하여 여러 날 슬퍼하므로 그 형제가 와서 위로하였더라
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Og deres far Efra'im sørget i lang tid, og hans brødre kom for å trøste ham.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Preto žialil Efraim, ich otec, za mnoho dní, a prišli jeho bratia, aby ho potešili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Protož kvílil Efraim otec jejich za mnohé dny, a přišli bratří jeho, aby ho těšili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Przetoż płakał Efraim, ojciec ich, przez wiele dni; i przyszli bracia jego, aby go cieszyli.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Und ihr Vater Ephraim trug lange Zeit Leid, und seine Brüder kamen, ihn zu trösten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Και Εφραιμ ο πατηρ αυτων επενθησεν ημερας πολλας, και ηλθον οι αδελφοι αυτου δια να παρηγορησωσιν αυτον.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.А баща им Ефрем жали много дни; и братята му дойдоха да го утешат.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.И плакал о них Ефрем, отец их, много дней, и приходили братья его утешать его.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.ויתאבל אפרים אביהם ימים רבים ויבאו אחיו לנחמו׃
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.وناح افرايم ابوهم اياما كثيرة واتى اخوته ليعزّوه.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父 親 以 法 蓮 為 他 們 悲 哀 了 多 日 、 他 的 弟 兄 都 來 安 慰 他
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父親 以法 蓮為 他 們 悲哀 了 多日 、 他 的 弟兄 都 來 安慰 他
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.Ei myöskään ole mahdollista ehdottaa toista henkilöä, esimerkiksi sukulaista tai ystävää, kiintiöpakolaiseksi.
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.Man kan inte heller föreslå en annan person, till exempel en släkting eller vän, som kvotflykting.
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.Tampoco es posible proponer a otra persona, como un familiar o un amigo, como refugiado de cupo.
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.Также невозможно предлагать в качестве беженца по квоте другие лица, например, родственника или друга.
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.كما أنه من غير الممكن اقتراح شخص آخر كقريب أو صديق على سبيل المثال كلاجئ حصة.
Başka bir kişiyi, örneğin, bir akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de olanaklı değildir.定额难民身份无法经芬兰官方申请。也不可能提议其它人为定额难民,例如亲戚或朋友。
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Alcuni suoi parenti mi hanno voluto mostrare la stanza di Hamid e le sue cose: il suo letto,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Einige Verwandte wollten mir Hamids Zimmer und Habseligkeiten zeigen sein Bett,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.أراد بعض الأقرباء أن يُروني غرفة النوم الخاصة بحميد ومتعلقاته:
Belirtilen imge ile akrabalık taşıyan konteynerleri filtreleAfficher les conteneurs avec une même image comme parent
Belirtilen imge ile akrabalık taşıyan konteynerleri filtreleFiltra todos os containers que possuem uma imagem antepassada
Belirtilen imge ile akrabalık taşıyan konteynerleri filtreleZeige nur Container die von einem bestimmten Image abstammen
Belirtilen imge ile akrabalık taşıyan konteynerleri filtrele指定したイメージを原型(ancestor)として共有するコンテナのみになるようにフィルタリングする
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Auquel suis-je vraiment relié ?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?¿Con cuál de estos tipos estoy realmente relacionado?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Cu care dintre aceşti trei indivizi mă înrudesc de fapt?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Da quale di queste tre persone discendo davvero?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?이것들 중에 제가 정말로 관련되어 있는 것은 무엇일까요?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Mana dari tiga spesies ini yang berhubungan dengan saya?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Mit welchem der drei bin ich also verwandt?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Van de welke stam ik eigenlijk af?
Ben bu üçünden hangisiyle akrabayım?Z którym z nich jestem spokrewniony?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod