Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Pentrucă noi credem că omul este socotit neprihănit prin credinţă, fără faptele Legii.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Protož za to máme, že člověk bývá spravedliv učiněn věrou bez skutků Zákona.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Przetoż mamy za to, że człowiek bywa usprawiedliwiony wiarą bez uczynków zakonu.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Sodimo namreč, da se z vero opravičuje človek, brez del postave.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.So halten wir nun dafür, daß der Mensch gerecht werde ohne des Gesetzes Werke, allein durch den Glauben.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.vì chúng ta kể rằng người ta được xưng công bình bởi đức tin, chớ không bởi việc làm theo luật pháp.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.vì chúng_ta kể rằng người_ta được xưng công_bình bởi đức_tin , chớ không bởi việc_làm theo luật_pháp .
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Vi hålla nämligen före att människan bliver rättfärdig genom tro, utan laggärningar.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Vi holde nemlig for, at Mennesket bliver retfærdiggjort ved Tro, uden Lovens Gerninger.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Wij komen met God in het reine door op Jezus te vertrouwen en niet door stipt de wet na te leven.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Συμπεραινομεν λοιπον οτι ο ανθρωπος δικαιουται δια της πιστεως χωρις των εργων του νομου.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Думаємо оце, що чоловік оправ дуєть ся вірою, без учинків по закону.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Ибо мы признаем, что человек оправдывается верою, независимо от дел закона.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Тогава, чрез вяра разваляме ли закона? Да не бъде! но утвърждаваме закона.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.לכן נחשב כי באמונה יצדק האדם בבלי מעשי תורה׃
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.اذا نحسب ان الانسان يتبرر بالايمان بدون اعمال الناموس.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.所 以 〔 有 古 卷 作 因 為 〕 我 們 看 定 了 、 人 稱 義 是 因 著 信 、 不 在 乎 遵 行 律 法
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.所以 〔 有 古 卷 作 因為 〕 我 們 看定 了 、 人稱義 是 因 著信 、 不 在乎 遵行 律法
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Albowiem sercem wierzono bywa ku sprawiedliwości, ale się usty wyznanie dzieje ku zbawieniu.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Căci prin credinţa din inimă se capătă neprihănirea, şi prin mărturisirea cu gura se ajunge la mîntuire,
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Denn so man von Herzen glaubt, so wird man gerecht; und so man mit dem Munde bekennt, so wird man selig.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.for med hjertet tror en til rettferdighet, og med munnen bekjenner en til frelse.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.사람이 마음으로 믿어 의에 이르고 입으로 시인하여 구원에 이르느니라
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Lebo srdcom sa verí na spravedlivosť, a ústami sa vyznáva na spasenie.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Mert szívvel hiszünk az igazságra, szájjal teszünk pedig vallást az idvességre.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Nebo srdcem se věří k spravedlnosti, ale ústy vyznání děje se k spasení.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.pois é com o coração que se crê para a justiça, e com a boca se faz confissão para a salvação.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Porque con el corazón se cree para justicia, y con la boca se hace confesión para salvación
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.sillä sydämen uskolla tullaan vanhurskaaksi ja suun tunnustuksella pelastutaan.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.S srcem se namreč veruje za pravičnost, a z usti se pripoznava za zveličanje.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Thi med Hjertet tror man til Retfærdighed, og med Munden bekender man til Frelse.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Ty genom hjärtats tro bliver man rättfärdig, och genom munnens bekännelse bliver man frälst.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.vì tin bởi trong lòng mà được sự công bình, còn bởi miệng làm chứng mà được sự cứu rỗi.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.vì tin bởi trong lòng mà được sự công_bình , còn bởi miệng làm_chứng mà được sự cứu_rỗi .
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.διοτι με την καρδιαν πιστευει τις προς δικαιοσυνην, και με το στομα γινεται ομολογια προς σωτηριαν.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.потому что сердцем веруют к праведности, а устами исповедуют ко спасению.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.Серцем бо віруєть ся на праведність, устами ж визнаеть ся на спасенне.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.כי בלבבו יאמין האדם והיתה לו לצדקה ובפיהו יודה והיתה לו לישועה׃
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.لان القلب يؤمن به للبر والفم يعترف به للخلاص.
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.因 為 人 心 裡 相 信 、 就 可 以 稱 義 . 口 裡 承 認 、 就 可 以 得 救
Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.因 為 人心 裡 相信 、 就 可以 稱義 . 口裡承認 、 就 可以 得救
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.for ikke de som hører loven, er rettferdige for Gud, men de som gjør efter loven, skal bli rettferdiggjort.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(Gdyż nie słuchacze zakonu sprawiedliwymi są u Boga; ale czyniciele zakonu usprawiedliwieni będą.)
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.하나님 앞에서는 율법을 듣는 자가 의인이 아니요 오직 율법을 행하는 자라야 의롭다 하심을 얻으리니
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(Lebo nie poslucháči zákona sú spravedliví u Boha, ale činitelia zákona budú ospravedlnení.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(Nebo ne ti, jenž slyší Zákon, spravedlivi jsou před Bohem, ale činitelé Zákona spravedlivi budou.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.Om voor God vrijuit te gaan, moet u doen wat Hij wil, of u Zijn wet nu kent of niet.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.Pois não são justos diante de Deus os que só ouvem a lei; mas serão justificados os que praticam a lei
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.sillä eivät lain kuulijat ole vanhurskaita Jumalan edessä, vaan lain noudattajat vanhurskautetaan.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(sintemal vor Gott nicht, die das Gesetz hören, gerecht sind, sondern die das Gesetz tun, werden gerecht sein.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.thi ikke Lovens Hørere ere retfærdige for Gud, men Lovens Gørere skulle retfærdiggøres
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.Ty icke lagens hörare äro rättfärdiga inför Gud, men lagens görare skola förklaras rättfärdiga.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.Διοτι δεν ειναι δικαιοι παρα τω Θεω οι ακροαται του νομου, αλλ' οι εκτελεσται του νομου θελουσι δικαιωθη.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.в деня, когато Бог чрез Исуса Христа ще съди тайните дела на човеците според моето благовестие.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(Не слухателї бо закону праведні перед Богом, а чинителї закону справдять ся.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.(потому что не слушатели закона праведны пред Богом, но исполнители закона оправданы будут,
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.כי לא שמעי התורה צדיקים לפני האלהים כי אם עשי התורה הם יצדקו׃
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.لان ليس الذين يسمعون الناموس هم ابرار عند الله بل الذين يعملون بالناموس هم يبررون.
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.( 原 來 在 神 面 前 、 不 是 聽 律 法 的 為 義 、 乃 是 行 律 法 的 稱 義
Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasayı işitenler değil, yerine getirenlerdir.( 原來 在 神 面前 、 不 是 聽 律法 的 為義 、 乃是 行 律法 的 稱義