Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.A protož neostojí bezbožní na soudu, ani hříšníci v shromáždění spravedlivých.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Azért nem állhatnak meg a gonoszok az ítéletben; sem a bûnösök az igazak gyülekezetében.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Bởi cớ ấy kẻ ác chẳng đứng nổi trong ngày đoán xét , Tội nhơn cũng không được vào hội người công_bình .
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Bởi cớ ấy kẻ ác chẳng đứng nổi trong ngày đoán xét, Tội nhơn cũng không được vào hội người công bình.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.C`est pourquoi les méchants ne résistent pas au jour du jugement, Ni les pécheurs dans l`assemblée des justes;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Därför skola de ogudaktiga icke bestå i domen, ej heller syndarna i de rättfärdigas församling.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Darum bleiben die Gottlosen nicht im Gericht noch die Sünder in der Gemeinde der Gerechten.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Deaceea cei rău nu pot ţinea capul sus în judecăţii, nici păcătoşii în adunarea celor neprihăniţi.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Derfor består de gudløse ikke i Dommen og Syndere ej i retfærdiges Menighed.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Derfor skal ugudelige ikke bli stående i dommen, og syndere ikke i de rettferdiges menighet.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.그러므로 악인이 심판을 견디지 못하며 죄인이 의인의 회중에 들지 못하리로다
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Orang jahat akan dihukum Allah, hakimnya dan dipisahkan dari umat-Nya
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Pelo que os ímpios não subsistirão no juízo, nem os pecadores na congregação dos justos;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.perciò non reggeranno gli empi nel giudizio, né i peccatori nell'assemblea dei giusti
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Por tanto, no se levantarán los impíos en el juicio, ni los pecadores en la congregación de los justos
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Preto neobstoja bezbožní na súde ani hriešnici v shromaždení spravedlivých.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Przetoż się niepobożni na sądzie nie ostoją, ani grzesznicy w zgromadzeniu sprawiedliwych.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Sentähden eivät jumalattomat kestä tuomiolla eivätkä syntiset vanhurskasten seurakunnassa.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Δια τουτο δεν θελουσιν εγερθη οι ασεβεις εν τη κρισει, ουδε οι αμαρτωλοι εν τη συναξει των δικαιων.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Затова, нечестивите няма да устоят в съда, Нито грешните в събора на праведните;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Потому не устоят нечестивые на суде, и грешники – в собрании праведных.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.על כן לא יקמו רשעים במשפט וחטאים בעדת צדיקים׃
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.لذلك لا تقوم الاشرار في الدين ولا الخطاة في جماعة الابرار.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.因 此 當 審 判 的 時 候 、 惡 人 必 站 立 不 住 . 罪 人 在 義 人 的 會 中 、 也 是 如 此
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.因此 當審 判 的 時候 、 惡人 必 站立 不 住 . 罪人 在 義人 的 會中 、 也是 如此
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!(68:28) Приложи беззаконие к беззаконию их, и да не войдут они в правду Твою;
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!(69:28) Ajoute des iniquités à leurs iniquités, Et qu`ils n`aient point part à ta miséricorde!
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Acrescenta iniqüidade � iniqüidade deles, e não encontrem eles absolvição na tua justiça.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Adaugă alte nelegiuiri la nelegiuirile lor, şi să n'aibă parte de îndurarea Ta!
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Añade maldad sobre su maldad, y no entren en tu justicia
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Biarlah kesalahan mereka bertambah banyak; jangan membenarkan mereka
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Bo tego, któregoś ty ubił, prześladują, a o boleści poranionych twoich rozmawiają.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Cầu xin Chúa hãy gia tội ác vào tội ác chúng nó; Chớ cho chúng nó vào trong sự công bình của Chúa.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Cầu_xin Chúa hãy gia tội_ác vào tội_ác chúng_nó ; Chớ cho chúng_nó vào trong sự công_bình của Chúa .
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!eftersom de förfölja dem som du själv har slagit och orda om huru de plågas, som du har stungit.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!For den du har slått, forfølger de, og de forteller om deres smerte som du har stunget.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!저희 죄악에 죄악을 더 정하사 주의 의에 들어오지 못하게 하소서
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Laß sie in eine Sünde über die andere fallen, daß sie nicht kommen zu deiner Gerechtigkeit.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!lebo prenasledujú toho, ktorého si ty zbil, a rozprávajú o bolesti tvojich smrteľne zranených.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Mert a kit te megvertél, azt üldözik, és a tõled sujtottak fájdalmát szólják meg.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Nebo se tomu, jehož jsi ty zbil, protiví, a o bolesti zraněných tvých rozmlouvají.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!perché inseguono colui che hai percosso, aggiungono dolore a chi tu hai ferito
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Pridevaj krivico njih krivici, in ne dosežejo naj pravičnosti tvoje.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Sillä he vainoavat sitä, jota sinä olet lyönyt, he juttelevat niiden tuskista, joita sinä olet haavoittanut.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Tilregn dem hver eneste Brøde lad dem ikke få Del i din Retfærd;
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Προσθες ανομιαν επι την ανομιαν αυτων, και ας μη εισελθωσιν εις την δικαιοσυνην σου.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!Приложи беззаконие на беззаконието им; И да не участвуват* в Твоята правда.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!תנה עון על עונם ואל יבאו בצדקתך׃
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!اجعل اثما على اثمهم ولا يدخلوا في برك.
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!願 你 在 他 們 的 罪 上 加 罪 、 不 容 他 們 在 你 面 前 稱 義
Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar!願 你 在 他 們 的 罪上加罪 、 不 容 他 們在 你 面前 稱義
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Así que consideramos que el hombre es justificado por la fe, sin las obras de la ley
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.A tak usudzujeme, že sa človek ospravedlňuje vierou bez skutkov zákona.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Azt tartjuk tehát, hogy az ember hit által igazul meg, a törvény cselekedetei nélkül.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Car nous pensons que l`homme est justifié par la foi, sans les oeuvres de la loi.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.concluímos pois que o homem é justificado pela fé sem as obras da lei.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.For vi holder for at mennesket blir rettferdiggjort ved troen, uten lov-gjerninger.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.그러므로 사람이 의롭다 하심을 얻는 것은 율법의 행위에 있지 않고 믿음으로 되는줄 우리가 인정하노라
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Niin päätämme siis, että ihminen vanhurskautetaan uskon kautta, ilman lain tekoja.
Çünkü insanın, Yasanın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı kanısındayız.Noi riteniamo infatti che l'uomo è giustificato per la fede indipendentemente dalle opere della legge