aklın ile cümle

aklın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Tin, aklın ustasıdır.«Краса у розумі.
Immanuel Kant; Saf Aklın Eleştirisi'nde analitik ve sentetik yargılar olmak üzere iki ayrı kavram tanımlar.Іммануїл Кант у «Критиці чистого розуму» розділив судження на аналітичні й синтетичні.
Bir gün aklına müthiş bir fikir gelir.Потім йому приходить в голову блискуча ідея.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Він чекав, коли з дій противника стануть зрозумілі його наміри.
Öyle ki duyguları çoğu zaman aklının önüne geçiyor.Іноді його почуття переважають над розумом.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.«Коли людина є слабка, то вона ховається.
5 yaşında olmasına rağmen bu 6 aylık geziyi her zaman aklında tuttu.Ačkoliv mu bylo pouze šest let, uchoval si tento půlroční výlet pevně v paměti.
Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir.Zamyslíš se a nechápeš.
Keçal onu aklından çıkar diye nasihat eder.Marketingový tým mu ji zřejmě zapomněl vrýt do paměti.
Üretici dilbilgisi kuramına göre dil, insan aklının yapısıdır.Jazykový instinkt: Jak mysl vytváří jazyk.
Fakat Sweeney'in aklında intikamdan başka hiçbir şey yoktur.Od této chvíle Wahn nemyslí na nic jiného než na pomstu.
Masaya otuduktan sonra yan masada kavga eden bir çift görür ve kendi ailesi aklına gelir.Na protějším nástupišti vidí mladý pár, jak se hádá.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Jenže on vnese do problému nový nápad.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Gustave jí dává prostou radu: ať se rozhodne podle svého srdce.
Ama aklına son bir çare geldi.A už jen jedna otázka na konec.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Nicméně ani tak nemohl Napoleona obměkčit.
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Domů se vrátil v těžkém zdravotním stavu a strávil několik měsíců v léčebně.
Gece aklına eser esmez, dışar çıkardı."Číl příchod noci zvěstoval, Mang se už prohání.
Larry’nin aklına garip bir fikir gelir, Chuck’la “evlenmek”.Jeho manželka si už vzala jiného muže, protože myslela, že je Chuck mrtvý.
Yazıyı görünce nişanlısınının yüzü parça parça aklına gelir.Na hladině se jí pak zjeví obraz jejího ženicha.
Görüntünün ne ifade ettiği ise insan aklının yorumlama kabiliyetine bağlıdır.Může stroj plně nahradit uvažování lidské mysli?
Kalanı aklında tut. (n sayısı sekiz vezir bulmacasında 8'dir).Slávia VŠ Prešov - 8.
Bu süreçte aklına yeni bir fikir geldi.V průběhu této činnosti vznikají obecné ideje.
Katil bu nedenle aklını yitirebilir.Toto může mít za následek nezjištění pachatele.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Dar Evdochia avu altă idee.
Aklınızdakileri bana anlattığınız için size minnetarım.Vă mulțumesc că îmi înțelegeți nebuniile.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."În ciuda acestui fapt, el spune că ideea crimei „m-a bântuit zi și noapte”.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Nimeni nu visa să se considere un ateu.”
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.N-avea pentru ce să se îngrijoreze.
Ayrıldıkları halde Raj Rita’yı aklından çıkartamamıştır.Chiar dacă ei sunt despărțiti, Raj continuă să se gândească la Rita.
Yine de Dupin, katilin aklından geçenleri anlayabilmek için gazetelerde yazılanları kullanır.Chiar și așa, el folosește articolele din ziare pentru a pătrunde în mintea criminalului.
Kur'an'a göre, şeytanlar, insanların aklına, gönüllerini fısıldayarak girerler.Diavolii îi împing pe prietenii lor să se certe cu voi.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Nekem más elképzeléseim voltak.
Einstein on üç yaşındayken, Talmud Immanuel Kant’ın “Saf Aklın Eleştirisi” kitabını getirdi.A 10 éves Einsteinnek ő mutatta meg Eukleidész Elemek, és Immanuel Kant A tiszta ész kritikája című művét.
Orlando uyanır; çılgınlığı geçmiş; aklını başına toplamıştır.Laertes: Értelem, az őrültségben; összeillesztve gondolat és emlékezet.
1792 - 1794 yılları arasında dini eleştiri olan Aklın Bayramı hareketine kavuşulmuştur..A klub 1792 és 1794 között a politikai élet meghatározó tényezőjévé vált.
İlk etapta kukladan şüphelenmek kimsenin aklına gelmez.Az emberek legtöbbje első hallásra csalásra gyanakszik.
Yalnız başına aklına gelmez.Nem akarsz egyedül lenni?
Louis Creed'in aklına bu konuşma ve o mezarlık gelir.Ezt a hagyomány úgy magyarázza, hogy Attila hun király és felesége, Ildikó sírköve ez.
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Idegileg azonban összeomlott, és emiatt utolsó éveit elmegyógyintézetben töltötte.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Hänellä oli kuitenkin vielä yksi suunnitelma mielessään.
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Alusta alkaen Sophus Falck näki kaksi mahdollista tapaa, joilla Pelastusjoukot voisivat ansaita rahaa.
"Sa" diyince aklına sebat geldi.Ja minä sanoin H:lle, että kiireesti yli.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Hän jättää pään näkyviin viimeisen uhrinsa luo.
Bu olaydan dolayı altına girdiği borçları Disraeli'nin bütün hayatı boyunca onun aklından çıkmayacaktı.Velat jäivät Disraelin vaivoiksi koko hänen loppuelämäkseen.
Einstein on üç yaşındayken, Talmud Immanuel Kant’ın “Saf Aklın Eleştirisi” kitabını getirdi.13-vuotiaana Einstein luki Immanuel Kantin teosta Puhtaan järjen kritiikki.
Immanuel Kant; Saf Aklın Eleştirisi'nde analitik ve sentetik yargılar olmak üzere iki ayrı kavram tanımlar.Immanuel Kant erotti Puhtaan järjen kritiikki -nimisessä teoksessaan toisistaan dialektiikan ja analytiikan.
Aklınızdakileri bana anlattığınız için size minnetarım.Kiitos siitä mitä opetit minulle.
Toprakta yetişen her şeyin sevgilisiydi ,onların sayısız biçimlerini aklında tutardı.Hän rakastaa kaikkea mikä kasvaa maassa ja entit olivat hänen ajatuksiensa tulosta.
"Tin, aklın ustasıdır.Viisauden sanat ovat tiedon mauste.
Aklına eseni yapar.Hänen mielensä järkkyy.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Näillä toimilla hän pyrki saamaan tietoonsa vihollisen aikomukset.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.Davidilla on niin monta tyttöystävää, ettei hän muista heidän kaikkien nimiä.
Lütfen bu gerçeği aklında tut.Pidä tämä tosiasia mielessäsi.
Pencereleri kapatmak aklına gelmedi mi?Eikö sinulle tullut mieleen panna ikkunaa kiinni?
Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.Hän ponnisteli kovasti pyyhkiäkseen epäilykset mielestään.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Κανένας δεν ήθελε να αποκαλέσει τον εαυτό του άθεο.»
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Την ίδια περίοδο εγκαταστάθηκε μόνιμα στην Ευρώπη.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Όμως έδωσε μια μεγάλη ιδέα.
Arvino, kızının aklını kaybetmiş olduğunu iddia eder.Ο Αρβίνο ανακοινώνει ότι η κόρη του έχει τρελαθεί.
İlgili Sayfalar