aklın ile cümle
aklın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir diğer grup ise ressamın bu tabloyu yaparken aklında hiçbir konunun olmadığını iddia etmektedir.Alguns autores têm mesmo sugerido que o noivo não esteja na pintura.
Yasaklanma gerekçesi 'çocukların aklını çeleceği' endişesine dayandırılmıştı.Surpreendido, o garoto perguntou o motivo dessa “estúpida” pergunta.
Arvino, kızının aklını kaybetmiş olduğunu iddia eder.Carmem mente dizendo que a mulher está perdida.
Metin ve Gizem birlikte olmaya başlar ancak Metin, Duygu'yu aklından çıkaramaz.Prosa e poema estão misturados nesta memoir, portanto, o gênero é difícil de definir.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."«O professor que quer acordar sem agenda do dia».
Aklına eseni yapar.Usando sua mente.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Sonic diz: Use a cabeça.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Parece que não há nada que Roberto não pode fazer.
Kur'an'a göre, şeytanlar, insanların aklına, gönüllerini fısıldayarak girerler.Men maakt gebruik van verzen uit de koran om de duivel en kwaadaardige demonen uit te drijven.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Voorwaar, daarin is een teken voor een volk dat zijn verstand gebruikt.
O an aklına bir fikir gelir.Dit brengt Dag op een idee.
Aklını tamamen kaybetmiş olan Gardner da oradadır.Die treft zo ook Gargamel die helemaal de kluts kwijt is.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Er werd een ander plan bedacht.
Babası ise aklını yitirmiştir.Zij beschouwt haar vader als een exponent ervan.
Aklına estiği gibi hareket etse de her durum için bir fikri vardır.Wanneer ze iets in haar hoofd heeft zitten, moet het gebeuren ook.
Katil bu nedenle aklını yitirebilir.Daarom is de moordenaar wellicht een buitenstaander.
Öyle ki aklın ve mantığı ilkeleri ve temel kategorileri bile, sonucta izlenimlere dayanır.De Phänomenologie, de Logik en de Grundlinien kunnen naar hun logische structuur op elkaar afgebeeld worden.
1995 yılında tatil yaparken Juniper'i kurmak fikri aklına gelmiştir.In 1995 besloot hij zijn carrière af te bouwen bij AS Eupen.
Ama aklına son bir çare geldi.Het laatste bleef bij een gedachte.
Fakat Sweeney'in aklında intikamdan başka hiçbir şey yoktur.Schlémil denkt alleen aan wraak.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Zijn vijanden zullen het wel geweten hebben.
Aklın Yolu Bir, TNT'de yayınlanan bir televizyon programı.Uit de natuur! was een televisieprogramma dat werd uitgezonden door de NTR.
Aklını kendin kullanmak cesaretini göster!Maak je sterk voor je eigen ideeën!
Bu plan diğerlerinin aklına yattı.Sommigen hebben andere dingen aan hun hoofd ...
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Ze beslisten toen permanent in Europa te blijven wonen.
“Bakış, aklın Dışında.”'Uit het hoofd, uit het hart'.
"Tin, aklın ustasıdır.Logica is de wetenschap van het redeneren.
Aklın açığa çıkarılması bu üçü sayesinde olur.Aan deze kinderen werden door Haar drie geheimen onthuld.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."In het dorp is het alsof je geen verschil kan maken tussen dag en nacht.”
Aklınızdakileri bana anlattığınız için size minnetarım.Iemand openhartig vertellen wat je over hem denkt.
Onu hiç aklına getirdin mi?Heb je dat wel eens bedacht?
Aklını mı kaçırdın?Ben je gek geworden?
Ama aklına başka bir fikir geldi.Jednak wpada mu do głowy inny pomysł.
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Kiedy wrócił do Kalifornii powiedział o swoim pomyśle Robertowi Zemeckisowi.
Öyle ki duyguları çoğu zaman aklının önüne geçiyor.Jakie uczucia najczęściej przeżywasz?
Çifte doğruluk önermesini ileri sürer; aklın doğruları ve inancın doğruları.Zachowamy prawdę dzięki wierze.
Ama, Ryan Murphy onu aklında tuttu.Przynajmniej tak widzi go Ryan.
Bir gün aklına müthiş bir fikir gelir.Pewnego dnia otrzymuje dziwną sprawę.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."Pomijając to, twierdzi on, że idea morderstwa prześladowała go dniami i nocami.
Orlando uyanır; çılgınlığı geçmiş; aklını başına toplamıştır.Pazura: Świat oszalał, czy ja zwariowałem?
Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir.Woli działać niż myśleć.
Aklın Yolu Bir, TNT'de yayınlanan bir televizyon programı.Stacją telewizyjną, która pokazywała program była TNT.
Stoa felsefesi, özgür insan aklını değer verdiği kavramların başlangıç noktasına yerleştirmiştir.Jego wiedza o przyszłości kończyła się tam, gdzie zaczynała się wolna wola człowieka.
Fakat Amina'yı aklından ve kalbinden çıkartamaz.Ale nie przypuszcza, że Maria zawładnie jego sercem i umysłem.
Sadrazâm ona ihtar eder: – Aklını başına topla.Summer postanawia go zdobyć- udaje jej się.
Book 3 Chapter 20 Azula aklını yitirmiştir.Zdobycze XII dynastii w Nubii zostały utracone.
İlk etapta kukladan şüphelenmek kimsenin aklına gelmez.Początkowo nikt nie uwierzył Sikatce.
Aklınıza bir şey gelirse lütfen bizi bilgilendirin.Jeśli przyjdzie ci coś do głowy, proszę poinformuj nas o tym.
Aklınıza bir şey gelirse lütfen bizi bilgilendirin.Jeśli przyjdzie ci coś do głowy, proszę daj nam znać.
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Från början såg Sophus Falck två sätt att tjäna pengar på sin räddningskår.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Som tur är har de en ny idé.
Bu olaydan dolayı altına girdiği borçları Disraeli'nin bütün hayatı boyunca onun aklından çıkmayacaktı.De skulder som Disraeli ådrog sig genom denna affär skulle förfölja honom under resten av hans liv.
Kardeşlerinin Yusuf'u kıskanması babası İsrail'in de aklına takılmıştı ancak bu konuda bir şey yapmadı.Mose övertalade Herren att inte förgöra Israels folk.
Ve aklına gelen bir isim Müfettiş Jackques Clouseau (Steve Martin) 'dur.Där skall han träffa sin farbror "Dr. Steve Jones".
Ancak evlendikten sonra bile bu cinayet aklından çıkamaz.De bestämmer sig nu för att inte gifta sig förrän mordet klarats upp.
Katil bu nedenle aklını yitirebilir.Aktieägaren kan därför argumentera för sin sak.
Louis Creed'in aklına bu konuşma ve o mezarlık gelir.George Dewey Clydes grav på Find A Grave (engelska)
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Нікому й на думку не спадало назвати себе атеїстом».
Ama aklına başka bir fikir geldi.В ній було виражено нову ідею.
Tıpkı radyonun sesi ilettiği gibi havadan görüntüyü iletmeyi aklına koymuştu.Він мріяв про те, щоб так само, як звук, передавати по радіо зображення.
İlgili Sayfalar