aklın ile cümle
aklın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama hoyrat denilince, herkesin aklına ilk önce Kerkük gelir.Um das Auge zu bekommen, muss man sie zuerst alle besiegen.
Bu dönemlerde aklında müzisyenlik olan River Phoenix aktörlüğe de merak sardı.Auch während seiner Schauspielerkarriere widmete sich River Phoenix der Musik.
Orlanda uyanır ve aklının başına geldiğini annar.Viviane erwacht und sinnt noch über ihren Traum.
Katil bu nedenle aklını yitirebilir.Diesen könnte der Mörder verloren haben.
Her tür işte, işinizi yapma düşüncesi ortaya çıktığı zaman, aklınız yapmakta olduğunuz şeye takılır.Wenn ihr es im Sport zu was bringen wollt, muß sich eure ganze Lebensweise danach richten.
Ortada bulunan büyük kurna, hanın bu acı yüzünden aklında kalanlardır.Entsetzliche Qualen erwarten den, der sich in diesen Höllen befindet.
Allah insana akletme, aklını kullanma ve temyiz gücünü bahşetmiştir.Gott bietet dem Menschen die Vergebung seiner Sünden an.
Aklın nesnel olamamasının sebebi de insanın kendi hayatının öznesi olamamasıdır.Doch das können sie nicht, die Menschen müssen selbst auf den Sinn ihres Lebens kommen.
Misafirinin aklından geçenleri sezen Nasreddin der ki: "Bütün bunlar babamdan kaldı.Mit dem Ruf: „Dies ist der Mörder meines Vaters!“ erlangt er die Sprache zurück.
Astolfo Orlando'nun kayıp ettiği aklını ayda bulur ve küçük bir şişeye doldurarak bunu yeryüzüne getirir.Sein Freund Astolfo findet den Verstand später auf dem Mond und bringt ihn zurück.
Bir yıl sonra kadar Los Angeles'tan Avustralya'ya seyahat ederken fikir iyice aklına yattı.Sie zog nach neun Jahren in Los Angeles wieder nach Australien.
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Nicht ohne darüber nachdenken zu müssen, dass er sie betrügen würde.
"Hande Yener aklını peynirekmekle yemiş olabilir mi?".Wo hat Hans das Brot mit geschnitten?
Samuel maruz kaldığı şiddet sonucunda aklını yitirir ve ölür.Palli verliert aufgrund der Kälte das Bewusstsein und stirbt.
İnanç, aklın ölümüdür.La croyance est la mort de l'intelligence.
O ve ben öylesine yakın arkadaşlarız ki neredeyse birbirimizin aklını okuruz.Lui et moi sommes des amis si intimes que nous pouvons presque lire dans la tête de l'autre.
Onu aklından sildi.Elle l'a rayé de sa mémoire.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Elle a cependant une autre idée.
Aklını kendin kullanmak cesaretini göster!Aie le courage de te servir de ton propre entendement!
Fritz Kobus’un evinde yemek odası Fritz, Suzel’ı aklından çıkaramaz.Salle à manger de la maison de Fritz Kobus Fritz ne peut s'empêcher de penser à Suzel.
Ve ekliyor: "Bu hiçbir erkek tarafından yönetilmemiş bir kadının aklındakilerini beyan etmektir.Il lui répondit (litt., dit) : "Un chant plaisant aux hommes bien formés n'est pas apprécié des tanneurs !
Samuel maruz kaldığı şiddet sonucunda aklını yitirir ve ölür.Cependant, la jeune femme que Samuel tente de guérir est prise de convulsions et meurt.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Lorenz n'a rien à craindre maintenant.
Ama hoyrat denilince, herkesin aklına ilk önce Kerkük gelir.Sauf exceptions, l'homme vient au monde la tête en premier.
Ayrıldıkları halde Raj Rita’yı aklından çıkartamamıştır.Même s'ils sont séparés, Rita reste dans les pensées de Raj.
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Lors de son retour en Californie, à Los Angeles, il parle de son nouveau concept à Robert Zemeckis.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.ARTHUR : Bien, imaginons que je sème une idée dans votre crâne.
Kendi aklınla düşünmeye/akıllı olmaya cesaret et, başla!".Tu as déjà fait la preuve de ta bravoure, s'il te plaît rend-toi ».
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.Mais l'enfant n'a qu'une chose dans la tête : s'enfuir.
Atlas Vazgeçti'nin ana teması "insan aklının toplumdaki rolü" dür.D'après l'auteur elle-même, Atlas Shrugged a pour thème « le rôle de l'esprit humain dans la société ».
Aklına estiği gibi hareket etse de her durum için bir fikri vardır.Quand il croit dans une idée il va au bout quoi qu'il advienne,.
Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir.Elle s'oblige à ne pas penser.
Yazıyı görünce nişanlısınının yüzü parça parça aklına gelir.Croyant voir le visage de sa fiancée, le maître d'école s'étale de tout son long.
Her sorunu aklın süzgecinden geçirir.Toute sensiblerie est tournée en dérision.
Tecavüzden dolayı aklını kaybetmiş bir kadın.La marquise a oublié le viol à cause d’une perte de conscience.
Louis Creed'in aklına bu konuşma ve o mezarlık gelir.La voie longe le cimetière de Sidi Beliout et son sanctuaire, ce qui trouble la sérénité des lieux.
"Çin'deki medya sansürü dünyanın aklını karıştırıyor".C'est un cancer qui s'est métastasé dans toute la France ».
Aklına ilk gelen film hangisi?¿Cuál es la primera película que te viene a la mente?
Aklında bir şey var mı?¿Tenés algo en mente?
Aklında ne var?¿Qué tienes en mente?
Aşkın ilk nefesi aklın son nefesidir.El primer aliento del amor es el último aliento de la razón.
Galiba senin biraz aklın karışmış.Me parece que estás un poco confundido.
Son dakikada aklına iyi bir fikir geldi.Se le ocurrió una buena idea a último minuto.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Ciertamente, hay en ellos signos para gente que reflexiona.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Entonces tuvo una nueva idea.
Aklına General Kota gelir.El general Menu le sucede.
Her sorunu aklın süzgecinden geçirir.Todas estas preguntas están pasando por su cabeza.
Fakat o günlerde aklınızdaki projeyi gerçeğe dönüştürebiliyordunuz.Sin embargo, el día de ayer, presenciamos la transformación de esa idea en una realidad...
Bu yüzden programın nasıl çalıştığını anlamak için programı aklınızda çalıştırmanız gerekir.No tiene que descifrar código para entender cómo funciona el programa para entender qué hace.
Fakat Sweeney'in aklında intikamdan başka hiçbir şey yoktur.Desesperada, Susana sólo piensa en la venganza.
Dorinda Orlando'nun delirip aklının başına gelmediğini anlamıştır.Allí, el señor Naranja pierde el sentido.
Tıpkı radyonun sesi ilettiği gibi havadan görüntüyü iletmeyi aklına koymuştu.Como si mostrara mis senos por radio.
Bu tür bir anlatıcı "her karakterin aklının içini görebilir".Ésta puede ser una indirecta acerca de cómo cada monstruo tiene su propia mirada.
Mazhar Alanson rahatlığı, aklına geleni hemen söylemesi ile birçok kez tartışma konusu olmuştu.Así, Yahvé habría hablado cara a cara con él en reiteradas ocasiones.
Kral Creon'un aklını kaybettiğini ve sonra da öldüğü haberi gelir.Llegan noticias de la locura y muerte del rey Creonte.
Geliştirdiği bu alet Essen’in aklına daha kesin bir ışık hızı ölçümü yapılabilme olasılığını getirmişti.Fue este trabajo que sugirió a Essen la posibilidad de una medición más precisa de la velocidad de la luz.
Kısacası, Eş'ârî kelâmında aklın büyük önemi vardır.De ahí, la importancia que en su pensamiento tiene el diálogo.
Tecavüzden dolayı aklını kaybetmiş bir kadın.Ser víctima de una violación.
“Bakış, aklın Dışında.”«Contar, pese a todo».
Ayrıldıkları halde Raj Rita’yı aklından çıkartamamıştır.La señora Reich, según lo acordado, se esconde.
İlgili Sayfalar