Aklı başında adam yıkılmaz.You can't keep a good man down.
O mutfakta düştüğünden beri aklı başında değil.Ever since she fell in the kitchen, she hasn't been all there.
Onun aklı başında değil.He is not all there.
Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.He knows better than to lend you money.
O aklı başında davranmıyor.He doesn't have his feet on the ground.
Onun aklı başındadır.She is a clear-headed.
O aklı başında biri.He has a good head on his shoulders.
Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Aklı başında hiç kimse gece şu ormanda yürümez.No one in their right mind would walk in those woods at night.
Tom aklı başında biridir.Tom has a good head on his shoulders.
Tom aklı başında davrandı ve polise teslim oldu.Tom came to his senses and decided to turn himself in to the police.
Tom'un aklı başında.Tom is down to earth.
Aklı başında hiç kimse bunu yapmazdı.No one in their right mind would do this.
Aklı başındayım.I'm grounded.
Tom aklı başında değil.Tom isn't sane.
Tom, aklı başında mı?Is Tom sane?
Tom aklı başında bir adam değil.Tom is not a rational guy.
Aklı başında değil.He is out of his mind.
Aklı başında mısın?Are you sane?
Sanırım Tom'un aklı başında.I think Tom is sane.
Tom aklı başında, değil mi?Tom is sane, isn't he?
Tom'un aklı başında değil.Tom isn't in his right mind.
Tom, baskı altındayken bile soğukkanlı, sakin ve aklı başında.Tom's cool, calm, and collected, even under pressure.
Tom sakin ve aklı başındaydı.Tom was calm and collected.
Tom böyle bir şey yapmayacak kadar aklı başında biri.Tom is wise enough not to do such a thing.
Tom aklı başında.Tom is level-headed.
Aklı başında biri öyle bir şeyi nasıl yapabilir?How could anyone in their right mind do something like that?
Aklı başında biri nasıl bununla aynı fikirde olmaz?How could anyone in their right mind disagree with this?
Kimin aklı başında olduğunu ve kimin delirmiş olduğunu nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's sane and who's insane?
Aklı başında kim böyle bir şeyi yapar?Who in their right mind would do such a thing?
Seninle kavga etmeyecek kadar aklı başında.He knows better than to fight with you.
"Tom aklını mı kaçırdı?" "Ne zaman aklı başındaydı ki?""Has Tom lost his mind?" "Has he ever had it?"
Buddy daha aklı başında ve Ed'den daha zekidir.Buddy is more level-headed and intelligent than Ed.
Forrest daha çok atılgan bir tiptir, Graham ayrıca daha sakin ve aklı başındadır.Whereas Forrest is a rather brash person, Graham is more calm and collected.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."I became insane, with long intervals of horrible sanity."
Ve buna verilecek karşılık, aklı başında her insan tarafından düşünme tatbikine gereksinim duymamız.And the response to that is that we demand the exercise of thinking from every sane person.
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It's a process, sane and intelligible enough--"
Bugünkü aklımla konuşursam, bir ruh hastasıydı, kimi zaman aklı başında, kimi zaman değildi.She's what I know today to be mentally ill, higher-functioning at times than others.
Düşünürüz, aklı başındayız, egemeniz...We are billions on this planet
İkimizde mantıklı ve aklı başında kişileriz.We're both rational and logical.
Aklı başında insanlar gelsin.May reasonable men come.
Aklı başında olan hangi insan birini bu soğukta dışarıda bırakır?Who in their right mind makes someone stand out all night in this cold weather?
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Now religions have a much saner attitude to art.
Parlak bir yaşlı kadındı. Gayet aklı başında.She was a bright old lady, perfectly sane.
Sadece sizin kitaplarınızda aklı başında bir bakış açısına rastladım.Only in yours have I found a sane point of view.
- Aklı başında da ne demek?- What do you mean, "sane"?
Aklı başında değil.He is not in his right mind.
Kötülük akılsızlar için eğlence gibidir. Aklı başında olanlar içinse bilgelik aynı şeydir.It is a fool's pleasure to do wickedness, but wisdom is a man of understanding's pleasure.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.I speak as to wise men. Judge what I say.
İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?"Is there no man of discernment among you?"
İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?"Is there no man of discernment among you?"
Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."How gracious a man of discernment you are indeed!"
İçinizde aklı başında kimse yok mudur?" dedi.Is there no man of discernment among you?"
Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin" dediler.How gracious a man of discernment you are indeed!"
Kendini bilmeyenden, aklı başında olmayandan başka kim, İbrahim'in dininden döner?Who will turn away from the creed of Abraham but one dull of soul?
İçinizde, aklı başında bir adam da mı yok?Is there no man of discernment among you?"
Halbuki sen, şüphe yok ki halimselim ve aklı başında bir adamsın.How gracious a man of discernment you are indeed!"
Şüphe yok ki bunda, aklı başında olanlara deliller var.Verily there are signs in this for men of understanding.
Bunu ancak aklı başında olanlar düşünür, bundan ancak onlar öğüt alır.Only they think who are wise."
Aklı başında olanları doğru yola sevk eder, onlara ibrettir, öğüttür.A guidance and reminder for men of wisdom.