Aralarından en akıllı ve en kurnazıdır.Mezi nimi byl nejtalentovanější a nejvlivnější.
Sadece bir akıl hastasıdır!Je to blázen, na mou věru!).
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.Nakonec skončil v blázinci.
Çok, çok akıllı ve saygılı.’’ dedi.Jsou skutečné a pravdivé a hodné úcty."
Apple HomePod Amazon Echo ve Google Home'a benzer, Apple tarafından geliştirilmiş akıllı hoparlördür.HomePod je chytrý reproduktor společnosti Apple Inc. podobný Amazon Echo nebo Home Google.
Karakter ilk defa tanıtıldığında akıllarda bir sürü soru işareti kaldı.I den, kdy jsme na ni poprvé vyšplhali, naplněni zvědavostí.
Bilimsel camianın büyük çoğunluğu akıllı tasarımın bilimsel olmadığını düşünür.Obecně přijímaný vědecký konsenzus je, že inteligentní design není věda.
Nexus 5'ten sonra çıkan cihaz olup Google Nexus serisindeki altıncı akıllı telefondur.Celkově je Nexus 5 pátý telefon řady Nexus.
Bu olay akıllarda öyle yer etmiştir ki artik tarih anılmaz olmuştur.Nyní se zamýšlí nad tím, proč jeho umělecký osud tak beznadějně zchroml.
Orada bir akıl hastanesine yerleştirildi.Je umístěn do psychiatrické léčebny.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.1993: Světová zdravotnická organizace odebírá homosexualitu ze svého seznamu poruch.
En büyükleri olan Julian akıllı ve mantıklı bir oğlandır.Ty, Radku, jsi nejstarší, vím, že jsi rozumný chlapec.
Beynini emdiği insanlar akıl sağlığını kaybeder.Člověk, kterého obešel, ztrácí paměť.
Soylarını Akıllı Lann'e dayandırırlar.Hodlá raději boty uklidit do almary.
Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkûmlardır.Všemi, tedy kromě cizinců, bláznů, chudáků a žen.
Akıllı bina sistemleri ile inşa edilen yurtlarımızda yenilenebilir enerji sistemleri kullanılıyor.V rozsáhlých budovách a novostavbách se instalují systémy s centrálním zdrojem proudu.
2007'de Lanix, akıllı telefonlar ve tabletler geliştirilme konusunda uzmanlaşmış bir mobil bölümü ilan etti.V prosinci roku 2013 byla spuštěna mobilní verze stránky určené pro chytré telefony a tablety.
İnsan bu akıl sayesinde kendisini tehlikelerden korur, para kazanır ve yaşamını sürdürür.Varuje je před nebezpečím – a zaplatí za to životem.
Güçlüdür ama akılsızdır.Je silný, ale nemotorný.
Ancak adı sinema için çok uzun ve akılda kalıcı değildi.Pro filmový debut se zdálo její jméno příliš dlouhé a staromódní.
Ayrıca akıl bilgelik demektir.Je také darem moudrosti.
Nightmare klibinde grup üyelerimizi akıl hastanesinde görürüz.U rybníčka se nalézá klubovna místního mysliveckého spolku.
Akıllıca yatırımlar yapıyorsun.Chcete efektivní kampaň?
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Domů se vrátil v těžkém zdravotním stavu a strávil několik měsíců v léčebně.
Madde kendisinde bulunan bu akıl ilkesine göre davranır.Substance jakožto něco existujícího samo v sobě.
Bu nedenle akılcılık yaklaşımına karşıdır.K., Rozprava proti metodě.
Oyuncular kaç puan topladıklarını akıldan takip etmek zorundadırlar.Ostatní hráči si pak odečtou tolik bodů, kolik kolejí by ještě museli postavit, aby svá města spojili.
Aslında içlerindeki en akıllısı.Je ze všech nejchytřejší.
Samsung Galaxy S10, Samsung Electronics tarafından üretilen bir akıllı telefon serisidir.Samsung Galaxy S10 je řada chytrých telefonů vyvinutých společností Samsung Electronics.
Akil dedi ki: Seni sevdiğimizi biliyorsun ve sen de bizi seviyorsun.Dítě by mělo vědět, že je pro nás důležité a že je máme rádi.
Akıldışı ama Öngörülebilir, 2008.Praha: Oeconomica, 2008.
Gizli istihbarat toplama amacıyla bir dizi akıllı TV'de kullanıldı.Za účelem výměny zpravodajských informací se uskutečnily celkem dvě společné zpravodajské konference.
Çünkü soysuzlaşmışlar ya çok akıllıdır ya da zayıftırlar.Podléhej jakémukoli kouzlu, ať je silné či slabé.
Akıl doğru düşünce üretmekle ilgilidir.Jde o kladení smyslu pro sebe.
Girl, Interrupted filminde, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatılıyordu.Narušení, v originále Girl, Interupted je americké životopisné drama podle pamětí Susanny Kaysenové.
Bazıları da bu otelin "Camarillo Devlet Akıl Hastanesi" olduğunu ima etmişlerdi.Podle tohoto špitálu se místu do založení Karlína říkalo „Špitálská pole“.
Buna göre tanrının taşması ile alemler/felekler/gökler ve akıllar oluşur.Podle něj Boží atributy (moudrost, život a síla) jsou jedno s jeho esencí.
Mart 1997'de açıklanan geliştirilmiş 8110i modeli, SSMS (Akıllı SMS) motoruna sahip ilk telefon oldu.Vylepšený model 8110i byl prvním telefonem s SSMS (smart SMS) systémem.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Ca și în cazul newtonian, aceasta sugerează o geometrie mai generală.
Grant, Sattler'la, yırtıcıların daha önce inanmış olduklarından nasıl daha akıllı olduklarını tartışır.Grant discută cu Sattler cum raptorii erau mult mai inteligenți decât s-a crezut până atunci.
Dolayısıyla insan kendi evrimini Sufizmde bazen ‘gerçek akıl’ denen şeye doğru itmeye davet edilmektedir.Omul este deci invitat să continue evoluția sa înspre ceea ce în Sufism vine numit 'intelect real'.
Bireyler, aile üyelerinin bulunduğu yerleri akıllarında tutabilmektedirler.Indivizii par să poată ține evidența locației curentă a membrilor familiei lor.
"Ben Bill Gates'ten daha akıllıyım.Bill Gates este bogat.
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.Antrenorul lui US Palaiseau Jean-Marie Panza, mentorul lui Henry, l-a urmat acolo.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.1990: Organizația Mondială a Sănătații (OMS) a scos homosexualitatea din nomenclatorul bolilor.
Sado muhtemelen akıl hastalığından acı çekiyordu.Sado cel mai probabil a suferit de boli mintale.
Gücünün az olmasına karşın, sıcakkanlı, akıllı ve belagatliydi.Cu toate că avea o putere mică, era inteligent, prietenos și elocvent.
Akıllı ayarlamalar.Organizare cu precizie.
Akıllı ve dürüst bir öğrencidir ve arkadaşlarına bağlıdır.Este transparent, onest și este dispus să facă orice pentru prieteni.
Gececildi ve muhtemelen bir terepoddu.Ayrıca en akıllı dinozordu.Sarosul este probabil cel mai cunoscut, și unul din ciclurile eclipselor cele mai fiabile.
Velma Dinkley: Ekibin en akıllısıdır.Velma - este cea mai deșteaptă din gașcă.
Yunan mitolojisinde, Koios, akıl Titan'iydi.În mitologia greacă, Coeus este titanul inteligenței.
Nokia 808 PureView resmi olarak Nokia'nın en son Symbian akıllı telefonu oldu.Nokia 808 PureView este un telefon mobil dezvoltat de producătorul finlandez Nokia.
Çağdaş akıl için "tanrının öldüğü" sonucunu ortaya koydu.El a concluzionat că „Dumnezeu este mort” pentru omul modern.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.Doctrina sa va fi în concurență cu creștinismul, față de care a avut o atitudine critică.
Bir süre sonra da annesini akıl hastahanesine yatırmak zorunda kalır.Este trimisă ulterior de propria ei fiică la un azil de nebuni.
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.Amintirile despre acele zile ale copilăriei îi par atât de aproape.
Akıllı bina sistemleri ile inşa edilen yurtlarımızda yenilenebilir enerji sistemleri kullanılıyor.Noile standarde de eficiență energetică se vor aplica și tuturor clădirilor renovate.
Akıl hastasıdır.Inimă nebună.
Akıllı satır içe alma.Nu confundați cu Ștevie.