Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.Potom západní pomezí jest při moři velikém a mezech jeho. To jest pomezí synů Juda vůkol, po čeledech jejich.
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.Vestgrænsen er det store Hav. Det er Grænsen rundt om Judæernes Område efter deres Slægter.
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.Вот предел сынов Иудиных с племенами их со всех сторон.
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.וגבול ים הימה הגדול וגבול זה גבול בני יהודה סביב למשפחתם׃
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.والتخم الغربي البحر الكبير وتخومه. هذا تخم بني يهوذا مستديرا حسب عشائرهم
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.西 界 就 是 大 海 、 和 靠 近 大 海 之 地 、 這 是 猶 大 人 按 著 宗 族 所 得 之 地 四 圍 的 交 界
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.西界 就是 大海 、 和 靠近 大海 之地 、 這是猶 大人 按 著 宗族 所 得 之 地 四 圍 的 交界
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Aber die Grenze gegen Abend soll diese sein, nämlich das große Meer. Das sei eure Grenze gegen Abend.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.A čo do západnej hranice, budete mať Veľké more, to bude hranicou. To vám bude západnou hranicou.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.A napnyugoti határotok pedig legyen néktek a nagy tenger; ez legyen néktek a napnyugoti határotok.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Còn về giới hạn phía tây thì các ngươi sẽ có biển lớn dùng làm hạn, ấy sẽ là giới hạn về phía Tây.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Còn về giới_hạn phía tây thì các ngươi sẽ có biển lớn dùng làm hạn , ấy sẽ là giới_hạn về phía Tây .
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Hotarul vostru dinspre apus va fi Marea cea Mare (Mediterana): aceasta va fi hotarul vostru la apus.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Hvad Vestgrænsen angår, skal det store Hav være eders Grænse; det skal være eders Vestgrænse.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.I vest skal eders grense være det store hav og landet langsmed det; dette skal være eders grense i vest.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Ja teidän läntisenä rajananne olkoon Suuri meri; tämä olkoon läntisenä rajananne.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.서편 경계는 대해가 경계가 되나니 이는 너희의 서편 경계니라
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Laut Tengah merupakan batas negerimu di sebelah barat
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.La vostra frontiera a occidente sarà il Mar Mediterraneo: quella sarà la vostra frontiera occidentale
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Meja proti večeru pa: Veliko morje vam bodi za mejo; to bode vaša zahodna meja.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Para o ocidente, o Mar Grande vos será por limite; o próprio mar será o vosso limite ocidental.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Pomezí pak západní budete míti moře veliké; to bude vaše pomezí západní.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Uw westgrens wordt gevormd door de kustlijn van de Middellandse Zee.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Votre limite occidentale sera la grande mer: ce sera votre limite à l`occident.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak."'Vuestra frontera occidental será el mar Grande. Éste será vuestro límite occidental
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.Δυτικον δε οριον θελετε εχει την θαλασσαν την μεγαλην αυτη θελει εισθαι το δυτικον οριον σας.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.а границею западною будет у вас великое море: это будет у вас граница к западу;
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.А за западна граница да имате Голямото море; това да ви бъде западната граница.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.וגבול ים והיה לכם הים הגדול וגבול זה יהיה לכם גבול ים׃
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.واما تخم الغرب فيكون البحر الكبير لكم تخما. هذا يكون لكم تخم الغرب.
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.西 邊 要 以 大 海 為 界 . 這 就 是 你 們 的 西 界
‹‹ ‹Batı sınırınız Akdeniz ve kıyısı olacak. Batıda sınırınız bu olacak.西邊 要 以 大海 為界 . 這就是 你 們 的 西界
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.affrighted女性をゆすります。 リージェントストリートはLascarsとマレー人にとって未知のものではありません。とボンベイで、アポログリーン、
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Aj v Broadway a Chestnut ulice, bude Stredomoria námorníci niekedy nestlačili předěšeni dámy.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Anche nella strade di Broadway e Castagno, marinai del Mediterraneo a volte si spingono le donne spaventate.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Auch in Broadway und Chestnut Straßen, wird mediterrane Seeleute manchmal drängen die erschreckten Damen.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Även i Broadway och Chestnut gatorna, Medelhavet sjömän kommer ibland trängs the förskräckta damerna.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Incluso en las calles Broadway y Castaño, los marinos del Mediterráneo a veces empujan a las damas asustados.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.I v Broadway a Chestnut ulice, bude Středomoří námořníci někdy nestlačil předěšeni dámy.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Jopa Broadway ja Chestnut kaduilla, Välimeren merimiehet joskus tönäisy the peljästykö hyvät.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Még Broadway és a Gesztenyés utca, mediterrán tengerészek néha lökdös the féljetek hölgyek.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Nawet w Broadway i Chestnut ulicach, śródziemnomorskiej marynarzy czasami trącać affrighted panie.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Ngay cả trong các đường phố Broadway và Chestnut, đi biển Địa Trung Hải sẽ đôi khi chen lấn phụ nữ affrighted.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Selv i Broadway og Chestnut gader, vil Middelhavet søfolk tider mase the forfærdede damer.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.도 브로드 웨이 밤 거리에서, 지중해 매리너스 때로는 것입니다 the affrighted 아가씨 밀다.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Tudi v Broadway in Chestnut ulicah, sredozemske mornarji včasih Laktati the affrighted dame.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Zelfs in Broadway en Chestnut straten, Mediterraan zeelieden zal soms dringen van de verschrikt dames.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Даже на Бродвее и каштановые улицы, средиземноморские моряки иногда затолкать испуганные дамы.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Дори в Бродуей и Кестен улиците, средиземноморски моряци понякога ще бутаница на уплашиха дами.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Навіть на Бродвеї і каштанові вулиці, середземноморські моряки іноді заштовхати перелякані жінки.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.אפילו הרחובות ברודווי ו ערמונים, יורדי הים התיכון יהיה לפעמים להדחף הנשים affrighted.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.حتى في الشوارع برودواي وكستنائي ، والبحارة البحر الأبيض المتوسط في بعض الأحيان تزاحم السيدات affrighted.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Aavikoituminen on ongelma osassa Välimeren aluetta sekä Keski- ja Itä-Eurooppaa.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Deşertificarea este o problemă în unele părţi din Marea Mediterană şi din europa centrală şi de est.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Desertifikace postihuje oblast Středomoří a střední a východní Evropu.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Desertifikation ist ein Problem in Teilen des Mittelmeerraumes und in Zentral- und Osteuropa.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Dezertifikacija je problem ponekod v Sredozemlju ter v srednji in vzhodni Evropi.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.La désertification est un problème dans certaines régions d'Europe méditerranéenne, centrale et de l'Est.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Ökenspridning är ett problem i delar av Medelhavet liksom i Central- och Östeuropa.
Çölleşme, Akdeniz, Orta ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde görülen bir sorundur.Verwoestijning is een probleem in delen van het Middellandse Zeegebied en Centraal- en Oost-Europa.