Ana içeriğe geç
Sözlük

akdeniz ile cümle

akdeniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Akdenizgreece. kgm地中海greece.kgm
Akdeniz'in altından Kuzey Afrika'yı Avrupa'ya bağlayan yeni bir petrol ya da gaz boru hattı açılıyor지중해저에 석유송유관이나 가스송유관이 새로 건설되어 북아프리카와 유럽을 잇습니다.
Akdeniz'in altından Kuzey Afrika'yı Avrupa'ya bağlayan yeni bir petrol ya da gaz boru hattı açılıyorנפתח קו צינור חדש במצולות ים-תיכון, המחבר את צפון-אפריקה לאירופה.
Akdeniz'in altından Kuzey Afrika'yı Avrupa'ya bağlayan yeni bir petrol ya da gaz boru hattı açılıyorنجد خط أنابيب بترول أو غاز يعمل تحت البحر الأبيض المتوسط , يربط شمال أفريقيا بأوروبا .
Akdeniz'in altından Kuzey Afrika'yı Avrupa'ya bağlayan yeni bir petrol ya da gaz boru hattı açılıyor北アフリカとヨーロッパをつないでいます エネルギー資源におけるヨーロッパの
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.지중해의 시리아하며과 Tarshish 또는 카디즈 이상 이천마일 서쪽 그것에서 그냥 지브롤터 해협 밖에.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.Välimeren, Syyrian ja Tarsis tai Cadiz yli kaksi tuhatta mailia länteen että aivan Gibraltarin salmessa.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.הים התיכון, סוריה, ותרשיש או קאדיז יותר מאלפיים קילומטרים מערבה מזה, ממש ליד מיצרי גיברלטר.
Akdeniz, Suriye; ve Tarnish veya Cadiz fazla iki bin kilometre batıya, Cebelitarık Boğazı dışında.西方とは、ちょうどジブラルタル海峡の外側。 ではなく、その後、ヨナは神から世界的に逃げるために求められて航海士を、あなたがたを参照してください?
Akdeniz ülkelerinde zeytin yaprağı özü çeşitli sağlık sorunlarının tedavi edilmesinde kullanılmıştır.l'extrait de feuilles d'olivier a été utilisé dans les pays méditerranéens pour soigner diverses affections.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.I paesi del Mediterraneo si affidano sempre più alla desalinazione per la fornitura di acqua dolce.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Krajiny v okolí Stredozemného mora sú pri zabezpečovaní sladkej vody čoraz viac závislé na odsoľovaní.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Medelhavsländerna förlitar sig allt mer på avsaltning för att få sötvatten.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Mediterrane landen zijn steeds meer afhankelijk van ontzilting voor hun zoetwater.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Os países mediterrânicos estão a confiar cada vez mais na dessalinização para fornecer água fresca.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ţările mediteraneene mizează tot mai mult pe desalinizare pentru obţinerea de apă potabilă.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ugyanakkor azonban hosszú távú politikákat is ki kell dolgozni.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Upravljanje naših vodnih virov zanašajo na razsoljevanje.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Οι μεσογειακές χώρες εξαρτώνται ολοένα και περισσότερο από την αφαλάτωση για την παροχή γλυκού νερού.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Но изглежда прясна вода.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.Azmon weer naar boven liep om uit te komen bij de Beek van Egypte en die te volgen tot de Middellandse Zee.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.daí passa a Azmom, chega até o ribeiro do Egito, e por ele vai até o mar. Este será o vosso termo meridional.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.đi ngang về hướng Át-nôn, đổ vào khe Ê-díp-tô, rồi giáp biển. Ấy đó sẽ là giới hạn phía nam của các ngươi.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.går videre til Azmon og fortsætter til Ægyptens Bæk; så ender Grænsen ved Havet. Det er deres Sydgrænse.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.in je šla čez do Azmona in došla k Egiptovskemu potoku, da je bilo morje konec meji. To bodi vaša južna meja.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.거기서 아스몬에 이르고 애굽 시내에 미치며 바다에 이르러 경계의 끝이 되나니 이것이 너희 남편 경계가 되리라
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.ועבר עצמונה ויצא נחל מצרים והיה תצאות הגבול ימה זה יהיה לכם גבול נגב׃
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.وعبر الى عصمون وخرج الى وادي مصر وكانت مخارج التخم عند البحر. هذا يكون تخمكم الجنوبي.
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.接 連 到 押 們 、 通 到 埃 及 小 河 、 直 通 到 海 為 止 . 這 就 是 他 們 的 南 界
Asmonu aşıp Mısır Vadisine uzanıyor ve Akdenizde son buluyordu. Güney sınırları buydu.接連 到 押們 、 通到 埃及 小河 、 直 通到 海為止 . 這就是 他 們的 南界
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.너희의 발바닥으로 밟는 곳은 다 너희 소유가 되리니 너희의 경계는 곧 광야에서부터 레바논까지와 유브라데 하수라 하는 하수에서 서해까지라
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.כל המקום אשר תדרך כף רגלכם בו לכם יהיה מן המדבר והלבנון מן הנהר נהר פרת ועד הים האחרון יהיה גבלכם׃
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.كل مكان تدوسه بطون اقدامكم يكون لكم. من البرية ولبنان. من النهر نهر الفرات الى البحر الغربي يكون تخمكم.
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們 腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必 歸 你 們 、 從 曠 野 和 利 巴 嫩 、 並 伯 拉 大 河 、 直 到 西 海 、 都 要 作 你 們 的 境 界
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必歸 你 們 、 從曠 野 和 利巴嫩 、 並伯 拉 大河 、 直 到 西海 、 都 要 作 你 們 的 境界
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarından여러분은 또한 이곳 옥스포드의 한 팀에 의해 발견되어
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarındanTambién vemos conchas marinas
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarındanTroviamo anche delle conchiglie -
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarındanאתם יכולים לראות גם קונכיות - כפי שהתגלה כאן ע"י צוות מאוקספורד -
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarındanترون أيضاً قواقع البحر -- كما إكتُشفت بواسطة فريق هنا في أكسفورد --
Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarındanチームによって発見されましたが 貝殻もアルジェリアの地中海岸から
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.A occidente, il Mar Mediterraneo, dal confine sino davanti all'ingresso di Amat. Questo il lato occidentale
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Hotarul de apus va fi marea cea mare, pînă la locul unde apucă spre Hamat: acesta va fi hotarul de apus.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.In zahodna stran bodi veliko morje od južne meje do tja, koder se pride nasproti Hamatu. To je zahodna stran.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.서방은 대해라 남편 지계에서부터 맞은편 하맛 어귀까지 이르나니 이는 그 서방이니라
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Og på vestsiden skal det store hav være grensen og gå fra sydgrensen til midt imot Hamat. Dette er vestsiden.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Phía tây sẽ là biển lớn , từ bờ_cõi phía nam cho_đến lối vào Ha-mát ; ấy_là phía tây .
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Phía tây sẽ là biển lớn, từ bờ cõi phía nam cho đến lối vào Ha-mát; ấy là phía tây.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Sitten länsipuoli: Suuri meri rajasta sen paikan kohdalle, mistä mennään Hamatiin. Tämä on länsipuoli.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Strana pak západní moře veliké, od pomezí až naproti, kudyž se vchází do Emat. Ta jest strana západní.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.А западната страна ще бъде голямото море от южната граница до прохода на Емат. Това е западната страна.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Западный же предел – великое море, от южной границы до места против Емафа; это западный край.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.ופאת ים הים הגדול מגבול עד נכח לבוא חמת זאת פאת ים׃
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.وجانب الغرب البحر الكبير من التخم الى مقابل مدخل حماة. وهذا جانب الغرب.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.西 界 就 是 大 海 、 從 南 界 直 到 哈 馬 口 對 面 之 地 . 這 是 西 界
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.西界 就是 大海 、 從南界 直 到 哈馬口 對面 之地 . 這是 西界
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.A napnyugati határ pedig a nagy tenger és melléke. Ez Júda fiainak határa köröskörül az õ házoknépe szerint.
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.De westgrens werd gevormd door de kust van de Middellandse Zee.
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.서편 경계는 대해와 그 해변이니 유다 자손이 그 가족대로 얻은 사면 경계가 이러하니라
Batı sınırı Akdenizin kıyılarıydı. Yahudaoğullarından gelen boyların çepeçevre sınırları buydu.O termo ocidental é o mar grande. São esses os termos dos filhos de Judá ao redor, segundo as suas famílias.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod