akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Σε συγγενείς ατόμων με καρκίνο των πνευμόνων, ο κίνδυνος αυξάνεται 2,4 φορές.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Οι ιοί μπορούν να φθάσουν στον πνεύμονα μέσα από διάφορες οδούς.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Εκτός από καρκίνο ο καπνιστής μπορεί να εμφανίσει καρδιοαγγειακά προβλήματα.
Akciğer kanseri olan bir karısı vardır.Θεράπευσε μία γυναίκα που έπασχε από ΚΑΡΚΙΝΟ.
Küçük hücreli akciğer kanserinde, sisplatin ve etoposide en sık kullanılan kombinasyondur.Στον μικροκυτταρικό καρκίνο του πνεύμονα η σισπλατίνη και η ετοποσίδη χρησιμοποιούνται συνηθέστερα.
İdyopatik interstisyel pnömoni veya bulaşıcı olmayan pnömoniler difüz akciğer hastalığının bir sınıfıdır.Η ιδιοπαθής διάμεση πνευμονία, γνωστή και ως μη λοιμώδης πνευμονία αποτελεί τάξη διάχυτων πνευμονοπαθειών.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.En af kuglerne ramte også hans højre lunge.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Når immunsystemet reagerer på infektionen, kan der ske endnu større skader på lungerne.
Phyllis "Bella" Crawford, Jack Crawford'un karısı aynı zamanda terminal dönemde akciğer kanseri hastasıdır.(Sæson 1 -nu) Gina Torres som Phyllis "Bella" Crawford, Jack Crawfords kone, som lider af terminal lungekræft.
Bu olaylar da akciğerlere sıvı kaçması ile sonuçlanabilir.De kan som nævnt også angribe åndedrætsorganerne.
Yaşlılarda veya diğer akciğer sorunu olan kişilerde iyileşme 12 haftadan uzun sürebilir.Det kan tage mere end 12 uger for ældre og patienter med andre lungeproblemer at komme sig over sygdommen.
Kızamık ve herpes simpleks (uçuk) gibi bazı virüsler akciğerlere kan yoluyla ulaşabilir.Nogle vira, såsom mæslinger og herpes simplex, kan nå lungerne via blodet.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.De fleste ormepadder har en veludviklet højre lunge og en relik venstre lunge.
Akciğer kanseri.Lungekræft.
Metastaz genellikle akciğere olur.Tuberkulose angriber som oftest lungerne.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Vira kan nå ned i lunger ad forskellige veje.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Lungekræft er også blevet forbundet med passiv rygning.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.Udsættelse for radon anses for at være den vigtigste årsag til lungekræft i ikke-rygere. .
Grable, 2 Temmuz 1973'te Los Angeles'ta 56 yaşında akciğer kanserinden öldü.Shirley døde af lungekræft i Los Angeles i en alder af 75 den 4. juli 1993.
Akciğer epitelyal hücrelerde mukus üretimini arttırır.Produktionen af irisin i muskelceller øges ved muskelaktivitet.
Topatan, 26 Eylül 1975 tarihinde akciğer kanserinden öldü.Han døde af lungebetændelse den 25. august 1926.
2002 yılında kendisine Akciğer kanseri teşhisi konuldu.I 2011, blev hun diagonisticeret med lungekræft.
1973 yılında akciğer kanseri sonucunda vefat etti.Han døde i 1973 som et resultat af lungekræft .
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.En av kulene traff også hans høyre lunge.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Hos de fleste artene er den venstre lungen redusert, eller forsvunnet.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.Radongass en den nest viktigste årsaken til lungekreft.
Buna ek olarak, kemoterapi metastatik küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerinde de ilk terchtir.I tillegg er det godkjent for behandling av plateepitel ikke-småcellet lungekreft.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Kreft er en sykdom som skyldes ukontrollert deling av celler i kroppen.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.Kapasitas paru-parunya adalah 5.000 liter.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.Asbestos dapat menyebabkan berbagai penyakit paru-paru, termasuk kanker paru.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutasi pada proto-onkogen K-ras bertanggung jawab atas 10–30% adenokarsinoma paru.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Sebagian orang ada yang merasakan perbaikan karena terapi oksigen jangka panjang atau pencangkokan paru.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Kanker paru jenis ini sangat berkaitan dengan kebiasaan merokok.
İdyopatik interstisyel pnömoni veya bulaşıcı olmayan pnömoniler difüz akciğer hastalığının bir sınıfıdır.Pneumonia interstisial idiopatik atau pneumonia yang tidak menular merupakan kelas penyakit paru difus.
Sanatçı, 14 Temmuz 1939'da Prag'da bir akciğer enfeksiyonu sebebiyle öldü ve Vyšehrad Mezarlığı'na defnedildi.Ia meninggal di Praha tanggal 14 Juli karena infeksi paru-paru, dan dimakamkan di Pemakaman Vyšehrad.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Berbagai aspek berbeda dari kanker paru dijelaskan lebih jauh pada tahun 1810.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.Infeksi paru-paru atau saluran kencing pada anak-anak juga dapat menjadi penyebab muntah atau diare.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pada orang dengan saudara yang terkena kanker paru, risiko meningkat hingga 2.4 kali.
Ekstrapulmoner TB, akciğer TB ile birlikte görülebilir.TB ekstra paru juga bisa timbul bersamaan dengan TB paru.
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Penyakit paru-paru bisa menyebabkan rasa sakit di dada, nafas tersengal-sengal dan batuk.
KOAH, diğer bütün akciğer hastalıklarından daha büyük bir cor pulmonale tetikleyicisidir.PPOK merupakan penyebab lebih umum dari kor pulmonale dibandingkan dengan penyakit paru lainnya.
Babası, Robert 12 yaşında iken akciğer kanserinden öldü.Ayahnya meninggal dunia karena kanker paru-paru ketika ia masih berusia 15 tahun.
Akciğer hızla sıvıyla dolar ve sertleşir.Paru-paru dengan cepat terisi cairan dan menjadi keras.
Etkenler ortadan kaldırılmazsa akciğerler kalıcı şekilde zarar görür.Bila tidak diperbaiki, kerusakan bentuk ini akan menjadi permanen.
Phyllis "Bella" Crawford, Jack Crawford'un karısı aynı zamanda terminal dönemde akciğer kanseri hastasıdır.Gina Torres vai Phyllis "Bella" Crawford, vợ của Jack Crawford, người bị ung thư phổi giai đoạn cuối.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Một người có quan hệ họ hàng với người bị ung thư phổi thì nguy cơ mắc bệnh sẽ tăng lên 2,4 lần.
Françoise Sagan 24 Eylül 2004 tarihinde, 69 yaşındayken Honfleur, Calvados'ta akciğer ambolisi geçirerek öldü.Françoise Sagan từ trần vì bị thuyên tắc phổi tại Honfleur, Calvados, ngày 24.9.2004, thọ 69 tuổi.
7 Ekim 2011 tarihinde Tiran'da 85 yaşında akciğer hastalığı yüzünden hayatını kaybetti.Alia qua đời vào ngày 7 tháng 10 năm 2011 tại Tirana do bệnh phổi, tuổi từ 85.
Akciğer kanseri nedeniyle Mart 1965'te öldü.Ông qua đời tháng 3 năm 1965 do ung thư phổi.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ung thư phổi chủ yếu gây ra bởi khói thuốc lá.
Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir.Ung thư phổi có thể quan sát qua những tấm ảnh X quang ngực và chụp cắt lớp vi tính (CT).
Akciğerlerde çok fazla miktarda kanamaya sebep olursa ağır pulmoner hemoraji sendromu adı verilir.Còn nếu phổi bị xuất huyết nhiều thì đó là hội chứng xuất huyết phổi cấp.
Bronşlardan biri sağ, diğeri sol akciğere bağlanır.Ở phía bên phải, nó liên quan với tĩnh mạch chủ trên và nhĩ phải, ở bên trái liên quan với mạch phổi.
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Bệnh ảnh hưởng đến phổi có thể gây đau ngực, khó thở và ho.
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.肺呼吸をするために海面に浮上する。
Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti.そのうちの2発が彼の肩と肺に命中した。
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.また、ヘビの場合、著しく細長くなった体制に応じて左の肺が退化し、右の肺のみが発達する。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.いずれも2対の書肺をもつ。
İlgili Sayfalar