akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.Zvracení či průjem mohou u dětí způsobit rovněž infekce plic nebo močových cest.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Viry se do plic mohou dostat řadou různých cest.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.V roce 1810 byla řada aspektů rakoviny plic popsána podrobněji.
Aynı zamanda, akciğerlerde innerve eder.Nastává též při poruchách dýchání.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.14. února 2003 byla Dolly utracena pro plicní infekci.
Son olarak akciğerler bedenden kopartılarak omuzlara konuluyordu.Mezi tyto posunky patřilo například ukazované vytržení srdce z těla.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.Největší zranění utrpěl na pravé plíci.
Sağ akciğer üç, sol akciğer ise iki lobdan oluşur.Pravá plíce je tvořena třemi laloky a levá plíce dvěma laloky houbovité tkáně.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.Capacitatea pulmonară este de 5.000 de litri.
Ekstrapulmoner TB, akciğer TB ile birlikte görülebilir.TBC extrapulmonară poate coexista cu TBC pulmonară.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.Azbestul poate provoca o varietate de boli pulmonare, inclusiv cancer pulmonar.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Acest tip de cancer pulmonar este puternic asociat cu fumatul.
Yaşlılarda veya diğer akciğer sorunu olan kişilerde iyileşme 12 haftadan uzun sürebilir.La pacienții în vârstă sau cu alte probleme pulmonare, recuperarea poate dura peste 12 săptămâni.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Virusurile pot ajunge la plămâni pe diverse căi.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Diferitele aspecte ale cancerului pulmonar au fost descrise ulterior, în 1810.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.Majoritatea bacteriilor pătrund în plămâni prin aspirarea unor organisme mici, aflate în gât sau nas.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Atunci când sistemul imunitar reacționează la infecție, plămânii pot fi afectați și mai mult.
Engin Yörükoğlu, hayatının son yıllarında akciğer kanseriyle mücadele etti.Din cauza fumatului excesiv, în ultimii ani din viață s-a luptat cu o formă de cancer .
Nefes darlığı, öksürme ve kanlı balgam çıkarma akciğer ödeminin karakteristik işaretleridir.Respirația grea, tusea și expectorații cu sânge sunt semne caracteristice ale edemului pulmonar.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.Pneumonia de aspirație poate prezenta opacități bilaterale mai ales la baza plămânilor și pe partea dreaptă.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.Infecțiile pulmonare sau ale tractului urinar ale copiilor pot produce de asemenea vomă sau diaree.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Tabagismul și azbestul au un efect sinergetic asupra formării cancerului pulmonar.
Alveoller, akciğerlerin içinde bulunur.Borcanul lui Hapi conține plămânii.
Akciğer istilası değişen derecelerde hücre ölümüne yol açabilir.Invazia plămânilor poate duce la grade variate de moarte a celulelor.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.Radonul este recunoscut în prezent drept a doua cauză de mortalitate prin cancer pulmonar, după fumat.
Yaşlılarda veya diğer akciğer sorunu olan kişilerde iyileşme 12 haftadan uzun sürebilir.Idősek illetve más tüdőbetegségben is szenvedők esetében a lábadozás több mint 12 hétig is eltarthat.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Az immunrendszer fertőzésre adott válaszreakciója során a tüdő további károsodása is előfordulhat.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.A vírusok többféleképpen juthatnak a tüdőbe.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.A K-RAS prot-onkogénben végbement mutáció felelős a tüdő adenocarcinómáinak 10-30%-ért.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.Azbesztexpozíció széles körű tüdőbetegségeket okozhat, köztük tüdőrákot is.
İki veya dört tane kitap akciğerleri vardır.Egy vagy két tüdővel rendelkeznek.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.Tüdejében 5000 liter levegő fér el.
Kızamık ve herpes simpleks (uçuk) gibi bazı virüsler akciğerlere kan yoluyla ulaşabilir.Egyes vírusok – például a kanyaró és a herpes simplex – a véráramon keresztül érhetik el a tüdőt.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.A rákok egyes fajainál a hím bal ollója nagyobbodott meg, míg másoknál a jobb.
İkinci kalp için akciğerin bir bölümünü çıkarmıştır.Az öreget elvitte a második szélütése.
Ciddi bir akciğer yaralanması geçirdi.Ekkor már súlyos tüdőbeteg.
Akciğer istilası değişen derecelerde hücre ölümüne yol açabilir.A tüdő megtámadása a sejtek változó mértékű elhalásához vezethet.
Derin çekme sonucunda duman akciğerde daha derine nüfuz eder.Érzéstelenítő hatású, azaz segít minél mélyebben letüdőzni a füstöt.
Gloria Stuart'a Akciğer kanseri tanısı kondu ancak 100. doğum gününü görmek için yaşadı.Stuartnál 95 éves korában tüdőrákot diagnosztizáltak, de ennek ellenére megérhette 100. születésnapját.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.A tüdőrákot okozó tényezők sorában a radon a cigaretta után a második helyen áll.
Önleme akciğer kanserine karşı mücadelenin maliyetine oranla en etkili yöntemidir.A megelőzés a legköltséghatékonyabb eljárás a tüdőrák leküzdésére.
Nefes darlığı, öksürme ve kanlı balgam çıkarma akciğer ödeminin karakteristik işaretleridir.A légszomj, a köhögés és a véres köpet jellemző jelei a tüdőödémának.
Amcam, akciğer kanserinden öldü.A barátom meghalt tüdőrákban.
Amcam, akciğer kanserinden öldü.A barátom tüdőrákban halt meg.
18 Nisan 2004'te akciğer kanserinden hayatını yitirdi. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.2004. április 18-án halt meg tüdőrákban, a Zincirlikuyu temetőben helyezték örök nyugalomra.
1987 - Baltimore Maryland'de, ilk kalp-akciğer nakli gerçekleştirildi.1987 – Ensimmäinen sydän-keuhko-elintensiirto suoritettiin Baltimoressa Marylandissä.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.Yksi luodeista oli lävistänyt hänen oikean keuhkonsa.
Wayne'e 1964 yılında akciğer kanseri tanısı kondu.Waynellä diagnosoitiin keuhkosyöpä vuonna 1964.
Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisiyle akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetti.9. toukokuuta Schiller menehtyi Weimarissa ilmeisesti tuberkuloosin aiheuttamaan akuuttiin keuhkokuumeeseen.
2017 yılında akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.Tammikuussa 2017 hän joutui sairaalaan keuhkokuumeen aiheuttamien hengitysongelmien takia.
Konuşma için gerekli olan havayı akciğer sağlar.Se ottaa palamisreaktioon tarvitsemansa hapen ympäröivästä ilmasta.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.Radon on luokiteltu karsinogeeniksi ja on tupakoinnin jälkeen toiseksi yleisin keuhkosyövän aiheuttaja.
Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde ilk seçenek kemoterapi ve radyoterapidir.Henkitorven syövän pääasialliset hoitomuodot ovat leikkaus ja sädehoito.
Eğer hastada en az 100- 150 ml sıvı birikimi olmuşsa posterior anterior akciğer grafisinde görülebilir.Jos tulos jää viitearvon 80 l/min alapuolelle, voidaan todeta keuhkoahtauma.
Pulmonoloji, akciğer hastalıklarını inceleyen bilim dalı.Pulmonologia – lääketieteen osa-alue, joka tutkii ja hoitaa hengitysteiden sairauksia.
Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.Η χωρητικότητα των πνευμόνων της είναι 5.000 λίτρα.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Διαφορετικές πτυχές του καρκίνου του πνεύμονα περιγράφονται περαιτέρω το 1810.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Μεταλλάξεις στο Κ-ras πρωτο-ογκογονιδίο είναι υπεύθυνες για το 10-30% των αδενοκαρκινωμάτων του πνεύμονα.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Αυτός ο τύπος καρκίνου του πνεύμονα συνδέεται στενά με το κάπνισμα .
İlgili Sayfalar