Bu örneklerin tamamı binik akarsulardır.이 명제들은 모두 모순된 명제들이다.
Her akarsu için farklı bir İye vardır.לכל אדון אופל רצונות שונים.
Etrafında ise eski akarsu yatağı (newal) bulunmaktadır.מולה ניצבת הפרוקורטיה הישנה (Procuratie Vecchie).
Başlıca Akarsuları Bolaman ve Armutludur.לצערי, הקו הפוליטי שלהן הוא טועה ומטעה.
Bu akarsuyun derin vadisi tabanında bazı dar düzlükler vardır.בחזית של האוקיינוס השקט היו כמה מטרות במקביל.
Göç eden sürüler geniş bir gölü ya da akarsuyu yüzerek geçmekten kaçınmaz.הם יורדים מהעצים רק כדי לעבור לעץ אחר או לשחות.
Kışlaklar, genelde deniz, göl ve akarsu kıyılarıdır.בדרך כלל הקפיצה היא למי הים או לאגם.
Artvin ilinin en büyük akarsuyudur.פין הוא יתום, ואף היחיד ממינו.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.בערך 85% מהמים הנכנסים לימה מגיעים דרך יובלים ופלגים, 13% מגיעים ממשקעים, ו-2% מגיעים ממי התהום.
Akarsular, gölün sulu olmasını sağlar.עושה הכל כדי להפוך לסלב.
Akarsu, Tıva'nın sınırından çıkmaz.הם נוטים לא לעבור את קו העצים.
Akarsu ismini Araç ilçesinden alır.Двусмисленото име на автомобила е дадено нарочно.
Akarsu karstik kaynaklarla beslenmektedir.Подхранва се от сладководен извор.
Akarsu, Tıva'nın sınırından çıkmaz.Състоянието им е лошо извън границите на Ташкент.
Kasai Nehri (Angola dilinde Cassai), Kongo Nehri'nin bir akarsu koludur ve merkez Afrika'da.Касаѝ (на френски: Kasaï, на португалски Cassai) е река в централна Африка, приток на Конго.
Dağ üzerinde akarsu bulunmaz.Пътища през планината няма.
Hiçbir akarsu çıkışı yoktur.Няма нито един отток.
Bugün ise, akarsularla oldukça derin bir şekilde yarılmıştır.Той задоволил техните нужди с голяма разточителност...
Bu akarsular 16. yüzyıla kadar şehir surları dışında bulunmaktaydılar.Всички валидета без изключение от 16 век насам били европейки.
Aynı adla Çabaş akarsuyu da vardır.Има още една процедура, която служи за същата цел.
Kırsal yerleşmeler, genellikle ovalardaki akarsu kenarlarında ve vadi içlerinde görülür.Приблизително 1/8 от населението на Турция живее в Беломорския регион.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Oko 85% vode dolazi iz rijeka, 13% od padalina a 2% iz podzemlja.
Akarsu kollarının ikisini Marico Nehri ve Crocodile Nehri oluşturur.Rijeka nastaje spajanjem rijeka Marico i Crocodile.
Moselle Nehri'nin sol kollarından biri olan akarsuyun uzunluğu 173 kilometredir.Lijeva je pritoka rijeke Moselle, ukupne dužine 173 km.
İskar Nehri üç akarsu tarafından oluşturulmuştur; Cherni (kara) İskar, Beli (beyaz) İskar ve Levi İskar.Iskr nastaje spajanjem tri rijeke: Černi (hr. crni), Beli (hr. bijeli) i Levi (hr. lijevi) Iskr.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % jazernej vody pochádza z prítokov, 13 % zo zrážok nad jazerom a 2 % z podzemných prameňov.
Tomsk akarsu boyunda Novokuznetsk, Kemerovo, Tomsk şehirleri yerleşmiştir.Na rieke ležia mestá Novokuzneck, Kemerovo, Tomsk.
Bu akarsu vadisine Bradforddale adı verilmektedir.Údolie v ktorom sa nachádza mesto sa nazýva Bradfordale.
İlçede belli başlı akarsu yoktur.Neexistuje pozornosť čistého stavu.
En önemli akarsuları Bulam ve Abdulharap çayıdır.Naša največja planina je po zaslugi bajtarstva in g.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Približno 85% dotoka vode je posledica pritokov, 13% je zaradi padavin in 2% zaradi podzemnih vodnih virov.
Ayrıca hafta sonları İnegöllü piknikçilerin çok rağbet ettikleri akarsu kenarında piknik alanları vardır.Po potrebi organizirajo tudi intenzivne pevske vikende.
Böylece kapma yapan akarsu havzasını büyütür, kendisi güçlenir.Spoznanje, da je postal izdajalec, ga je še bolj potlačilo.
Mahallenin çevresindeki en önemli akarsu Simav Çayı'dır. en önemli gölü ise Çaygören Barajı'dır.Glavna turistična zanimivost so njena jezera, najpomembnejša reka pa je Drava.
Kapan akarsuyun havzası genişler.Doleti ga obdobje, ko volja usahne.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % vandens ežeras gauna iš intakų, 13 % iš kritulių, 2 % iš požeminių vandenų.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.Ji teka į šiaurės vakarus ir išsilieja į Bombetokos įlanką, suformuodama didelę deltą.
Dere en küçük akarsu türüdür.Tai smulkiausia genties rūšis.
Kızıl Nehir, Çin'in güneybatısından başlayıp, Vietnam'da Tonkin Körfezi'ne dökülen akarsudur.Ronės upė išteka rytinėje kantono dalyje, o įteka į Ženevos ežerą kantono vakaruose.
Ülke içerisinde birçok akarsu bulunmaktadır.Tačiau šalyje liko daug religijų.
Akarsu bulunmamaktadır.Norinčių netrūko.
Sazlıdere şu anlamlara gelebilir: Sazlıdere (dere), İstanbul'da bir akarsu.Ruonių sala gali reikšti: Ruhnu (est. Ruhnu, latv.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.See voolab loodesse ning suubub Bombetoka lahte, moodustades ulatusliku delta.
São Francisco Nehri, 168 nehir ve akarsudan beslenir.Seišellidel asub 146 jõge ja oja.
Ülkede yer alan diğer önemli akarsular Alzette Nehri, Attert Nehri, Clerve Nehri ve Wiltz Nehri'dir.Teised tähtsamad jõed on Alzette, Atterti ja Clerve'i jõgi.
Akarsu derine doğru güçlü aşındırma yapar.Oma tehtüd jaht ond kõegõ suurõm.
Bu akarsuların aşındırma güçleri birbirinden farklıdır.Aga see võimsuse parandus on erinete rakendustega erinev.
Lech Nehri, (Licus, Licca) Avusturya ve Almanya'dan geçen bir akarsudur.Lech (ladina: Licus, Licca) on jõgi Austrias ja Saksamaal.
Akarsu hemen hemen hiç yoktur.Lumel peaaegu jõu tagasiside puudub.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans ögon likna duvor invid vattenbäckar, duvor som bada sig i mjölk och sitta invid bräddfull rand.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans øine er som duer ved rinnende bekker; de bader sig i melk, de hviler i sin ramme.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.hans Øjne som Duer ved rindende Bække, badet i Mælk og siddende ved Strømme,
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hij heeft prachtige ogen, die lijken op badende duiven.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.I suoi occhi, come colombe su ruscelli di acqua; i suoi denti bagnati nel latte, posti in un castone
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.jeho oči jako holubice nad tokmi vody, umyté v mlieku; sedia ako vrúbené drahokamy;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.눈은 시냇가의 비둘기 같은데 젖으로 씻은 듯하고 아름답게도 박혔구나
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Matanya bagaikan merpati pada mata air, merpati bermandi susu, duduk di tepi kolam
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước , Tắm sạch trong sửa , được nhận khảm kỹ_càng .
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước, Tắm sạch trong sửa, được nhận khảm kỹ càng.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Ochii lui sînt ca nişte porumbei pe marginea izvoarelor, scăldaţi în lapte, şi odihnindu-se în faţa lui plină.