‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.Så tog den en Plante der i Landet og plantede den i en Sædemark ved rigeligt Vand...",
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.Sau rồi nó lấy giống của đất ấy đem trồng nơi đất tốt ; đặt gần nơi nhiều nước , và trồng như cây liễu .
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.Sau rồi nó lấy giống của đất ấy đem trồng nơi đất tốt; đặt gần nơi nhiều nước, và trồng như cây liễu.
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.Взе и от семето на земята Та го пося на плодородна почва; Постави го при много води, посади го като върба.
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.и взял от семени этой земли, и посадил на земле семени, поместил у больших вод, как сажают иву.
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.ויקח מזרע הארץ ויתנהו בשדה זרע קח על מים רבים צפצפה שמו׃
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.واخذ من زرع الارض والقاه في حقل الزرع. وجعله على مياه كثيرة. اقامه كالصفصاف.
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.又 將 以 色 列 地 的 枝 子 、 栽 於 肥 田 裡 、 插 在 大 水 旁 、 如 插 柳 樹
‹‹ ‹Ülkenin tohumundan alıp verimli toprağa ekti; onu söğüt ağacı gibi akarsuların kıyısına dikti.又 將 以色列 地 的 枝子 、 栽於 肥田裡 、 插在 大水 旁 、 如插 柳樹
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.(103:10) Ты послал источники в долины: между горами текут,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.A ki elbocsátja a forrásokat a völgyekbe, hogy folydogáljanak a hegyek között;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du läßt Brunnen quellen in den Gründen, daß die Wasser zwischen den Bergen hinfließen,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Du lät källor flyta fram i dalarna, mellan bergen togo de sin väg.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Engkau membualkan mata air di lembah-lembah, anak sungai mengalir di antara bukit-bukit
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.És tu que nos vales fazes rebentar nascentes, que correm entre as colinas.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Fai scaturire le sorgenti nelle valli e scorrono tra i monti
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.God laat de bronnen ontspringen en als kleine beekjes langs de berghellingen naar beneden klateren.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Han lar kilder springe frem i dalene; mellem fjellene går de.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Il conduit les sources dans des torrents Qui coulent entre les montagnes.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kilder lod du rinde i Dale, hen mellem Bjerge flød de;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.여호와께서 샘으로 골짜기에서 솟아나게 하시고 산 사이에 흐르게 하사
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Kterýž vypouštíš potoky přes údolé, aby tekli mezi horami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Który wypuszczasz źródła po dolinach, aby płynęły między górami,
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng , Nó chảy giữa các núi .
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ngài khiến các suối phun ra trong trũng, Nó chảy giữa các núi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Púšťaš pramene riečišťami, aby tiekly pomedzi vrchy.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Sinä kuohutit laaksoista lähteet, jotka vuorten välillä vuotavat.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ti izpuščaš studence po dolinah, da tečejo med gorami;
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tú eres el que vierte los manantiales en los arroyos; corren entre las colinas
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Tu faci să ţîşnească izvoarele în văi, şi ele curg printre munţi.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ο εξαποστελλων πηγας εις τας φαραγγας, δια να ρεωσιν αναμεσον των ορεων
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.Ти си, Който изпращаш извори в доловете За да текат между планините.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.המשלח מעינים בנחלים בין הרים יהלכון׃
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.المفجر عيونا في الاودية. بين الجبال تجري.
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶 和 華 使 泉 源 湧 在 山 谷 、 流 在 山 間
Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.耶和華 使 泉源 湧 在 山谷 、 流 在 山間
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.A s týmto potokom by som chcel navrhnúť metaforu pre vzťah medzi nervovou aktivitou a prepojeniami.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.És a folyóval egy metaforát szeretnék kínálni az idegi aktivitás és a kapcsolódások közötti viszonyra.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.개울물에, 저는 은유적인 표현을 제안하고 합니다 신경활동과 연결 사이의 관계에
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.Met deze stroom zou ik een metafoor willen voorstellen voor de relatie tussen hersenactiviteit en verbinding.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.Și legat de pârâu, aș vrea să propun o metaforă pentru relația dintre activitatea neuronală și conectivitatea.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.Tento potůček mi poslouží jako metafora o vztahu mezi nervovou aktivitou a spojeními v mozku.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.А щодо потоку, пропоную метафору, що пов"язує нервову діяльність і провідність.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.Използвам този поток, като метафора за взаимовръзката между нервната активност и нервната свързаност.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.Этот ручей -- моя метафора для определения зависимости между нервной деятельностью и связями.
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.ובעזרת הנחל אני רוצה להציע מטאפורה על הקשר בין פעילות חשמלית
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.و جدول المياه هذا، أود أن أرسم صورة مجازية للعلاقة بين النشاط العصبي،
Ve akarsu ile bir metafor önermek istiyorum, sinirsel etkinlik ile bağlantı arasında bir metafor.よいたとえ話ができるのです 神経活動と神経の接続との関係を 説明するたとえ話です
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Chytré IT technologie umožní plynulý provoz.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.E l'informatica potrebbe favorire lo scorrimento del traffico.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.E podemos usar <i>software</i> inteligente para tornar o trânsito fluído.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Et nous pouvons utiliser l'informatique intelligente pour rendre le trafic fluide.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.또한 우리는 스마트 IT 기술을 이용하여 교통 흐름이 막힘없이 흐르게도 할 수 있습니다.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Możemy użyć technologii IT, aby stworzyć płynny ruch uliczny.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Podemos usar una informática inteligente que permita el tráfico fluido.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Putem folosi tehnologie IT inteligentă pentru a fluidiza traficul.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Und wir können smarte IT nutzen, um Verkehr freifließend zu machen.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Và ta có thế dùng công nghệ thông minh để tạo ra giao thông thông thoáng.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.We kunnen slimme IT benutten om verkeer vrij te laten stromen.
Ve akıllı informasyon teknolojilerini kullanarak trafiği serbestçe akar hale getirebiliriz.Давайте применим программное обеспечение, чтобы исключить возникновение пробок.