Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.在 大 行 殺戮 的 日子 、 高 臺 倒塌 的 時候 、 各 高 山 岡陵 、 必有 川流 河湧
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.(77:16) из скалы извел потоки, и воды потекли, какреки.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.A făcut să ţîşnească izvoare din stînci, şi să curgă ape ca nişte rîuri.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Bukit batu disuruh-Nya mengeluarkan air, lalu mengalirlah air seperti sungai
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Da penha fez sair fontes, e fez correr águas como rios.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Du rocher il fit jaillir des sources, Et couler des eaux comme des fleuves.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Fece sgorgare ruscelli dalla rupe e scorrere l'acqua a torrenti
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Hän juoksutti puroja kalliosta ja vuodatti virtanaan vettä.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.han lod Bække rinde af Klippen og Vand strømme ned som Floder.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.또 반석에서 시내를 내사 물이 강 같이 흐르게 하셨으나
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Ngài cũng khiến suối từ hòn đá phun ra , Và làm cho nước chảy ra như sông .
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Ngài cũng khiến suối từ hòn đá phun ra, Và làm cho nước chảy ra như sông.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Og han lot bekker gå ut av klippen og vann flyte ned som strømmer.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Patakokat fakasztott a kõsziklából, és folyamok módjára vizeket ömlesztett:
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Potoke je izpeljal iz skale in storil, da so vode tekle doli kakor reke.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Rinnande bäckar lät han framgå ur klippan och vatten flyta ned såsom strömmar.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Sacó corrientes de la peña e hizo descender aguas como ríos
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.und ließ Bäche aus den Felsen fließen, daß sie hinabflossen wie Wasserströme.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Vyvedl potoky z skály, a učinil, aby vody tekly jako řeky.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Vyviedol potoky zo skaly a učinil to, aby tiekly vody jako rieky.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Wywiódł strumienie ze skały, a uczynił, że wody ciekły jako rzeki.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Zo liet Hij een waterbeek uit een rots stromen; het water kwam als een rivier naar beneden.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.και εξηγαγε ρυακας εκ της πετρας και κατεβιβασεν υδατα ως ποταμους.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.И изведе потоци из канарата, И направи да потекат води като реки.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.ויוצא נוזלים מסלע ויורד כנהרות מים׃
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.اخرج مجاري من صخرة واجرى مياها كالانهار.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.他 使 水 從 磐 石 湧 出 、 叫 水 如 江 河 下 流
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.他 使 水 從 磐石 湧出 、 叫 水 如 江河 下流
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.A zabije jedného vtáka do hlinenej nádoby nad živou vodou.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Burung yang seekor harus dipotong di atas belanga yang berisi air segar dari mata air
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Degollará uno de los pájaros sobre una vasija de barro que contenga aguas vivas
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Den ene Fugl skal han slagte over et Lerkar med rindende Vand,
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Den ene fugl skal han slakte over et lerkar som er fylt med rinnende vann,
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.És ölje meg az egyik madarat cserépedényben, forrásvíz felett.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.giết một con chim trong chậu sành , trên nước chảy ,
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.giết một con chim trong chậu sành, trên nước chảy,
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Il égorgera l`un des oiseaux sur un vase de terre, sur de l`eau vive.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.immolerà uno degli uccelli in un vaso di terra con dentro acqua viva
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.imolará uma das aves num vaso de barro sobre águas vivas;
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.In zakolji eno ptico v prsteno posodo nad tekočo vodo;
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.I zabije vrabce jednoho, a vycedí krev do nádoby hliněné nad vodou živou.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Ja teurastakoon toisen linnun saviastian päällä, jossa on raikasta vettä.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.그 새 하나를 흐르는 물 위 질그릇 안에서 잡고
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Och han skall slakta den ena fågeln över ett lerkärl med friskt vatten i.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Să junghie una din păsări într'un vas de pămînt, într'o apă curgătoare.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.und den einen Vogel schlachten in ein irdenes Gefäß über frischem Wasser.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.Και θελει σφαξει το εν πτηνον εις αγγειον πηλινον επανω υδατος ζωντος.
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.и да заколи едното птиче в пръстен съд над текуща вода;
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.и заколет одну птицу над глиняным сосудом, над живою водою;
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.ושחט את הצפר האחת אל כלי חרש על מים חיים׃
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.ويذبح العصفور الواحد في اناء خزف على ماء حيّ
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.用 瓦 器 盛 活 水 、 把 一 隻 鳥 宰 在 上 面
Kuşlardan birini toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesecek.用 瓦器 盛 活水 、 把 一 隻 鳥宰 在 上面
Lex ve 3. bulvar arasına gitmek istedik. Belki bu blokta bir akarsu vardı.Лексингтон-авеню и 3-ей авеню, возможно, в этом квартале протекал ручей.
Madde mekândan mekâna akar,그 일이 있었던 곳에 있지 않았다. 물질은 이 장소에서 저 장소로
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.Aine vaeltaa paikasta paikkaan ja kokoontuu hetkeksi yhteen sinussa.
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.A matéria flui de lugar para lugar e, a certa altura, une-se para ser um de nós.
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.Az anyag egyik helyről a másikra áramlik, és csak egy-egy pillanatra áll össze bennünk.
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.Hmota plyne z místa na místo, a jen na chvíli se spojí, aby tvořila vás.
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.Hmota sa presúva z miesta na miesto a len na nejaký čas sa spojí, aby vytvorila vás.