Ana içeriğe geç
Sözlük

akar ile cümle

akar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Kata-katanya jahat dan penuh tipu daya, ia tidak lagi melakukan yang baik dan bijaksana
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.그 입의 말은 죄악과 궤휼이라 지혜와 선행을 그쳤도다
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Las palabras de su boca son maldad y engaño; ha dejado de ser sensato y de hacer el bien
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Lebo si lichotí vo svojich očiach, aby našla jeho neprávosť príčinu nenávidieť.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Mert hízeleg néki önmagának, ha bûnét elkövetheti, ha gyûlölködhetik.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Nebo mu ona pochlebuje před očima jeho, aby vykonal nepravost svou až do zošklivení.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Poiché egli si illude con se stesso nel ricercare la sua colpa e detestarla
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Sillä se tekee kaiken sileäksi hänen silmissään, että hänen pahuutensa havaittaisiin ja häntä vihattaisiin.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Τα λογια του στοματος αυτου ειναι ανομια και δολος δεν ηθελησε να νοηση δια να πραττη το αγαθον.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Думите на устата му са беззаконие и измама; Той не иска да бъде разумен за да прави добро.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.דברי פיו און ומרמה חדל להשכיל להיטיב׃
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.‎كلام فمه اثم وغش. كف عن التعقل عن عمل الخير‎.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.他 口 中 的 言 語 、 盡 是 罪 孽 詭 詐 . 他 與 智 慧 善 行 、 已 經 斷 絕
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.他 口中 的 言語 、 盡是 罪孽 詭詐 . 他 與 智慧 善行 、 已 經斷絕
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans ögon likna duvor invid vattenbäckar, duvor som bada sig i mjölk och sitta invid bräddfull rand.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans øine er som duer ved rinnende bekker; de bader sig i melk, de hviler i sin ramme.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.hans Øjne som Duer ved rindende Bække, badet i Mælk og siddende ved Strømme,
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hij heeft prachtige ogen, die lijken op badende duiven.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.I suoi occhi, come colombe su ruscelli di acqua; i suoi denti bagnati nel latte, posti in un castone
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.jeho oči jako holubice nad tokmi vody, umyté v mlieku; sedia ako vrúbené drahokamy;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.눈은 시냇가의 비둘기 같은데 젖으로 씻은 듯하고 아름답게도 박혔구나
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Matanya bagaikan merpati pada mata air, merpati bermandi susu, duduk di tepi kolam
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước , Tắm sạch trong sửa , được nhận khảm kỹ_càng .
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước, Tắm sạch trong sửa, được nhận khảm kỹ càng.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Ochii lui sînt ca nişte porumbei pe marginea izvoarelor, scăldaţi în lapte, şi odihnindu-se în faţa lui plină.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oči jeho jako holubic nad stoky vod, jako v mléce umyté, stojící v slušnosti.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oči njegove so kakor golobice ob bistrih potokih, z mlekom umite, lepo posajene.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oczy jego jako gołębicy nad strumieniami wody, jako umyte w mleku, stojące w mierze swojej;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Os seus olhos são como pombas junto �s correntes das águas, lavados em leite, postos em engaste.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.õ szemei mint a vízfolyás mellett való galambok, melyek tejben fürödnek, [szép] teljesen helyheztettek.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Seine Augen sind wie Augen der Tauben an den Wasserbächen, mit Milch gewaschen und stehen in Fülle.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Sus ojos son como palomas junto a los arroyos de aguas, bañados en leche y sentados sobre engastes
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.οι οφθαλμοι αυτου ως περιστερων επι των ρυακων των υδατων, λελουμενοι εν γαλακτι, καθημενοι ως λιθοι ενθεσεως
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.глаза его – как голуби при потоках вод, купающиеся в молоке, сидящие в довольстве;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.עיניו כיונים על אפיקי מים רחצות בחלב ישבות על מלאת׃
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.عيناه كالحمام على مجاري المياه مغسولتان باللبن جالستان في وقبيهما.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.他 的 眼 如 溪 水 旁 的 鴿 子 眼 、 用 奶 洗 淨 、 安 得 合 式
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.他 的 眼如 溪水 旁 的 鴿子 眼 、 用奶 洗淨 、 安 得 合式
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›a budú rásť na spôsob trávy, jako vrbina pri potokoch vody.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Brotarán como entre la hierba, como los sauces junto a las corrientes de las aguas
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›cresceranno come erba in mezzo all'acqua, come salici lungo acque correnti
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›daß sie wachsen sollen wie Gras, wie Weiden an den Wasserbächen.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›de skal spire som Græs mellem Vande, som Pile ved Bækkenes Løb.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›e brotarão como a erva, como salgueiros junto �s correntes de águas.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›És nevekednek mint fû között, és mint a fûzfák vizek folyásinál.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Ils pousseront comme au milieu de l`herbe, Comme les saules près des courants d`eau.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›In razcveto se kakor med travo, kakor vrbe poleg vodotokov.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I porostou jako mezi bylinami, jako vrbí vedlé tekutých vod.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I rozkrzewią się jako między trawą, i jako wierzby przy ciekących wodach.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›그들이 풀 가운데서 솟아나기를 시냇가의 버들같이 할 것이라
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Mereka akan tumbuh subur seperti rumput di dekat air, seperti pohon gandarusa di tepi sungai
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod