Ana içeriğe geç
Sözlük

akar ile cümle

akar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şing Mun Nehri Tai Wai bölgesinden başlar ve Şa Tin kasabasın merkezinden geçerek Tolo Limanı'na akar.Shing Mun upės kanalas eina per Tai Wai vietovę, Sha Tin miesto centrą, į Tolo uostą.
Ağ bir kez oluşturulunca bilgi bir alandan diğerine akar.Prisiminas atsiranda, kai vienas patyrimas natūraliai eina po kito.
Ülke içerisinde birçok akarsu bulunmaktadır.Tačiau šalyje liko daug religijų.
Akarsu bulunmamaktadır.Norinčių netrūko.
55 mikron boyutuna kadar büyüyen akarlar vardır.Tik išsiritę jaunikliai sveria po 55 gramus.
Köprünün adı Akarca da süt akmasından gelir.Nuo tilto ir kilęs miško pavadinimas.
Sazlıdere şu anlamlara gelebilir: Sazlıdere (dere), İstanbul'da bir akarsu.Ruonių sala gali reikšti: Ruhnu (est. Ruhnu, latv.
Bu isim burada birleşen derelerin akarken çıkarmış oldukları gürültüden dolayı verilmiştir.Toks pavadinimas kilo dėl jų tarškančio garso, kurį skleidžia skrisdami.
İkinci ırmağın adı Gihon’dur, Kûş sınırları boyunca akar.Ja teise jõe nimi on Giihon, see voolab ümber kogu Kuusimaa.
Bu yoğun su okyanus havzalarına akar.See tihe vesi voolab edasi ookeanibasseinidesse.
Akaretler, 133 konut birimini ihtiva eder.Selleks oli kogukonnal anda 133 karilooma.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.See voolab loodesse ning suubub Bombetoka lahte, moodustades ulatusliku delta.
São Francisco Nehri, 168 nehir ve akarsudan beslenir.Seišellidel asub 146 jõge ja oja.
4 Ekim - İstanbul'da akaryakıt bulunamadı.Seisuga 2. november 2004 ei ole Leedus tõuraamatusse registreeritud ühtegi eesti hagijat.
Ülkede yer alan diğer önemli akarsular Alzette Nehri, Attert Nehri, Clerve Nehri ve Wiltz Nehri'dir.Teised tähtsamad jõed on Alzette, Atterti ja Clerve'i jõgi.
Akarsu derine doğru güçlü aşındırma yapar.Oma tehtüd jaht ond kõegõ suurõm.
Bu akarsuların aşındırma güçleri birbirinden farklıdır.Aga see võimsuse parandus on erinete rakendustega erinev.
Narran Nehri'de Narran Sulak Alanları'na akar.Rajoonis voolab ka Narva jõgi.
Bauska şehrinin yanında akar.Linnas asub Bauska linnus.
Lech Nehri, (Licus, Licca) Avusturya ve Almanya'dan geçen bir akarsudur.Lech (ladina: Licus, Licca) on jõgi Austrias ja Saksamaal.
Altıntaş havzasında hafif meyilli bir arazide akar.Ta elab madalas selges kergelt liikuvas magevees.
Akarsu hemen hemen hiç yoktur.Lumel peaaegu jõu tagasiside puudub.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Apre la bocca con saggezza e sulla sua lingua c'è dottrina di bontà
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Az õ száját bölcsen nyitja meg, és kedves tanítás van nyelvén.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Dengan lemah lembut ia berbicara; kata-katanya bijaksana
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ea deschide gura cu înţelepciune, şi învăţături plăcute îi sînt pe limbă.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Elle ouvre la bouche avec sagesse, Et des instructions aimables sont sur sa langue.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Hun åbner Munden med Visdom, med mild Vejledning på Tungen.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Hun oplater sin munn med visdom, og kjærlig formaning er på hennes tunge.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.입을 열어 지혜를 베풀며 그 혀로 인애의 법을 말하며
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Mądrze otwiera usta swe, a nauka miłosierdzia jest na języku jej.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Nàng mở miệng ra cách khôn ngoan, Phép tắc nhơn từ ở nơi lưỡi nàng.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Nàng mở_miệng ra cách khôn_ngoan , Phép_tắc nhơn từ ở nơi lưỡi nàng .
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Pê. Abre a sua boca com sabedoria, e o ensino da benevolência está na sua língua.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Sie tut ihren Mund auf mit Weisheit, und auf ihrer Zunge ist holdselige Lehre.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Sin mun upplåter hon med vishet, och har vänlig förmaning på sin tunga.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Su boca abre con sabiduría, y la ley de la misericordia está en su lengua
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Suunsa hän avaa viisauden sanoihin, hänen kielellään on lempeä opetus.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Svoje ústa otvára v múdrosti, a zákon milosti je na jej jazyku.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Uit haar woorden spreekt wijsheid en de wil om goed te doen.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ústa svá otvírá k moudrosti, a naučení dobrotivosti v jazyku jejím.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Usta svoja odpira modro in ljubezni uk ji je na jeziku.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ανοιγει το στομα αυτης εν σοφια και επι της γλωσσης αυτης ειναι νομος ευμενειας.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Отваря устата си с мъдрост, И законът на езика й е благ.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Уста свои открывает с мудростью, и кроткое наставление на языке ее.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.פיה פתחה בחכמה ותורת חסד על לשונה׃
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.تفتح فمها بالحكمة وفي لسانها سنّة المعروف.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.他 開 口 就 發 智 慧 . 他 舌 上 有 仁 慈 的 法 則
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.他 開口 就 發 智慧 . 他 舌上 有 仁慈 的 法則
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.(35:4) слова уст его – неправда и лукавство; не хочет он вразумиться, чтобы делать добро;
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.(36:4) Les paroles de sa bouche sont fausses et trompeuses; Il renonce à agir avec sagesse, à faire le bien.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Alle ihre Worte sind schädlich und erlogen; sie lassen sich auch nicht weisen, daß sie Gutes täten;
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.As palavras da sua boca são malícia e engano; deixou de ser prudente e de fazer o bem.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Besede ust njegovih so zloba in zvijača, opustil je razum, da bi delal dobro.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Bo sobie pobłaża w oczach swoich, aby wykonał nieprawość swoję aż do obmierzenia.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Các lời miệng nó là gian ác và dối gạt; Nó đã thôi ở khôn ngoan, và bỏ làm lành.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Các lời miệng nó là gian_ác và dối gạt ; Nó đã thôi ở khôn_ngoan , và bỏ làm_lành .
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Cuvintele gurii lui sînt mincinoase şi înşelătoare; nu mai vrea să lucreze cu înţelepciune şi să facă binele.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Den intalar ju honom vad som är behagligt i hans ögon: att man icke skall finna hans missgärning och hata den.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Hans Munds Ord er Uret og Svig, han har ophørt at handle klogt og godt;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akar ile cümle - Sayfa 17 - akar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App