Kayalık bayırlardan Lübnanın karı hiç eksik olur mu? Uzaktan akan soğuk sular hiç kesilir mi?היעזב מצור שדי שלג לבנון אם ינתשו מים זרים קרים נוזלים׃
Kayalık bayırlardan Lübnanın karı hiç eksik olur mu? Uzaktan akan soğuk sular hiç kesilir mi?هل يخلو صخر حقلي من ثلج لبنان. او هل تنشف المياه المنفجرة الباردة الجارية.
Kayalık bayırlardan Lübnanın karı hiç eksik olur mu? Uzaktan akan soğuk sular hiç kesilir mi?利 巴 嫩 的 雪 、 從 田 野 的 磐 石 上 豈 能 斷 絕 呢 。 從 遠 處 流 下 的 涼 水 、 豈 能 乾 涸 呢
Kayalık bayırlardan Lübnanın karı hiç eksik olur mu? Uzaktan akan soğuk sular hiç kesilir mi?利巴 嫩的 雪 、 從田野 的 磐石 上豈 能 斷絕 呢 。 從遠處 流下 的 涼水 、 豈 能 乾涸呢
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.(73:15) Ты иссек источник и поток, Ты иссушил сильные реки.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Ai făcut să ţîşnească izvoare în pîraie, ai uscat rîuri, cari nu seacă.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Chúa khiến suối và khe phun nước , Và làm cho khô các sông lớn .
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Chúa khiến suối và khe phun nước, Và làm cho khô các sông lớn.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Det var du som lät källa och bäck bryta fram; du lät ock starka strömmar uttorka.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Du lässest quellen Brunnen und Bäche; du läßt versiegen starke Ströme.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Du lot kilde og bekk bryte frem, du uttørket evige strømmer.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Engkau mengalirkan mata air dan sungai; sungai yang besar Kaujadikan kering
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Fonti e torrenti tu hai fatto scaturire, hai inaridito fiumi perenni
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Kilde og Bæk lod du vælde frem, du udtørred stedseflydende Strømme;
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.바위를 쪼개사 큰 물을 내시며 길이 흐르는 강들을 말리우셨나이다
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Sinä puhkaisit kuohumaan lähteen ja puron, sinä kuivasit väkevät virrat.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Te fakasztottad fel a forrást és patakot, te száraztottad meg az örök folyókat.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Ti si odprl studenec in potok, ti si posušil reke neusahljive.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Tú abriste el manantial y el arroyo; tú secaste los ríos inagotables
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Tu abriste fontes e ribeiros; tu secaste os rios perenes.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Tu as fait jaillir des sources et des torrents. Tu as mis à sec des fleuves qui ne tarissent point.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Ty jsi otevřel vrchoviště a potoky, ty jsi osušil i řeky prudké.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Ty si roztvoril prameň a potok. Ty si vysušil rieky trvalého toku.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Tyś przerwał źródła i potoki; tyś osuszył rzeki bystre.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.U laat bronnen en beken ontspringen en stromen; U laat ook de altijd stromende rivieren opdrogen.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Συ ηνοιξας πηγας και χειμαρρους εξηρανας ποταμους δυνατους.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.Ти си разцепил канари, за да изтичат извори и потоци; Пресушил си реки не пресъхвали.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.אתה בקעת מעין ונחל אתה הובשת נהרות איתן׃
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.انت فجرت عينا وسيلا. انت يبّست انهارا دائمة الجريان.
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.你 曾 分 裂 磐 石 、 水 便 成 了 溪 河 、 你 使 長 流 的 江 河 乾 了
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.你 曾 分裂 磐石 、 水 便 成 了 溪河 、 你 使 長流 的 江河 乾了
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.A visat că ea şi mii de alte femei muriseră într-o baie de sânge.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Azt álmodta, hogy ő, nők ezreivel együtt véget vetett a vérontásnak.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Elle a rêvé qu'elle et des milliers d'autres femmes arrêtaient l'effusion de sang.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.그녀와 몇천명의 여성들이 유혈사태를 종결짓는 꿈이었죠
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Sie träumte, dass sie und Tausende anderer Frauen das Blutvergießen beenden würden.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Śniło jej się, że ona i tysiące innych kobiet zakończyły rozlew krwi.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Sognò che lei e centinaia di altre donne mettessero fine allo spargimento di sangue.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Soñó que ella y miles de mujeres más acababan con el derramamiento de sangre.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Ze droomde dat zij en duizenden andere vrouwen een einde zouden maken aan het bloedvergieten.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Είδε ότι η ίδια μαζί με χιλιάδες άλλες γυναίκες έβαλαν τέλος στην αιματοχυσία.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Ей снилось, что она и тысячи других женщин остановили кровопролитие.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.Сънувала, че тя и хиляди други жени спрели кръвопролитията.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.ובחלומה היא, יחד עם אלפי אמהות, סיימו את שפיכות הדמים.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.حلمت أنها و الاف النساء قد أنهوا سفك الدماء.
Kendisi ve binlerce kadının bu akan kanlara bir son verdiğini gördü.血まみれの戦争を止めたのです 翌朝、彼女は教会で他の女性達に意見を聞きました
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor. Edebiyat ise akan bir su gibi.Identitas politik terbuat dari batu bata. sedangkan fiksi adalah air yang mengalir.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor. Edebiyat ise akan bir su gibi.Polityka tożsamości to solidne cegły, fikcja to płynąca woda.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Au realizat că nu puteai să ai o democrație funcțională dacă cetățenii nu primeau un flux de informații bun.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Dass eine funktionierende Demokratie gar nicht möglich war ohne einen guten Informationsfluss für die Bürger.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Hogy nem létezhet működő demokrácia úgy, hogy az állampolgárok ne kapnák meg a megfelelő információkat.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.사실, 시민들에게 괜찮은 정보가 유입되지 못한다면, 민주주의가 제 기능을 할 수가 없습니다.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Naprawdę nie można mieć funkcjonującej demokracji, jeżeli obywatele nie mają dobrego przepływu informacji.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Uvedomili si, že nie je možné mať fungujúcu demokraciu bez toho, aby mali obyvatelia dobrý prísun informácií.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Že nemůžete mít fungující demokracii, pokud občané nemají kvalitní přísun informací.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Че всъщност не може да има функционираща демокрация, ако гражданите не получават добър приток от информация.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Что, по сути, демократия не сможет работать, если у граждан нет доступа к хорошему потоку информации.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.שלמעשה, קשה לקיים דמוקרטיה מתפקדת אם אזרחים לא זוכים לזרם שוטף ויעיל של מידע.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.أنه، في الواقع، لا يمكن أن تكون لديك ديموقراطية تعمل إن لم يحصل المواطنون على تدفق جيد من المعلومات.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.適切な情報を得ていないと 民主主義は機能しないということです よって 情報のフィルターを行う新聞は重要なのです