Sadece akademisyen değil aynı zamanda filozofum, yani tartışmada oldukça iyi olduğumu düşünürüm.و أنا لست فقط أكاديمي، بل أيضاً فيلسوف، لذا أحب أن أعتقد أنني بالواقع جيد جداً بالجدل.
Sadece akademisyen değil aynı zamanda filozofum, yani tartışmada oldukça iyi olduğumu düşünürüm.議論は かなり上手だと思います 議論について 考えることも好きです
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:Académicos distinguidos argumentaban a la vez que
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:Au même moment, d'éminents universitaires soutenaient que
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Academicieni distinși susțineau în același timp că democrațiile aveau o serie incredibilă de beneficii.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Jednocześnie, wybitni naukowcy stwierdzili, że demokracja daje mnóstwo innych korzyści.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Vooraanstaande academici betoogden dat democratieën een ongelooflijke waaier van bijkomende voordelen bieden.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.Відомі науковці тим часом стверджували, що демократії мають цілу низку додаткових переваг.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı: Demokrasiler beraberlerinde inanılmaz yararlar getiriyorlar.В същото време известни академици спореха, че демокрациите имат този невероятен обхват от странични облаги.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:Illustri accademici allo stesso tempo misero in discussione il fatto che
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:Kiváló tudósok ugyanakkor állították, hogy a demokráciának hihetetlen kiterjedésű pozitív mellékhatása van.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:이와 동시에 석학들은 다음과 같이 주장했습니다.
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:אקדמאים מכובדים טענו בדיוק אז
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:في الوقت نفسه، كان هناك نقاش بين أكاديميين مميزين
Seçkin akademisyenlerse şunu iddia ediyorlardı:様々な便益がもたらされると賛同しました
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Acum, academicienii de aici din sală ar spune: "Ei bine, asta sună a plagiarism".
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Akademicy na widowni pomyślą pewnie: "To brzmi jak plagiat."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Bây giờ, những học giả trong khán phòng này có lẽ nghĩ "Chà, nó nghe như là ăn cắp ý tưởng"
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Bon, les universitaires dans le public doivent se dire "C'est du plagiat, ça."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.자, 이제 관중에 계시는 학구적인 분들은 "글쎄, 이건 표절 같은데." 라고 생각하실지도 몰라요.
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Los académicos del público pueden pensar, " Eso suena a plagio " .
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Nos, az itt ülő akadémikusok azt gondolhatják, "Ez úgy hangzik, mint egy plágium."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Nun, die Akademiker in diesem Publikum könnten jetzt denken: "Naja, das hört sich nach Plagiarismus an."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Nu zullen de academici onder u denken "Dat klinkt als plagiaat."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Ora, gli accademici presenti in sala potranno pensare, "Be', sembra un plagio."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Os académicos desta plateia podem pensar: "Isso soa a plágio".
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Sekarang, pendengar, para akademisi disini mungkin berpikir, Wah itu pembajakan.
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Ίσως οι ακαδημαϊκοί στο ακροατήριο να σκέπτονται: "Αυτό ακούγεται σαν τυποκλοπία".
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Если вы из академической среды, то, наверное, подумали: "А ведь это можно понимать как плагиат!".
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Зараз люди з академічного середовища, напевно, подумали: "Але ж це нагадує плагіат".
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Хората от академичните кръгове в тази публика може да си помислят: "Ама това звучи като плагиатство."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.טוב, האקדמאים בקהל בוודאי חושבים "זה נשמע כמו גניבה ספרותית"
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.الآن، ربما يعتقد الأكاديمون في هذا الحضور، "حسنا، أنه يبدو مثل السرقة الأدبية."
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.「それは盗作だ」と思うでしょう でもファッションに詳しい者からすると
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,A keď sme to robili, miestni akademici povedali:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Alguns académicos locais disseram:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Díky tomu, co jsme tam dělali, nám místní vědci řekli:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,E facendo questo, gli accademici locali hanno detto:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,És ahogy ez csináltuk, néhány helyi akadémikus azt mondta,
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Făcând asta, niște academicieni au spus,
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Ker smo to počeli, je nekaj akademikov reklo:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,그리고 지역의 몇몇 학자분들이 이렇게 말했습니다.
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Och efter att vi gjort det här så kom några akademiker till oss och sa,
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Omdat we dat doen, zeiden academici:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Pracownicy naukowi powiedzieli:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Weil wir das machen, haben ansässige Akademiker gesagt:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Y dado que hacíamos eso, algunos académicos locales dijeron:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Και από αυτή μας τη δράση, κάποιοι ντόπιοι ακαδημαϊκοί μας είπαν:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,И так как мы всем этим занимались, некоторые местные преподаватели предложили нам:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,Тъй като правим това, някои местни академици казаха:
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,וכיוון שאנחנו עושים זאת, אקדמאים מקומיים אמרו לנו,
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,و لأننا نفعل ذلك، بعض الأكادميين المحليين قالوا لنا،
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,「園芸コースのプログラムを作ってあげるよ
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.Dan Saya bukan seorang akademisi profesional.
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.E non sono qualificata come accademica.
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.És nem vagyok képzett tanár.
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.Estive 26 anos no mundo empresarial, tentando tornar lucrativas as organizações .
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.Ich bin keine ausgebildete Akademikerin.
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.Ik ben niet academisch opgeleid.
Ve ne eğitilmiş bir akademisyenim.저는 고등교육을 받은 교양인이 아닙니다.