İnsan akciğeri, akasya ağaçları, eğrelti otları.. Bu güzel doğal şekillerini elde edilir.You get the human lungs, you get acacia trees, you get ferns, you get these beautiful natural forms.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.So, the flow of resources from the commodity booms to the bottom billion are without precedent.
Bu, merkezi kısım hareket ettiğinde akımın akacağı anlamına gelmekte.That means that if the center section moves than current will flow.
Mühendisler, bu akan akımın miktarını ivmelenme ile ilişkilendiriyorlar.Engineers correlate the amount of flowing current to acceleration.
Amiral Tso's tavuğu-- bu arada ABD Deniz Akademisi Amiral Tso's tavuğu der.General Tso's Chicken -- which, by the way, in the US Naval Academy is called Admiral Tso's Chicken.
Yine AKA gibi görünüyor.So it looks like ASA is going to be involved
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.This is a dust mite on a nanoreplica.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Most of them would be intellectual and academic failures.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.I have had classes that were so low, so academically deficient, that I cried.
Bir çocuğun öz saygısını ve akademik başarısını aynı anda nasıl artırabilirim?How do I raise the self-esteem of a child and his academic achievement at the same time?
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.It's not virginity; it's fecundity. It's plenty. It's gardens watered by running streams.
Yağmur yağar, nehirlere doğru akar ve sel meydana gelir.So the rains come -- they go down the rivers and the flooding happens.
Buna akademik yenilik deniyor.It's called academic innovation.
Aslında hemen akabinde ik ikola ayrılıyor.And then finally you finish with a decane.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilim Akademisindeki Gelişmeler sanıyorumI think it's the Proceedings of the National Academy of Science of the United States of America.
Ancak, Ulusal Bilimler Akademisi veNow, academic departments are of course, not like baseball teams.
Eh, benim kırmızı kan hücreleri boyunca akan var.Well, I have my red blood cells flowing along.
Akabinde beni odasından kovdu.And he threw me out of the room.
Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir.Matter flows from place to place and momentarily comes together to be you.
Bu bir akademik enflasyon süreci.It's a process of academic inflation.
Ben CNBC için Khan Akademi'den Salman Khan.This is Salman Khan from the Khan Academy For CNBC.
Bu akıllı akademisyen biraz hile yapıyor." diye düşünebilirsiniz.This is a smart academic doing a little bit of tricks here."
Serin ve ferahlatıcı bir akarsu diyeceksiniz.A cool and refreshing stream of water, you say.
Akarsu yatağı denen ve toprakta bulunan yarığı unutmayın.Do not forget that groove in the Earth called the stream bed.
O olmadan su hangi yönde akacağını bilemezdi.Without it, the water would not know in which direction to flow.
Sinirsel etkinlik su gibidir ve konektom da akarsu yatağıdır.Neural activity is its water, and the connectome is its bed.
Tarih Enstitüsü'nde Ulusal Bilim Akademisi'nde çalışıyordum.I was working in the National Academy of Science in the Institute of History.
Neredeyse yüzün üzerine akan bir boya ırmağı, ve bu ırmak yüzü tanımlıyor.It's almost like a river of paint as it flows across that face and begins to define it.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.There are no ponds, streams, rivers, lakes, nothing like that.
Biz kazanacağız çünkü gözlerimizden akan yaşlar aslında yüreklerimizden geliyor.We are going to win because the tears that come from our eyes actually come from our hearts.
Bu gözlerden akan yaşlar söylemiyor mu?Ain't these tears in these eyes tellin' you
Eğer bu gözlerden akan yaşlar ne anlama geliyor diye merak ediyorsanız,You're wondering what do these tears in these eyes tellin' you?
Khan Akademi programlama eğitselimize hoşgeldiniz.Welcome to our programming tutorials on Khan Academy.
Akademisyenler taktikleri tartışırken, bizler Keystone XL boru hattının faaliyetini durduruyoruz.While academics debate tactics We're shutting down the Keystone XL pipeline
Khan Akademi'nin 'Kareye tamamlamak' ile ilgili videosunu seyredin.Watch the Khan Academy video on completing the square.
Sadece akademik kariyeri ile ilgili biraz motivasyon verdim.I just gave her some motivation because it seemed like she was given an academic warning.
Seyirciler arasındaki akademisyenler bunun... ...intihal olduğunu düşünebilir.Now, the academics in this audience may think, "Well, that sounds like plagiarism."
Diplomat ve Akademisyenlerin oynadığı bir oyun değilmidir?Is this just a game that diplomats and academics play?
Sat Sri Akal.Sat Sri Akal.
Bu da Kraliyet Sanat Akademisi' ndeki aynı labaratuvardan.This here is part of the same lab at the Royal College of Arts.
Halılardaki akarları bilirsiniz.Have we ever heard of a dust mite?
Akademik olarak en iyi performansı sergileyene bir bakalım: Çin'in Şangay bölgesi.Let's look at the best academic performer: the province of Shanghai, China.
Ve bunu yapıyor olduğumuz için bazı yerel akademisyenler,And because we were doing that, some local academics said,
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.And in that area we started growing some acacia trees that you just saw before.
Edebiyat ise akan bir su gibi.Fiction is flowing water.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Because it's flowing in the veins, it's in the lungs, this desire, this urge.
Veya, diyebiliriz ki, içeri akandan fazlası dışarı akmaktadır. -Or you could say that more is flowing out of any point than flowing in.
Yani, bu olaya, geniş, akademik bir bakış açısıyla bakamazsınız, değil mi?In other words, you cannot look at this in a broad, academic sort of way, really, can you?
Aslında pasif sağ ventrikül içine akar.It actually passively flows into the right ventricle.
Ve sonra da sol atriyum içine akar.And then it flows into your left atrium.
Bu tamamen alternatif bir akademik program.Sandy: It's a completely alternative academic program.
Döneminizin merkezine aldığınız şey akademik olmak zorunda değil."What's the role of the teacher? Who decides what's good work?
Gelecek bir yılın aydınlandığını tam bu pencerelere akar.The radiance of the next millennium streams through these very windows.
Tabii benim akademik, güvensiz yanım şöyleydi: "Beni nasıl tanıtacaksın dedin?"And of course, the academic, insecure part of me was like, "You're going to call me a what?"
Aynı zamanda, gerçek hayatta, kanlı canlı akademik tıp dünyasında da karşımıza çıkıyor.It also happens in the very real, flesh and blood of academic medicine.
Artık, akademik yayın dünyası bundan epey farklı.The academic publishing environment is very different now.
Duygular sizden bana doğru akabiliyor, ve geri bana.The emotions can flow from me to you and back.
Akademisyenler "hayır" diyor.Academia says no.
Akademisyenlerini fikrini alan "Horizon" programı da konunun yanına yaklaşmıyor."Horizon," which takes its cue from the academics, won't touch it with a barge pole.
Bisikletliler hızlı akan trafikte kendilerini genellikle yolun sağına konumlandırırlar.BlCYCLlSTS TYPlCALLY POSlTION THEMSELVES JUST TO THE RlGHT OF FASTER MOVlNG TRAFFlC ON THE ROADWAY.