ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom sık sık akşam yemeği için kendini davet eder.Tom often invites himself for dinner.
Tom diğer çocuklar kadar akıllı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't as smart as the other kids.
Tom tamamen aklı karışmış gibi görünüyor.Tom seems to be totally confused.
Tom nadiren akşamları kahve içer.Tom seldom drinks coffee in the evening.
Tom şiddetli bir güney aksanıyla konuşur.Tom speaks with a deep southern accent.
Tom hafif bir aksanla konuşur.Tom speaks with a slight accent.
Tom hafif bir Fransız-Kanadalı aksanıyla konuşur.Tom speaks with a slight French-Canadian accent.
Tom bir güney aksanıyla konuşur.Tom speaks with a southern accent.
Tom aklını verdiği her şeyi yapabileceğini düşünüyor.Tom thinks he can do anything he sets his mind to.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.Tom has been calling me regularly every evening.
Tom ve Mary yakın akrabadırlar.Tom and Mary are close relatives.
Akraba olduğunuzu bilmiyordum.I didn't know you were related.
Çok pahalı bir akıllı telefon.It's a very expensive smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Kendini akıllı zanneden bir aptal başka bir aptaldan daha kötüdür.A fool that considers himself smart is worse than any other fool.
Peter O'Toole en sevdiğim aktördür.Peter O'Toole is my favorite actor.
Akropolis merdiveninin 60 basamağı vardı.The Acropolis' staircase had 60 steps.
Tom neredeyse her akşam banyo yapar.Tom takes a bath almost every evening.
Ben akıcı şekilde Fransızca konuşmam.I don't speak French fluently.
Sibirya dünyanın "yeşil akciğerler"inden biridir.Siberia is one of the earth's "green lungs".
Mary annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Mary helped her mother prepare dinner.
Mutluluk gözyaşları onun yanaklarından aşağıya doğru aktı.Tears of happiness streamed down her cheeks.
Tom ve Mary tüm arkadaş ve akrabalarını düğüne davet ettiler.Tom and Mary invited all their friends and relatives to the wedding.
Evimizin çatısı akıyor.The roof of our house is leaking.
Benim için akşam yemeği ayırın.Save dinner for me.
Mary açıksözlü ve akıllı.Mary is outspoken and smart.
Gerçekten aklını verirsen bunu yapabilirsin.You could do this if you put your mind to it.
Tom'un aklına diğer bir olasılık geldi.Another possibility occurred to Tom.
Tom akşam yemeği için kalabilir mi?Can Tom stay for supper?
Bu akıllıca bir seçim.That's a wise choice.
Tom'la akraba mısınız?Are you related to Tom?
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.I made a joke about Tom's accent.
İş için aklında birisi var mı?Do you have someone in mind for the job?
Tom zaten akşam yemeğini yedi.Tom has already eaten supper.
Tom akşam yemeğini henüz yemedi.Tom hasn't eaten supper yet.
Bu akşam bana yardım edersen müteşekkir kalırım.I'd appreciate it if you would help me this evening.
Sen olduğunu düşündüğün kadar akıllı değilsin.You're not as smart as you think you are.
Sorun tamamen aklımdan çıkmış.The matter slipped my mind completely.
Tom bu akşam uğrayacağını söyledi.Tom said he would come over this evening.
Tom gitarını akort ediyor.Tom is tuning his guitar.
Tom akıllı bir adam.Tom is a smart guy.
Tom'un Boston'da akrabaları var.Tom has relatives in Boston.
O mesele hâlâ Tom'un aklında gibi görünüyor.That matter still seems to be on Tom's mind.
Boston'da olduğun bir daha ki sefere akşam yemeği için buluşalım.Let's get together for dinner the next time you're in Boston.
Bu gece Tom'la akşam yemeği yiyeceğim.I'm having dinner with Tom tonight.
Tom'un akşam yemeği partisi nasıldı?How was Tom's dinner party?
Tom'un Boston'da yaşayan herhangi bir akrabası olup olmadığını öğren.Find out if Tom has any relatives living in Boston.
Aklı başında değil.He is out of his mind.
Akıllı telefonun var mı?Do you have a smartphone?
Benim telefonumun muhtemelen benden daha akıllı olduğunu düşünüyorum.I think that my phone is probably smarter than me.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkarım.I go out after dinner.
Bu akşamki planları hakkında sana bir şey söylediler mi?Did they tell you anything about their plans for this evening?
Tamamen yabancı biriyle akşam yemeği yedim.I had dinner with a total stranger.
Akşam yemeği hazırdır.Supper is ready.
Onlar Tom'un aksanıyla alay diyorlar.They've been teasing Tom about his accent.
Biz akşam yemeğini yaklaşık saat altıda yeriz.We eat supper about six o'clock.
Bu akşam sana nereden telefon edebilirim?Where can I phone you this evening?
Akarsuyu nerede geçebiliriz.Where can we cross the stream?
Tom herkesin aklında ne olduğunu sordu.Tom asked what was on everyone's mind.

İlgili Sayfalar