ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dün akşam onunla ilişkimizi bitirdim.I broke up with her yesterday evening.
Akşam yemeğinden önce ne kadar zamanımız var?How much time do we have before dinner?
Ben akıcı bir biçimde İngilizce konuşurum.I speak English fluently.
Ben sadece akşam yemeği salonunda Tom'a rastladım.I just ran into Tom in the dining hall.
Bu akşam saat 9'da sunucunun yeniden başlatılması planlanıyor.The server reboot is scheduled at 9 o'clock this evening.
Bu harika bir akşam değil mi?Isn't this a wonderful evening?
Tom ve John akademide birlikte kaldılar.Tom and John roomed together at the academy.
O bir akrobat.He is an acrobat.
Akşam yemeğine geç kaldılar.They were late for dinner.
Akşam yemeği için geç kaldın.You were late for dinner.
Akşam yemeğine geç kaldık.We were late for dinner.
Mary akşam yemeği için geç kaldı.Mary was late for dinner.
Küçük balık, akvaryumda yüzüyor.Little fish are swimming in the aquarium.
Satranç, aklın jimnastik okuludur.Chess is the gymnastic school of the intellect.
Satranç aklın spor salonudur.Chess is the gymnasium of the mind.
Ne akıllı bir köpek!What a clever dog!
Klavyedeki o akordu çalabilir misin?Can you play that chord on the keyboard?
Akıllı insanlar aptalmış gibi davranabilir. Tersi daha zordur.Smart people can pretend to be dumb. The opposite is more difficult.
O bir Amerikan aksanıyla konuştu.He spoke with an American accent.
Tom'la akraba değilim.I'm not related to Tom.
Kan damarlarda akar.Blood flows through the veins.
Akşam yemeği ne zaman hazır olacak? Korkunç açım.When will dinner be ready? I'm terribly hungry.
O, İngilizceyi garip bir aksanla konuşuyor.She speaks English with an odd accent.
Bu şarkının akortlarını biliyor musun?Do you know the chords to this song?
Üçümüz bu akşam yemeğe gidersek ne dersin?How about if the three of us go out for dinner tonight?
Sanırım bu akşam Tom akşam yemeğini bizimle yiyecek.I assume that Tom will eat dinner with us this evening.
Tom ve Mary'nin akraba olduklarını bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary were related.
Sen ve Tom'un akraba olduğunuzu bilmiyordum.I didn't know you and Tom were related.
Ton ve Mary'nin akraba olduklarını sanmıyorum.I don't think Tom and Mary are related.
Bu akşam Tom'un Mary'yi tekrar göreceğini umuyorum.I expect Tom will be seeing Mary again this evening.
Arabam için yeni bir akü almak zorundayım.I have to buy a new battery for my car.
Bu akşam verdiğimiz parti için yiyecek ve içecekler almak zorundayım.I have to buy food and drinks for the party we're giving this evening.
Tom'un bu akşam bizimle akşam yemeği yiyeceğini duydum.I heard that Tom is going to eat dinner with us this evening.
Umarın Tom bu akşam akşam yemeği için Mary'nin yerine geçeceğimizi hatırlar.I hope Tom remembers that we're going over to Mary's for dinner this evening.
Akşam yemeğine geç kalabilirim.I may be late for dinner.
Bu akşam senin evinde yemek yiyebileceğimi umuyordum.I was hoping I might be able to eat at your house this evening.
Bu akşam dışarıda yiyebileceğimizi umuyordum.I was hoping we could eat out this evening.
Hiç kimse akşam sekizden sonra bu havuzda yüzmez.Nobody swims in this pool after 8:00 p.m.
Hepimiz akşam yemeği yemeliyiz.We should all have dinner.
Tom eve gelir gelmez akşam yemeğini yiyeceğiz.We'll eat dinner as soon as Tom gets home.
Akşam yemeği ne zaman hazır olacak?When will dinner be ready?
Belli ki aklında başka şeyler var.You obviously have other things on your mind.
Açıkça aklında başka şeyler var.You obviously have other things on your mind.
Akıllı bir adamsın.You're a wise man.
Akıllı bir kişisin, Tom.You're a wise person, Tom.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha akıllısın.You're brighter than most of Tom's friends.
Çok akıllısın, Tom.You're very wise, Tom.
Tom her zaman akşam yemeğini ailesi ile birlikte yer.Tom always eats dinner with his family.
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra bir şişe kırmızı şarabı paylaştı.Tom and Mary split a bottle of red wine after dinner.
Tom bana bu akşam evde olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I would be home this evening.
Tom ünlü bir aktör oldu.Tom became a famous actor.
Tom büyüdükçe daha akıllı oldu.Tom became wiser as he grew older.
Tom'un kesinlikle aklında bir şey vardı.Tom definitely had something on his mind.
Tom akşam yemeği için ödememe izin vermedi.Tom didn't allow me to pay for dinner.
Tom'un bir akciğeri alındı.Tom has had one lung removed.
Tom bir akıl hastası.Tom is a hypochondriac.
Tom bir akıl hastanesinde.Tom is in a mental institution.
Tom aklı başında bir adam değil.Tom is not a rational guy.
Tom aklını kaçırmaktan korkuyor.Tom is scared out of his mind.
Tom akşam yemeğini hazırlamaya başlıyor.Tom is starting to get dinner ready.

İlgili Sayfalar