ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Altı ay sonra Almancayı akıcı olarak konuşabileceksin.In another six months you will be able to speak German fluently.
Akşam yemeğini zaten bitirdik.We have already finished our dinner.
Mary, hem akıllı hem de nazik.Mary is both intelligent and kind.
Mary fakir değildir. Aksine, o oldukça zengindir.Mary is not poor. On the contrary, she is quite rich.
Mary'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.Mary hit on a marvelous idea.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
Herkes aklını başına devşirdi, tamam.Everybody pulled their socks up, yeah.
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.Red, as opposed to green, is a sign of danger.
Misissipi nehri Meksika körfezine akar.The Mississippi River flows into the Gulf of Mexico.
Mayuko akıllı görünüyor.Mayuko appears wise.
Akşam yemeği yakında hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Gemi direği kırıldı ve gemimiz akıntıya kapılıp gitti.The mast broke and our ship went adrift.
Ak akçe kara gün içindir.You must provide for a rainy day.
Olayların akışına göre hareket edelim.Let's play it by ear.
Amcanız Bob, akşam yemeği için bize davet etti.Uncle Bob invited us to have dinner.
Boston'a bir aktarmalı uçuş almak istiyorum.I want to get a connecting flight to Boston.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Tekne akıntıyla sürüklendi.The boat drifted down the stream.
Ben aksine duyarlı bir adamdır.Ben, if anything, is a sensible man.
Frank keyifle akşamki randevuyu bekliyordu.Frank was waiting with pleasure for the date in the evening.
Baykuşların çok akıllı oldukları düşünülmektedir.Owls are supposed to be very wise.
Hayranlar aktörlerin ellerini sıkmaya çalıştı.The fans sought to shake the actress's hand.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Piyano çalan kız Akiko'dur.The girl playing the piano is Akiko.
Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.The piano was out of tune; it sounded very bad.
Hawaii'de akşam çok güzeldir.The evening in Hawaii is very beautiful.
Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.The river which flows through Paris is the Seine.
Burnunuz akıyor, onu temizleyin.Your nose is running. Blow it.
Patty akıllı bir öğrenci.Patty is a smart student.
Bunu mükemmel bir akşam yemeği olarak telaffuz ediyorum.I pronounce this a perfect dinner.
New York'a aktarmasız bir uçuş istiyorum.I'd like a nonstop flight to New York.
Ne müthiş bir akşam yemeği!What a splendid dinner!
Ne akıllıca!How smart!
Nancy Jackl'le evlenilmeyeceğini bilecek kadar akıllıdır.Nancy knows better than to marry Jack.
Genç olduğu doğru, ama akıllı.It is true she is young, but she is wise.
O akıllı olabilir fakat sık sık dikkatsiz hatalar yapar.He may be clever, but he often makes careless mistakes.
Onun genç olduğu doğrudur ama o akıllıdır.It is true that he is young, but he is clever.
Onun genç olduğu doğru fakat o akıllı.It is true that he is young, but he is wise.
O iyi bir insan, şüphesiz, fakat çok akıllı değil.He is a nice person, to be sure, but not very clever.
Gerçekten. Yaşına göre genç ama akıllı.Indeed. He is young, but smart for his age.
Aksanından belli olduğu gibi, o bir yabancı.He is a foreigner, as is evident from his accent.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Şimdi buraya gelmeyi niçin aklına koydun?What put it in your head to come here now?
Parlak fikirler hiç aklıma gelmiyor.Bright ideas never occur to me.
Tom, akşam yemeğine geç kalmıştı.Tom was late for dinner.
Tom Japoncayı akıcı olarak konuşur.Tom is a fluent speaker of Japanese.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Tom dün akşam akşam yemeği yemedi.Tom didn't have dinner last night.
Tom seninle dövüşmeyecek kadar akıllıdır.Tom knows better than to fight with you.
Tom dünyanın en yakışıklı aktörüdür.Tom is the most handsome actor in the world.
Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?Tom, what would you like to have for dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır mı?Does Tony study after dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır.Tony studies after dinner.
Bu arada, bu akşam boş musun?By the way, are you free tonight?
Aklıma gelmişken, o zamandan beri ondan haber aldın mı?By the way, have you heard from her since then?
Aklıma gelmişken, hiç Hokkaido'ya gittin mi?By the way, have you ever been to Hokkaido?
Aklıma gelmişken, ödevini yaptın mi?By the way, have you done your homework?
Aklıma gelmişken , sen hiç Avrupaya gittin mi?By the way, have you ever been to Europe?
Aklıma gelmişken, son zamanlarda Carter ile ilgili bir şey gördün mü?By the way, have you seen anything of Carter lately?