ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.We rowed up the river against the current.
Biz buraya akşam vardık.We arrived here in the evening.
Akşam yemeğinden sonra kısa bir toplantı için toplandık.We got together for short meeting after dinner.
Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.We invited him to the dinner party.
Biz gelecek nesillere kültürümüzü aktarmak zorundayız.We have to transmit our culture to the next generation.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Şehrimiz aktif bir fay hattı üzerindedir.Our city sits on an active fault.
Perşembe akşamı telefon konferansı için telefon numarası 415-904-8873'dir.The phone number for the Thursday evening phone conference is 415-904-8873.
Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.The surface of the earth rose due to the volcanic activity.
Volkan tekrar aktif hale geldi.The volcano has become active again.
Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.Scientific truth is a creation of the human mind.
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.My wife is preparing dinner right now.
Dün akşam yemeği için misafirlerimiz vardı.We had guests for dinner yesterday.
Akşam yemeği saat kaçta?What time is dinner?
Aklında ne olduğunu bana anlatmaya ne dersin?How about telling me what you have in mind?
Aklında bir şey var mı?Do you have anything in mind?
Müzik için yetenek onların kanında akar.Talent for music runs in their blood.
Durgun sular derin akar.Still waters run deep.
Aklındaki sesi duyabiliyorum.I can hear the sound in your mind.
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.The king will appear in person tomorrow evening.
Maruyama nehri Kinosaki'nin içinden akar.The Maruyama river flows through Kinosaki.
İngilizcede akıcı olmak istiyorsan, onun üzerinde durmalısın.If you want to be fluent in English, you've got to keep at it.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Ben bir akşamda bütün kitabı okudum.I read the whole book in one evening.
Genel olarak konuşursak, bugünkü gençler akıllıdırlar.Generally speaking, the young people of today are clever.
Hangi akla hizmet buradasın?Why on earth are you here?
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
Aklıma bir fikir geldi.An idea occurred to me.
Cerrah, ona akciğer ameliyatı yaptı.The surgeon operated on her for lung cancer.
Aso dağı aktif bir yanardağdır.Mt. Aso is an active volcano.
Akan Gölü'nün üstü buz tuttu.Lake Akan is frozen over.
Ona ödünç para vermeyecek kadar akıllıyım.I know better than to lend him money.
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.I must finish my homework before dinner.
Onun ismi tamamen aklımdan çıkmış.His name has completely gone out of my mind.
Londra'dan akan nehir Thames'tir.The river that flows through London is the Thames.
Londra'dan akan nehre Thames denir.The river which flows through London is called the Thames.
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.Roger works from morning till night.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.Lucy would often play the piano after dinner.
Ren nehri Fransa ve Almanya arasında akar.The Rhine runs between France and Germany.
Onun adı çoğu kez aklıma gelmiyor.Her name often escapes me.
Aklıma iyi bir fikir geldi.A good idea came across my mind.
Onun babası dün akşam hastanede vefat etti.His father passed away last night in the hospital.
Dün akşam eğlendin mi?Did you enjoy yourself last evening?
Sonunda James Bond bir aktör olarak onu yaptı.At last, James Bond made it as an actor.
Zayıflamak için en iyisi biraz spor aktivitesine başlamak.In order to lose weight, it is best to take up some sport.
Yanmış parmağı akan suda soğut.Cool the burned finger in running water.
Selam! Seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi! Dünya küçük, değil mi?Hello! Fancy meeting you here! It's a small world, isn't it?
Daha akıllıca hareket etmelisin.You must act more wisely.
Ben yokken biri gelirse ona akşama kadar geri gelmeyeceğimi söyle.If anyone comes in my absence, tell him that I won't come back till evening.
Ona akıllı bir adam derseniz, o mutlu olabilir.If you call him a clever man, he may be happy.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.If wisely used, money can do much.
Akşamdan önce yağmur yağabilir.It might rain before evening.
Önceden akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten your dinner already?
Ben zaten akşam yemeğimi yedim.I've already had my supper.
Henüz akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten dinner yet?
Birkaç ay içerisinde İngilizceyi akıcı olarak konuşabileceksin.You will be able to speak fluent English in another few months.
Onun diğerini seçmesi çok akıllıca.It was very wise of her to choose the other one.
Yakında akşam yemeği vakti olacak.It'll soon be time for dinner.

İlgili Sayfalar