ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Su ve yağ iki farklı tipteki akışkandırlar.Water and oil are two different types of fluid.
O akılda kalıcı bir şarkı.It's a catchy song.
Onlara akşam yemeğinin nasıl olduğunu sordum ama hiç kimse bana cevap vermedi.I asked them how dinner was, but nobody answered me.
Dün akşam bir mektup yazdım.Yesterday evening I wrote a letter.
Bir nehir akar.A river flows.
Evlilik tatlıyla başlayan bir akşam yemeğidir.Marriage is a dinner that begins with dessert.
Su ve yağ akışkandır.Water and oil are fluids.
Tutuklanabileceğim hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that I might get arrested.
Yanılabileceğim hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that I might be wrong.
Kovulabileceğim hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that I might be fired.
Akşam yemeği için kalmaya ne dersiniz? Ben büyük bir kap güveç yapıyorum.How about staying for dinner? I'm making a big pot of stew.
Tom Mary'ye akşam yemeği ısmarladı.Tom treated Mary to dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeğine götürdü.Tom took Mary to dinner.
Tom Mary'yi akşam yemeğine çıkardı.Tom took Mary out to dinner.
Tom akıcı şekilde Fransızca konuşur.Tom speaks French fluently.
Tom Fransızcada akıcıdır.Tom is fluent in French.
Tom Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.Tom is fluent in French.
Aktivist gruplar çevre ve gıda güvenliği için ürünün güvenliğini sorguluyor.Activist groups for the environment and food safety question the product’s safety.
Bu akşam ne yapacağımı bilmiyorum!I don't know what to do this evening!
Akıcı bir şekilde Portekizce konuşurum.I speak Portuguese fluently.
Kan akışı genellikle sabit ve süreklidir.The blood stream is usually constant and continuous.
O beni aradığında ben akşam yemeği yemek üzereydim.I was about to have dinner when she called me.
O şu anda akşam yemeği yiyor.Now he is eating dinner.
Tom, akşam yemeğinden sonra yüzmenin uygun olacağını söyledi.Tom said it would be OK to swim after dinner.
Tom Mary'nin aksadığını fark etti.Tom noticed that Mary was limping.
Tom, yarın akşama kadar bu kitabı götürmeli.Tom needs to return this book by tomorrow evening.
Tom akşam yemeği için güveç yaptı.Tom made stew for dinner.
Tom akşam yemeği için spagetti yaptı.Tom made spaghetti for dinner.
Kurslar pazartesi günü akşam saat 5'te başladı.The courses began at 5 p.m. on Monday.
Akşam yemeği için ne yapacağımı merak ediyorum.I wonder what to make for dinner.
Tom akşam yemeğini hazırlıyor.Tom is getting dinner ready.
Tom'un aklı başında.Tom is down to earth.
Tom yetenekli bir aktör.Tom is a talented actor.
Bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyeceğiz.This evening we are going to dine at Mary's house.
Ben akşam yemeğimi kaybettim.I lost my dinner.
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.Tom has to cook dinner tonight.
Tom bu akşam yatmaya erken gitmek zorunda.Tom has to go to bed early tonight.
Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.Vultures circled above the dead body.
Onu aklımda tutacağım.I'll bear that in mind.
Bir mendil al, burnun akıyor.Take a tissue, your nose is running.
Akbabalar ölü bedenler üzerinde dönüyorlardı.Vultures circled over the dead bodies.
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.I've always found this song to be so haunting.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Bazı insanlar her akşam televizyon dizilerini izlediler.Some people watched TV serials every evening.
Sınavlar akşam saat 5'te başladı.The exams started at 5 o'clock in the evening.
Seni burada bekleyeceğim. Yarın akşam geri gel.I will wait here for you. Come back tomorrow evening.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
O bir şarkıcı değil ama bir aktris.She is not a singer, but an actress.
Yemek için son kez dışarı çıktığımızda, akşam yemeğini o ödedi.The last time we went out to eat, she paid for the dinner.
Yaşlı insanlar genellikle çok akıllıdır.Old people are usually very wise.
Aktör yarım saatten az süre içinde beş tane karakter oynayacak.The actor will play five characters in less than half an hour.
O, bu akşam Nelson gibi davranıyor.He is behaving like Nelson this evening.
Anne ve babalar genellikle çok akıllıdırlar.Parents are usually very wise.
Süpermarket bu akşam açık mı?Is the supermarket open this evening?
Beni aktif ve sosyal tutan arkadaşlar için minnettarım.I am thankful for friends who keep me active and social.
Çok akıllısın!You are so smart!
Çok akıllısınız!You are so smart!
Büyük bir akşam yemeği yedim ve doydum.I ate a large dinner and felt satisfied.
Ben büyük bir akşam yemeği yedim ve açlığım giderildi.I ate a large dinner and my hunger was satisfied.
Annesi akşam yemeğine geç kaldığı için onu azarladı.Her mother scolded her for being late for supper.